TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :08/02/2017 NUMARASI : 2017/97 Esas 2022/251 Karar DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2017 KARAR TARİHİ :03/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin asıl ve birleşen davaların yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/207 Esas - 2025/1045 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/207 KARAR NO : 2025/1045 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :08/02/2017 NUMARASI : 2017/97 Esas 2022/251 Karar DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2017 KARAR TARİHİ :03/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin asıl ve birleşen davaların yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı birleşen dosya davacıları ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. ASIL DAVA Mahkememizin 2017/97E. sayılı dava dosyasına davacı ... vekili tarafından sunulan asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ... Tarım Organik Gıda A.Ş. eski hakim ortağı olup aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu, ... Tarım Organik Gıda A.Ş.’nin organik gıda alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, 31/05/2012 tarihinde ... Ulusal İkinci Pazarda işlem görmeye başladığı ve halka arz edildiğini, şirketin diğer ortaklarının ... ve ... olduğunu, şirketin 2012 yılı satış hasılatının 21.786.019 TL, değerinin 30 milyon TL üzerinde olduğunu, şirketin halka açılmasından sonra bir kısım hisseleri ... Şirketinin satın aldığını, 24/01/2014 tarihinde ..., ... ve ...'ın şirket nezdinde bulunan 12.445.665 adet payının davalı ...'in hakim ortağı ve yöneticisi olduğu ... Tarım Hayvancılık A.Ş.’ye satılmasına ilişkin anlaşmaya vardıklarını, diğer davalı ...'ün ise ... Tarım şirketinin ... tarafından devralınmasından sonra yöneticiliğini üstlendiğini, davacı müvekkilinin ... Tarım Şirketinin halka arz edilmesinden sonra 1,66 TL bedelle 11.000 adet hisse satın aldığını, davalıların tamamının iş birliği ile şirketi zarara uğrattıklarını, halka açık hisseleri satın alan diğer yatırımcıların da aynı şekilde hisseleri oranında zararlarının mevcut olduğunu, ... Tarım Organik Gıda A.Ş.’nin halka arz edildiği 2013 yılında... Petrol üzerinden petrol arama ve üretim faaliyetlerine yönelik girişimlerde bulunduğunu, bu hususun halka açıklanması ile ... Tarım Şirketi hisselerinin değer kazanmaya başladığını, 1.89 TL değeri üzerinden halka arz edilen hisselerin 6,00 TL civarına kadar ulaştığını ve şirketin borsada talep gördüğünü, tüm davalıların elbirliğiyle şirketin içini boşaltarak hem şirketi hem de hisse satan alan yatırımcıları bilerek ve isteyerek zarara uğrattıklarını, bu işlemlerin ilk olarak ... Tarım Şirketinin diğer davalı ... Tanm Şirketine devredilmesi ile başladığını, ... Tarım Şirketinin halka arz edildiği dönemde 22.500.000,00 TL sermayeli bir şirket iken 100.000,00 TL sermayeli bir şirket olan ... Tarım'a satıldığını, bu hususun dahi muvazaayı ispatlar nitelikte olduğunu, diğer taraftan ... ve diğer hissedarların ... Tanrım'a hisse devir sözleşmesi yapmış olsalar da ... Tarım tarafından, ... Tarım'ın eski ortaklarına devrin karşılığı olan bedelin ödenmediğini, ... ve diğer eski ortaklar tarafından bedel ödendikçe hisse devri yapılacağı şeklinde anlaşmaya varıldığını, bunun sonucunda şirket yönetiminin ... Tarım'da, hisselerin ise belli oranlarda ... ve diğer ortaklar üzerinde kaldığını, ... tarafından 20.976.936 TL değerindeki ... Tarım'a ait gayrimenkuller, 253.093,55 TL tutarındaki taşınır mal ve 8.342.621,06 TL nakit ve benzeri kaynakların haksız bir şekilde usul ve yasaya aykın olarak ... ve yakınları üzerine devredildiğini, şirketin bu şekilde 29.572.650,51 TL zarara uğratıldığını, tüm davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ... Tarım'ın ... tarafından devralınmasından ve ... tarafından idare edilmeye başlanmasından sonra şirketin zarara uğratılmaya devam ettiğini, devir sözleşmesinden sonra şirketin faaliyetlerini kestiğini, çalışanların kalmadığı bu süreçte birçok usul ve yasaya aykırı nakit aktarımı yapıldığını ve hukuka aykırı çek keşide edildiğini, 21/08/2015 tarihli SPK denetim raporunda tespit edildiği üzere ... İplik Sanayi Ticaret A.