T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/418 Esas KARAR NO: 2026/666 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2024/717 Esas- 2025/955 Karar DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan incel…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/418 Esas KARAR NO: 2026/666 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2024/717 Esas- 2025/955 Karar DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ..... Şubesinin bulunduğu binada su baskını meydana gelmesi sonucunda şube uhdesinde bulunan birtakım evrakların telef olduğunu beyanla Türk Ticaret Kanunu ve Bankacılık Kanunu gereğin-ce saklanması zorunlu tutulan ve su baskını nedeniyle telef olan evraklar hakkında TTK 82/7 maddesi gereğince zayi belgesi veril-mesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın davacının saklamakla yüküm-lü olduğu belgelerin su baskınında zayi olduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olduğu, dava dilekçesinde belirti-len ve zayi olduğunun tespiti istenen belgelerin hangi yıllara ait olduğu, tarih ve sayı noları belli olmadığı gibi talep konusu belgelerin ... Şubesinin müşterilerine ilişkin olup olmadığının anlaşılamadığı, belgelerin önemli bir bölümünün dijital ortamda saklanabildiği, banka şubelerinin tüm ticari defter kayıtlarının genel müdürlüklerinin muhasebe birimlerince gerçekleştirildiği, saklanma mecburiyeti olan belgeler şube ve müşteri bazında listenmeden genel anlamda zayi belgesi verilmesinin, daha sonra ortaya çıkabilecek uyuş-mazlıklarda hak kaybı ortaya çıkarabileceği ve hangi evrağın TTK 82/7 maddesi kapsamına giren belgelerden olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davacı banka tarafından evrak ve belgelerin saklanması ve muhafazasın-da özenle saklama yükümlülüğüne uygun davranıldığı ve ticari belgelerin gereği gibi saklanması bakımından gerekli önlemlerin alındığı ancak şubede meydana gelen su baskını nedeniyle arşivdeki tüm ticari belgelerin zayi olduğu, somut olayda davacı banka-nın sorumluluğunun bulunmadığı, davacı banka sistemine göre zayii olan bankacılık hizmetleri sözleşmeleri ve kredi çerçeve sözleş-melerinin imzalandığı dönemde (2001-2022 dönemi) dijital ortamda kayıt altına alınma zaruriyeti bulunmadığı, bu nedenle de zayi olan belgelerin davacı banka sistemine kaydedilmediği, muhasebe fişlerinin her ne kadar sistemden yeniden alınması mümkün ise de, ıslak imzalı belge olmadığından delil olarak kullanılamayacağı, Mahkemenin ara kararının davacı tarafından yerine getirildiği ve belgelerle ilgili açıklamaların yapıldığı, Mahkemece söz konusu beyanları nazara alınmasının karar verildiği ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi gereğince açılmış zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmü düzenlenmiştir.Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına, ayrıca zıyanın, tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır. Mahkemece davacı vekiline zayi olduğu iddia edilen belgelerin açıklanması, ayırt edici özelliklerinin bildirilmesi için süre verilmiş, davacı tarafından sunulan cd içerisinde yer alan liste ve belgeler incelenmek suretiyle bankacı bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunda; davacının zayi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği belgelerin, kredi kartı sözleşmeleri, bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, kooperatif kredi sözleşmeleri, genel kredi sözleşmeleri ve muhasebe fişleri olduğu, muhasebe fişleri dışında kalan tüm belgelerin ilk sayfaları ile taraflarca imzalanan sayfalarının dijital ortamda kayıtlı olduğu, diğer sayfalarının ise matbu olarak düzenlendiği, diğer zayi olduğu bildirilen belgelerin kredi başvurusu sırasında alınan belgeler oldukları, orjinal belgelerin kredi kullandırımından sonra tekrar kullanılmayacağı, muhasebe fişleri gün sonu icmal kayıtları olduğundan banka kayıtlarından yeniden çıkarılabilecekleri tespit edilmiş, davacı vekili rapora itiraz ederek sözleşme tarihlerine ilişkin tabloları içerir cd'yi dosyaya sunmuş, bilirkişi ek raporunda, kök raporundaki tespitlerinin geçerli olduğunu beyan etmiş, Mahkemece, zayi olduğunun tespiti istenen belgelerin hangi yıllara ait olduğunun ve yine belgelerin davacı bankanın su baskını gerçekleşen ... Şubesi'ne ait olup olmadıklarının da belirsiz olduğu, bir çok belgenin dijital ortamda saklandığı ve şube ve müşteri bazında listelenmeden genel anlamda zayi belgesi verilmesinin hak kaybı yaratacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup, her ne kadar davacı vekilince 2001-2022 yılları arasındaki sözleşmelerin dijital ortamda kayıtlı olmadıkları, bu tarihler arasında böyle bir zorunluluk olmadığı, yine muhasebe fişlerinin orjinalleri olmadığından delil olarak kullanılamayacakları istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; bilirkişi ek raporundan önce dosyaya sunulan cd içeriğinin Dairemizce incelenmesi neticesinde, yalnızca kredi sözleşmelerinin tarihlerinin gösterildiği, bankacılık sözleşmeleri, kooperatif kredi sözleşmeleri, kredi kartı sözleşmelerinin tarihlerinin belirtilmediği, buna göre dijital ortamda kayıtlı olduklarına dair tespitin aksinin ortaya konulamadığı, kredi sözleşmelerinden bir çoğunun 2022 yılı ve sonrasına ait olduğu, bu tarihten öncekiler için de yine Mahkemece kabul edildiği üzere, hangi şube ile imzalandıkları belirsiz olduğundan tamamının zayi olup olmadıklarının tespit edilemeyeceği, bu itibarla davacının, bilirkişi raporundaki tespitlerin aksini ortaya koyan bir delil/belge sunmadığı ve talep edilen belgelerin tamamen zayi oldukları ispat edilemediğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı banka harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.