TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 27/01/2026 NUMARASI : 2025/827 Esas TALEP : İhtiyati Tedbirin Kaldırılması TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ ARA KARAR TARİHİ : 09/02/2026 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Taraflar arasındaki davalı şirketin TTK 636/3 maddesi gereğince haklı nedenle feshi istemiyle açılan birleşen davada, mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kab…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/467 Esas 2026/555 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/467 KARAR NO : 2026/555 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 27/01/2026 NUMARASI : 2025/827 Esas TALEP : İhtiyati Tedbirin Kaldırılması TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ ARA KARAR TARİHİ : 09/02/2026 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Taraflar arasındaki davalı şirketin TTK 636/3 maddesi gereğince haklı nedenle feshi istemiyle açılan birleşen davada, mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair karar verilmesi üzerine verilen tedbir ara kararına, davalı tarafın itirazlarının duruşmalı incelemesi ile mahkemece reddine yönelik verilen 09/02/2026 tarihli itirazın reddi ara kararına karşı, aleyhine tedbir verilen birleşen davalı şirket ve davalı yanında yer alan feri müdahil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Birleşen Ankara 5 ATM 2025/946 esas sayılı dava dilekçesinde davacı özetle; davalı şirketin, TTK 636/3 maddesi uyarınca haklı nedenle feshine karar verilerek TTK 636/4 maddesi uyarınca davalı şirke adına kayıtlı taşınmazların üçüncü kişiye devrini, temliğini, taşınmazlara ipotek, kira şerhi, intifa hakkı şerhi konulmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı Kamyon-SG tür ... marka 1997 model, ... plakalı Kamyonet tür ... marka 2006 model, ...plakalı Kamyonet tür ... marka 2007 model, ... plakalı Tanker tür ... marka 1994 model ve ... plakalı Kamyonet tür ... marka 2000 model plakalı araçların, üçüncü kişiye devrinin ve araçlar üzerine rehin hakkı tesisinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı ... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin, daha önce imzaladığı kefalet sözleşmeleri ve sair sözleşmeler kapsamında limitleri dahilinde yeni krediler verilmesinin engellenmesini, ... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin daha önce ipotek koydurduğu taşınmazları ve tüm malvarlığı teminat olarak kabul edilerek yeni kredi sözleşmeleri yapılması, yeni krediler verilmesinin engellenmesini, ... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin borçlandırılmasının, kefaleti kapsamında, limitler dahilinde olsa dahi yeniden borçlandırılmasının engellenmesini, ... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'inin her türlü borçlandırıcı işlem yapılması ve kefalet borcunu sonlandırmayı engelleyecek her türlü işlem yapılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Kayyum yönünden taleplerinin kabulüne karar verilerek davalı ... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin mevcut müdürünün, şirketi borca batırdığını, kendisine ait ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. lehine borçlara davalı şirketi kefil yaparak şirketin tüm taşınmazlarını ve mal varlığını ipotek ettirdiğini, davalı ... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin aleyhine, zararına olacak iş ve işlemler yaptığını, davacı ...'ı, 23/05/2025 tarihli protokolü imzalayarak dolandırdığını, bu protokoldeki edimlerini yerine getirmediği dikkate alınarak ...'ın, ... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Sanayi Ltd. Şti. Müdürlüğünün tedbiren durdurulmasını, bağımsız ve tarafsız davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı atanmasını, bunun kabul edilmemesi halinde, şirketin mevcut üç ortağı ..., ... ve ...'ın, müşterek imza ile şirket müdürü olarak görevlendirilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararları verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 27/01/2026 tarihli ara kararla; "Birleşen davada davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı ... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarına, araçların trafik kayıtlarına işbu davanın neticesine kadar başkalarına devrinin önlenmesi ve 3. kişiler lehine ayni hak tesis edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, Birleşen davada davacının fazlaya ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine," dair karar verilmiş, karara karşı, aleyhine tedbir kararı verilen birleşen davalı şirket ve feri müdahil tarafından itiraz edilmesi üzerine, mahkemece, itirazın duruşmalı yapılan incelemesi sonucunda, 09/02/2026 tarihli ara kararla; "itirazın reddine" ilişkin verilen ara kararına karşı, birleşen davalı şirket ve feri müdahil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Aleyhine verilen tedbir kararına itiraz eden birleşen davalı ve feri müdahil istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davacı ...'