Ş., ... Sondaj A.Ş.ve ...’e haksız ve usulsüz şekilde karşılıksız olarak nakit ve benzeri varlıkların aktarıldığının tespit edildiğini, konu ile ilgili olarak yapılan suç duyurusu üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/ 79970 soruşturma no’lu dosyası akabinde Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/ 226 Esas sayılı dosyası kapsamında yürütülen yargılama kapsamında da sabit olduğu üzere tüm davalıların halka açık şirketin sermaye ve malvarlığı zararına uğraması dolayısıyla sorumlu olduğunu, davalılar tarafından gerçekleştirilen tüm işlemlerin ve tüm borçlanmanın kendilerine çıkar sağlamaya şirketi ve bu şirkete yatırım yapan kişileri zarara uğratmaya yönelik olduğunu, ... Tarım'ın halka arz edilmesinden sonra şirketle ilgisi olmayan faaliyetler yapıldığım, şirket yetkililerinin ve diğer şahısların şahsi iş ve menfaatleri doğrultusunda usul ve yasaya aykırı şekilde şirketi borçlandırdıklarını ve sermaye kaybına uğrattıklarını beyanla fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla hisse senetlerinin satın alım tarihinden itibaren 1.000,00 TL’nin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVALAR Mahkememiz dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen toplam 28 adet dava dosyasına sunulan asıl dava dilekçesi ile aynı dava dilekçelerinde ; asıl dava dosyasında ileri sürülen maddi ve hukuki olgulara dayalı olarak birleşen davacılar yönünden fazlaya ilişkin haklar sakı tutularak ayrı ayrı 1.000.00 TL alacağın işleyecek ticari faizi ve yargılama giderleri ile birlikte asıl dava dosyasının davalılarından tahsili dava ve talep edilmiştir. CEVAP Asıl ve ve birleşen davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; TTK. 553.m. uyarınca şirketin uğramış olduğu zararlardan kusurları var ise yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman davalı ... Tarım Organik Gıda A.Ş’nin yönetim kurulunda bulunmadığını, şirketin işlemlerinde yer almadığını, bu nedenle davacının uğradığını iddia ettiği şirket işlemlerinden sorumlu olmasının hukuka aykırı olduğunu ve davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde davalı ... Tarım Organik Gıda A.Ş. adına toplamda 4.880.000,00 TL olmak üzere 8 adet çek keşide edildiğini, çeklerin müvekkili davalıya cirolandığını beyan ettiklerini, müvekkili davalı tarafından söz konusu çeklerin, müvekkili davalı ile ... Tarım Organik Gıda A.Ş. ..., ... Tarım ve Besicilik San. Tic.A.Ş. arasında yapılan Borç Üstlenme Protokolüne istinaden teslim alındığını, sonrasında müvekkili davalı tarafından 29/09/2016 tarihinde söz konusu çeklerin davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ...’e teslim edildiğini, teslime ilişkin duyurunun KAP’ta 44649743- 663.02 -E.6368 sayı ile yayınlandığını, dilekçede ... Bank-31/03/2014- 500.000, ... - 31/03/2014- 500.000, ... Bankası-05/05/2014- 280.000, ... Bankası-05/04/2014- 940.000, ... Bankası- 05/04/2014-280.000 tutarlı olduğu belirtilen çeklerin hiçbir hukuki zorunluluk bulunmamasına rağmen herhangi bir bedel tahsil edilmeksizin bila bedel ibraname ile hukuki işlemden alındığını beyanla davanın müvekkili davalı bakımından reddini ve açılan davaların Mahkememizin 2017/97 Esasına kayden açılan dava dosyaları ile birleştirilmesini talep etmiştir. Asıl ve ve birleşen davalı ... ... vekili ise sunduğu cevap dilekçesinde; davalı şirketin uğramış olduğu zararlar bakımından müvekkiline husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek husumet itirazında bulunduklarını , müvekkili tarafından anılan çeklerin borç üstlenme protokolü kapsamına alındığını, akabinde davalı şirkete iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; '' Asıl ve birleşen dava konusu maddi zararın realize olduğu ve asıl ve birleşen davacı yatırımcıların davalı ... Tarım Organik Gıda A.Ş. yatırımcıları olarak Şirketin hisselerinin Şirketin mali tablolarının kamuyu aydınlatma platformuna davalı Şirket yöneticisi ... tarafından bildirilmemesi sebebiyle SPK kararı ile borsada işlemden men edilmesi sebebiyle zarar gördükleri sabittir. Ancak asıl ve birleşen dava dilekçelerinde ileri sürülen maddi olgulara nazaran davacı ortakların davalı Şirketin zararından bağımsız olarak oluşan bir zararlarının bulunduğu dava dosyaları kapsamında iddia ve usulen kanıtlanamamıştır. Asıl ve birleşen dava dosyalarına ait dava dilekçelerinde; davacı Şirket ortaklarının davalıların hukuka aykırı eylemleri sonucunda Şirketteki hisseleri oranında maddi zarara uğradıkları ileri sürülmüş olup bu hususun ortakların doğrudan değil; dolaylı zararını oluşturduğu yargısal içtihatlarda da kabul edilmektedir. Ancak hal böyle iken, asıl ve birleşen davacılar yönünden talep edilen tazminatların Şirkete verilmesi yönünde bir talebe asıl ve birleşen dava dilekçelerinde yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, asıl ve birleşen davacıların davalı Şirket yöneticileri aleyhine açtıkları davanın usule ve yasaya aykırı olarak açıldığı sabit olup bu nedenle ayrı ayrı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, asıl ve birleşen davacıların ortağı olduğu davalı Şirketin yöneticisi konumunda olmayan diğer davalılar aleyhine açtıkları davada ise; muvazaa iddiasına ve haksız eylem olgularına dayalı olarak talepte bulunulmuş ise de; sözkonusu iddiaların da ileri sürülüş biçimi ve niteliği itibariyle danışıklı (muvazaalı) işlemler olarak kabulü gerekmekte olup bu tür eylemler yönünden 6102 sayılı TTK'da Şirketin ortağının dava açabileceğine dair özel nitelikte açık bir yasal düzenlemeye yer verilmediğinden, anılan davalılar aleyhine açılacak davanın da yine ancak Şirket tarafından açılması hukuken mümkündür. Bu nedenle, asıl ve birleşen davacıların değinilen davalılar aleyhine açtıkları davanın da usule ve yasaya aykırı olarak davacıların hissedarı olduğu ... Tarım Organik Gıda A.Ş. yerine davacılar tarafından açıldığı gözetilerek reddine karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF SEBEPLERİ Birleşen dosya davacıları ... vekilince ayrı ayrı sunulan istinaf dilekçelerinde özetle; yerel mahkeme tarafından davanın niteliğinin dolaylı zarar olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığını, davacıların zararlarının doğrudan zarar olduğunu, dava dilekçesinde ayrıntılı açıklandığı üzere şirket eski yönetim kurulu üyeleri ile sonraki yönetim kurulu üyeleri olan davalıların muvazaa içerisinde hareket ederek halka arz edilen ve daha sonra davacı olan pay sahiplerini hile ile kandırmak ve yaptıkları yatırımları alıp kendilerini bu durumda bırakmak maksadı ile hareket ettiklerini, davaya konu olayın sıradan şirketin zarara uğraması ve bu zarardan yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olması ve zararın şirkete ödenmesi talebi olmadığını , taleplerinin ve davalarının tamamen eski yönetim kurulu üyesi olan davalıların şirketi bilerek ve isteyerek alım gücü olmayan kişilere devretmesi akabinde gerçekleşen karşılıksız çek düzenlenmesi eylemleri ile kasten ve kötü niyetli olarak muvazaalı hareket etmeleri neticesinde davacıları doğrudan zarara uğratmalarından kaynaklı zararın tazmini olduğunu, bu nedenle dolaylı zarar kavramı neticesinde değerlendirilmesi, gerekçeli kararda ve buna dayanak bilirkişi raporunda muvazaa değerlendirmesi yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin salt davalı ...’ün davacıların zararından dolaylı sorumlu olduğu diğer davalıların sorumlu olmadığına yönelik kanaatlerini içeren değerlendirmenin kabule imkan bulunmadığını, şöyle ki zaten davanın açılmasına sebebiyet veren , davanın ana konusu olan durum bilirkişilerin değerlendirmedikleri kısım olduğunu, zira dava ikame edilmesindeki asıl sebebin defaatle beyan edildiği üzere şirket ortakları ..., ... ve ...’