ın, Eskişehir 4. Noterliği'nin 23/05/2025 tarihli 08767 ve 08768 yevmiye numaralı Pay Devir Sözleşmeleri ile birleşen davalı ... İnşaattaki tüm hisselerini feri müdahil ...'a devrettiğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için soyut iddiaların yeterli olmadığını, hakkın ciddi biçimde tehlikeye düşeceğinin somut olgularla ortaya konulması gerektiğini, yüksek mahkemelerin emsal kararlarına göre yaklaşık ispat gerçekleşmeden ve somut tehlike ortaya konulmadan verilen tedbir kararlarının hukuka aykırı olduğunu, birleşen davacının, dosyaya tek bir somut "mal kaçırma" delili, hatta emaresi sunamadığını, 1 milyar TL değerindeki gayrimenkulleri, sahte genel kurul kararlarıyla kendi aile şirketi olan ... Petrole bedelsiz devrettiğini, TMK m. 2 uyarınca, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını, dolayısıyla, kendi ağır kusuru ve suç teşkil eden eylemleri bulunan davacının, mahkemeyi yanıltarak aldığı tedbir kararının "kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez" ilkesinin ihlali olduğunu, davacının kötü niyetli olup sahte işlemlerle mal kaçırdığı ve ortaklık sıfatının kalmadığı dosyaya sunulan delillerle ispatlanmışken davalı şirketin bu tedbir nedeniyle uğrayacağı milyonlarca liralık zararın (banka kredilerinin kesilmesi, projelerin durması) güvencesiz bırakıldığını ileri sürerek davalı şirket aleyhine verilen ihtiyati tedbirlerin kaldırılması gerektiğini, yokluğunda verilen tedbir kararlarına itirazının mahkemece reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. Gereğince birleşen davada verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talep eden davacı, haklı nedenle davalı limited şirketin feshi talebiyle açtığı birleşen davada, karşı taraf davalı şirkete tedbiren temsil ve yönetim kayyımı atanması, şirketin taşınmaz ve araçlarına tedbir konulması, bankalar nezdinde borçlandırıcı işlemlere yönelik yönetim yetkisinin kısıtlanması, bankalardan kredi kullanılmaması, kiraların başka bir hesapta toplanması, ...'ın yetkisinin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, davalı şirketin taşınmazları ve araçları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine hükmedilmiş, birleşen davada davalı şirket ve feri müdahilin, yokluklarında verilen tedbir kararına karşı itirazlarını sunmaları üzerine, mahkemece, itirazlar duruşmalı olarak incelenerek 09/02/2026 tarihli ara kararla reddedilmiştir. Birleşen davada ihtiyati tedbire itiraz eden davalı şirket ve yanında davaya katılan feri müdahilin istinaf itirazları, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kararına yöneliktir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/(4) maddesinde de; "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmüne yer verilmiştir. Haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın haklarının ve şirket mal varlığının korunmasını amaçlar. Bu bağlamda mahkemenin ihtiyati tedbire hükmederken, orantılılık ve ölçülülük ilkesinin yanı sıra hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerini de gözeterek uygun bir tedbire hükmetmesi gerekir. Kuşkusuz mahkeme ortaklığın feshine neden olacak veya bu sonucu doğuracak nitelikte tedbirlere hükmedemez. Aksi halde davanın sonunda elde edilebilecek sonuç peşinen ihtiyati tedbir kararıyla elde edilmiş olur. (Bkz. Yıldırım, Ali Haydar : 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'na göre Limited Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Bursa, 2013 s.438-440.) Somut olayda; ihtiyati tedbir isteyen birleşen davada davacının, ortaklarından biri olduğu aile şirketi niteliğindeki davalı limited şirketin, TTK'nın 636. maddesi hükmü uyarınca haklı nedenle feshi yönünde istemde bulunduğu anlaşılmakta ise de, birleşen davada davalı şirket ve feri müdahil tarafından, birleşen davada davacı ortağın, dava konusu şirketteki tüm hisselerini, fer'i müdahil ...'a, Eskişehir 4. Noterliği'nin 23/05/2025 tarihli 08767 ve 08768 yevmiye numaralı pay devir sözleşmeleri ile devrederek ortaklık sıfatının sona erdiği ileri sürülmektedir. Hal böyle olunca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceğine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olduğundan, anılan bu düzenleme ve devamında yer alan mahkemece istem üzerine alınabilecek 636/4 maddesinde öngörülen gerekli önlemlere ilişkin düzenlemelerin somut olayda uygulanma yeri bulunup bulunmadığının mahkemece değerlendirilmesine esas olmak üzere, birleşen davada davalı yanın istinaf itirazları doğrultusunda birleşen davacı ...'ın, davalı şirketin ortağı olup olmadığının, şirket hisselerinin tümünü fer'i müdahil ...'a noterde düzenlenen pay devir sözleşmeleri ile devredip devretmediğinin araştırılması ile hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Somut dosya kapsamında mahkemece verilen itirazın reddi ara kararında bu haliyle Dairemizce denetim yapılamamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin birleşen davada ihtiyati tedbir itirazının reddi yönündeki ara kararının Dairemizce denetimi yapılamadığından; birleşen davada ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı şirket ve fer'i müdahilin istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilen itirazın reddi ara kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbirin kısmen kabulüne ilişkin ara karara itiraz eden birleşen davada davalı ... İnş. Taah. ... Ltd. Şirketi ile Fer'i Müdahil ...'ın, ihtiyati tedbire ilişkin itirazlarının reddine dair verilen 09/02/2026 tarihli mahkeme ara kararına yönelik istinaf başvurularının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2026 tarih ve 2025/827 Esas (Ara Karar) sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, ara kararı veren ilk derece mahkemesine iade edilmesine, 4-İhtiyati tedbire itiraz eden birleşen davada davalı şirket tarafından yatırılan 732,00-TL'nin talep halinde yatıran birleşen davalı şirkete iadesine, 5-İhtiyati tedbire itiraz eden birleşen davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ihtiyati tedbire itiraz eden birleşen davalı şirket yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/(1)-f ve 353/(1)-a.6 maddeleri gereğince kesin olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.30/04/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-