ın 24/01/2014 tarihinde davalı ...’in hakim ortağı ve yöneticisi olduğu ... Tarım Hayvancılık AŞ’ne salt mal kaçırma kastı ile muvazaalı şekilde satılması olup, davalı ... ve diğer davalıların bu durumdan sorumlu olmasına dayanak olarak tarafımızca muvazaalı yapılan işlemler dayanak gösterilirken, salt yönetim kurulu üyeleri olmamalarının sorumlu olmamaları için yeterli olarak değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, ... Tarım halka arz edildiği dönemde 22.500,000,00 TL sermayeli ve değeri akabinde inanılmaz seviyede artacak olan bir şirket iken 100.000,00 TL sermayeli bir şirket olan ... Tarıma satılması, ... ve diğer hissedarlar ... Tarım’a hisse devri sözleşmesi yapsalar da, ... Tarım tarafından ... Tarım eski ortaklarına devrin karşılığı bedel ödenmemesi, buna binaen şirket yönetimi ... Tarımda hisseler ise belirli oranlarda ... ve diğer ortaklar üzerinde kalması, bu dönemde ... tarafından 20.976,936 TL değerindeki ... Tarım’a ait gayrimenkuller, 253.093,55 TL tutarında taşınır mal ve 8.342.621,06 TL nakit ve benzeri kaynaklar haksız bir şekilde usul ve yasaya aykırı olarak ... ve yakınlarının üzerinde devredilmesi, ardından ... Tarafından şirketin yönetilmesi zamanlarında şirketin karşılıksız çeklerle usul ve yasaya aykırı şekilde borçlandırılması durumları, muvazaalı eylemleri değerlendirilmeksizin, davaya konu olayda hiçbir hukuka aykırı borsada işlem gören hisselerle ilgili halkı kandırma kastı gütmeksizin hareket etme durumu yokmuşçasına normal bir alım satım devir ilişkisi varmışçasına değerlendirme yapılması, tam devirin akabinde tüm hisselerin değer kaybetmesinin bir tesadüf ve hayatın olağan akışına uygun olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/209 E sayılı dosyası kapsamında ... tarafından verilen raporun davanın ispatı niteliğinde olduğunu, Tüm davalıların davaya konu olayda muvazaalı şekilde işlem yaptığından oluşan zararlardan doğrudan birlikte sorumlu olacağını, SPK tarafından hazırlanan raporda da değerlendirmeye alındığı üzere tüm davalıların halka açık şirketin sermaye ve malvarlığı kaybına uğraması dolayısıyla sorumlu olduğunu, davalılar tarafından gerçekleştirilen tüm işlemlerin ve yapılan tüm borçlanmaların tamamen kendilerine çıkar sağlamaya, şirketi ve bu şirkete yatırım yapan halkı zarara uğratmaya yönelik olduğunu, çeklerin hiçbir maddi karşılık olmaksızın keşide edildiğini, karşılığında şirketin hiçbir şey elde etmediğini, öte yandan davalı ...’ın ve yakınların üzerine şirketin tüm malvarlığının geçirilmesinin ise hiçbir hukuki yahut ticari açıklamasının bulunmadığını, şirketin yasal defterlerinin tutulmadığını, her işlemin usul ve yasaya aykırı olarak yapıldığını, ... Tarım’ın halka arz edilmesinden ve değer kazanmasından sonra şirket ile ilgisi olmayan faaliyetlerin yapılmasının, ardından şirket yetkilerinin ve diğer şahısların şahsi iş ve menfaatleri doğrultusunda, usul ve yasaya aykırı bir şekilde şirketin borçlandırılması ve sermaye kaybına uğratılmasının ispatı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; Asıl ve birleşen davalar, 6102 sayılı TTK’nın 555.m. gereğince hisseleri borsada açık faaliyet gösteren limited şirketin danışıklı eylem ve işlemler sonucunda davalı şirket yöneticileri ve diğer davalılar tarafından zarara uğratıldığı iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında bilirkişi heyetinden alınan 18/10/2021 tarihli raporda özetle; asıl ve birleşen davacılar yönünden ayrı ayrı denetime elverişli şekilde ve herbir davacı yönünden değerlendirme yapıldıktan sonra davalılardan ...’ün ... Tarım Organik Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkam ve tek imza yetkilisi olduğu 30/06/2014 dönemine ait finansal tabloların kamuya açıklanmaması nedeniyle ... A.Ş Yönetim Kurulu tarafından Şirketin (ARTOG) pay sırasının 21/08/2014 tarihinde seans öncesi işleme kapatıldığı ve borsada hisselerinin işlem görmekten men edildiği belirtilerek her bir davacı yönünden ARTOG hisse senedi maliyetleri tespit edilerek asıl ve birleşen davacı yatırımcıların 20/08/2014 tarihi itibariyle hisselerinin piyasada tedavül imkanı kalmaması nedeniyle hisselerin son işlem günündeki kapanış fiyatı olan 1,04 TL üzerinden sahiop oldukları toplam lot üzerinden oluşan zararları hesaplandıktan sonra Şirketin hisse senetleri ile ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulunun 16/12/2014 olan işlemden men kararı kararı tarihi itibariyle 3,10 TL çağrı fiyatı üzerinden davacı yatırımcıların zararının kesinleştiği ve realize olduğu kabul edilerek asıl ve birleşen davacıların uğradıkları maddi zarar miktarları ayrı ayrı hesaplandığı ve sözkonusu zarar miktarlarından davalı Şirket yöneticisi ...’ün eylemleri sonucunda oluşması nedeni ile sorumlunun sadece anılan davalı olduğu görüşünün bildirildiği görülmüştür. Dava konusu ... Tarım Organik Gıda A.Ş. 'nin sicil özetine göre, dava konusu şirketi 15/03/2012-27/01/2014 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı ve genel müdür ...'ın münferiden atacağı tek imza ile yada yönetim kurulu üyeleri ... veya ... ile birlikte müştereken atacakları imza ile temsil ve ilzam ettiği, 27/01/2014-14/04/2014 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı ...'in münferiden tek imza ile temsil ve ilzam ettiği, ... ile ...'ın müştereken atacakları çift imza ile temsil ve ilzam ettiği, 14/04/2014-11/03/2015 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı ...'ün münferiden atacağı tek imzayla temsil ve ilzam ettiği, 11/03/2015 tarihinden sonra iki dönemde yönetim kurulu başkanının 10/05/2016 tarihinden sonra ise yönetim kurulu başkan yardımcısı ...'ün münferiden atacağı tek imzayla temsil ve ilzam ettiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 553. maddesinde; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticiler ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişilerin, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacakları, hiç kimsenin kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamayacığını, bu sorumlu olmama durumunun gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamayacağı, TTK'nun 555/(1). maddesinde; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Asıl dava ve birleşen davalarda davacı tarafça, davalarının şirketi bilerek ve isteyerek alım gücü olmayan kişilere devretmesi akabinde gerçekleşen karşılıksız çek düzenlenmesi eylemleri ile kasten ve kötü niyetli olarak muvazaalı hareket etmeleri, ... Tarım’ın halka arz edilmesinden ve değer kazanmasından sonra şirket ile ilgisi olmayan faaliyetlerin yapılması, ardından şirket yetkilerinin ve diğer şahısların şahsi iş ve menfaatleri doğrultusunda, usul ve yasaya aykırı bir şekilde şirketin borçlandırılması ve sermaye kaybına uğratılması nedeniyle zarara uğradıklarından bahisle, zararlarının tüm davalılardan tahsili talebiyle eldeki davayı açtıkları, mahkemece asıl birleşen dosyalar kapsamında talep edilen zararın dolaylı zarar olması ve bu davalarda davacıların aktif husumetlerinin bulunmaması nedeniyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği, ilgili karara karşı birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/108 Esas sayılı dosyasının, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/100 Esas sayılı dosyasının , Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/101 Esas sayılı dosyasının, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/103 Esas sayılı dosyasının, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/98 Esas sayılı dosyasının davacılarının istinafa geldiği görülmüştür. Bu bağlamda somut olay ve birleşen davacılar ...'nın istinaf itirazları iredelendiğinde; davacılar tarafından dava konusu ... Tarım’ın halka arz edilmesinden ve değer kazanmasından sonra şirketin yetkilerinin ve diğer şahısların şahsi iş ve menfaatleri doğrultusunda, usul ve yasaya aykırı bir şekilde borçlandırılması ve sermaye kaybına uğratılması nedeniyle zarara uğradıklarından bahisle, zararlarının tüm davalılardan tahsilinin talep edildiği, istinaf dilekçelerinde de tüm davalıların el ve iş birliği içinde muvazalı olarak hareket ederek davacıları zarara uğrattığının tekrar edildiği görülmüştür. Bilindiği üzere Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olacaktır. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa ait olup, ancak zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik göstermektedir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açmaktadır. Bu nedenle bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkilemektedir. Başka bir deyişle, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracaktır. Ancak TTK'nın 555. maddesi gereğince ortak, dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilecektir. Somut olayda ise, istinaf incelemesine konu edinilen birleşen davalarda davacıların yatırımcı ve ortağı oldukları davalı ... Tarım Organik Gıda A.Ş.’nin hissedarları olup diğer davalının Şirketin Yönetim Kurulu Başkanının şirketlerini ve hissedarlar olarak kendi zararlandırıcı nitelikte manipülatif ve muvazaalı işlem ve eylemler nedeni ile uğradıkları maddi zararın tahsili talebinde bulundukları, birleşen davalarda davacıların ileri sürdükleri zarar kalemlerinin ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere doğrudan zararları olmayıp, dolaylı zararları olduğu, istinafa konu edilen birleşen davalarda davacılar böyle bir davayı açabilirse de hükmedilecek tazminatın kendilerine değil ancak şirkete verilmesini talep edebileceklerinden ve istinafa konu edilen birleşen davalarda davacıların tazminatın şirkete verilmesi yönünde bir istemleri de olmadığından ilk derece mahkemesince istinaf incelemesine konu edinilen birleşen davalarda bu talepler yönünden açılan davaların reddine yönelik kararı usul ve yasaya uygundur. Öte yandan, Dairemizin 26/04/2023 tarih, 2020/208 E, 2023/603 K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; davalı ...'ün ... Tarım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve tek imza yetkilisi olduğu 30/06/2014 dönemine ait fınansal tabloların kamuya açıklanmaması nedeniyle ... A.Ş Yönetim Kurulu tarafından öncelikle davalı Şirketin pay sırasının 21/08/2014 tarihinde seans öncesi işleme kapatılması ve işlem görmekten men edilmesiyle davacıların hisselerin bahse konu karar sonrasında borsada tedavül kabiliyetini kaybetmesi nedeniyle uğradıkları zararın ancak doğrudan zararı olduğu kabul edilebileceği vurgulanmış olmakla , ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda da açıklandığı üzere istinafa konu edilen birleşen dava dilekçelerinde ileri sürülen maddi olgulara nazaran davacı ortakların davalı şirketin zararından bağımsız olarak bu yönde (hisselerin bahse konu karar sonrasında borsada tedavül kabiliyetini kaybetmesi nedeniyle uğradıkları zararın) zararlarının bulunduğu yönünde bir iddialarının da olmadığı anlaşılmakla, mahkemece istinafa konu edilen birleşen davaların reddi yönündeki kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu birleşen davaların reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden birleşen dosya davacıları ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/108 Esas sayılı dosyası, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/100 Esas sayılı dosyası, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/101 Esas sayılı dosyası, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/103 Esas sayılı dosyası, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/98 Esas sayılı dosyası davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/108 Esas sayılı dosyası, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/100 Esas sayılı dosyası, A,nkara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/101 Esas sayılı dosyası, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/103 Esas sayılı dosyası, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/98 Esas sayılı dosyası davacılardan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 403,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 211,90 TL harcın davacılardan ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2025 Başkan- Üye Üye - Zabıt Katibi -