İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ZMM sigorta poliçesi düzenlenmeyen davalıya ait ... plaka sayılı aracı…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/176 KARAR NO : 2025/1800 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2021 NUMARASI : 2020/485 Esas - 2021/527 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ZMM sigorta poliçesi düzenlenmeyen davalıya ait ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 17/10/2016 günlü trafik kazasında, yaya konumunda bulunan ... isimli şahsın yaralanarak sakat kaldığını, bu nedenle sözü edilen bu kişiye Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına istinaden 18/02/2020 tarihinde 163.516,99-TL tazminat ödemesi yapıldığını ve yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla da davalı araç maliki ile dava dışı araç sürücüsü aleyhine İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, araç maliki davalı hakkında başlatılan takibin yapılan itiraz üzerine durduğunu ve müteakip başlatılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile davalı aleyhine başlatılan takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş; dava dilekçesinde ayrıca, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan araç kayden müvekkili adına kayıtlı olmakla birlikte, aracın kazadan önce kazayı gerçekleştiren araç sürücüsü ...'a satılarak devredildiğini, dolayısıyla araç işleteni ... olduğundan vekil edeninin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı kurumun üçüncü kişi hak sahibine yaptığı ödemenin isabetli ve doğru bir ödeme olup olmadığının davacı kurumca kanıtlanması gerektiğini, bu nedenle üçüncü kişi hak sahibine yapılan ödemeye esas; kusur oranına, maluliyete ve hesaplama yöntemine itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; iddia, savunma, icra takip dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davalı husumet itirazında bulunmuşsa da kaza tarihi itibariyle kazaya konu aracın maliki olduğundan KTK m.85 uyarınca bu itirazı yerinde görülemeyeceğinden, husumete yönelik itirazın reddine karar verilmesi gerektiği; yargılama sırasında sigorta, adli tıp ve trafik konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan rapora göre; meydana gelen kazada dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsünün %50, dava dışı kazazede yayanın ise %50 oranında kusurlu olduğu, bu durumda davalı araç malikinin üçüncü kişinin uğradığı zarardan sorumluluğu bulunduğu ve davacı ... Hesabı'nın ödediği tazminat miktarını aracın ZMM sigortası bulunmadığından davalıdan rücuen talep edilebileceği, dosya kapsamından dava dışı kazazede yayanın %70 oranında maluliyete uğradığı, ameliyat geçirdiği ve başka birinin bakımına muhtaç hale geldiği anlaşıldığından, kaza ile arasında nedensellik bağı bulunan ödemenin davacı tarafından davalıdan talep edilebileceği ve davacının davaya konu bedelin tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibinin hukuka uygun bulunduğu şeklindeki gerekçeyle;-Davanın KABULÜ İLE-İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile takibin DEVAMINA,-İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki asıl alacak olan 163.516,99 TL'nin %20'si olan 32.703,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; davacı ... Hesabı'nın üçüncü kişi hak sahibine yaptığı ödemeye dayanak kılınan ve Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen davada, müvekkilinin yer almaması sebebiyle söz konusu yargılamaya konu hiçbir tespitin vekil edenini bağlamayacak olması nedeniyle her ne kadar yerel mahkemece dosya kapsamında yeniden rapor alınmasına karar verilmiş ise de, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporundaki kusura ilişkin belirleme ve değerlendirmeler hatalı olduğu gibi ATK'dan usulüne uygun şekilde alınmış maluliyet raporu olmaksızın, kazazedenin %70 oranında maluliyete uğradığı yönündeki kabul şeklinde de isabet bulunmadığı; tüm bunlardan ayrı kabule göre de, yargılamayı gerektiren bir davada, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zararın giderilmesi amacıyla davacı kurum tarafından dava dışı hak sahibine yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.... Hesabı Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar ... Hesabından talep edilebilir. Aynı yönetmeliğin 14/1 maddesinde, '' Hesap tarafından gerekli inceleme yapıldıktan sonra tazminat miktarında ve hak sahiplerinde tereddüt bulunmadığı taktirde belirlenen miktar, hak sahiplerine ödenir.''; “Rücû hakkının kullanılması” başlıklı 16.maddesinde ise, ''hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, zorunlu sigortasını yaptırmayan kişilere veya zarardan sorumlu kişilere davacının rücu hakkı vardır.... Hesabının rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortasız araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir.'' şeklinde düzenlenmiştir.Dairemizin de katıldığı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre;Dosya kapsamından talep konusu kaza neticesinde dava dışı ...'ın yaralandığı anlaşılmakta ise de; ... plaka sayılı araç maliki olan davalı ...'nın, dava dışı kişinin uğradığı maddi ve manevi tazminatın giderilmesinden rücuen sorumlu tutulabilmesi için ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda az veya çok bir kusurunun olması gerekmektedir. Yani kusur yoksa davalının sorumluluğu yoluna gidilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla bir talepte bulunulması halinde kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğu belirlenmesi esaslı unsur olup sorumluluk, belirlenecek duruma göre tespit edilecektir.Bundan ayrı, haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kazazedenin geçici iş göremezlik süresinin ne olduğu hususu yanında kazazedenin iyileşme süresi içerisinde ve dahi kalıcı maluliyet oluşmuş ise kişinin geçiçi veya sürekli olarak başka birinin yardımına ihtiyaç duyup duymadığının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu bu belirlemelerin ; Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 17/02/2022 tarihli 2021/8548 E- 2022/2770 K sayılı ilamı)Hal böyle olunca, talep konusu davada kaza tarihi 17/10/2016 olup, bu tarih itibariyle maluliyetin belirlemesine esas yönetmeliğin "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" olduğu konusunda duraksamamak gerekir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, kazazede ile ... Hesabı arasında görülen tahkim yargılamasına ilişkin davada, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından temin edildiği anlaşılan ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri uyarınca üç adli tıp uzmanı doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 28/08/2019 günlü raporda; kazazedenin kaza neticesinde %70 oranında malul kaldığı belirtilmiş olup, istinaf isteğine konu yargılama neticesinde yerel mahkemece bu raporun hükme esas alınabileceğine ilişkin 17/07/2021 günlü heyet raporuyla yetinilerek karar verilmiş ise de;17/05/2021 günlü heyet raporu da bir trafik uzmanı bilirkişi, bir adli tıp uzmanı bilirkişi ve bir sigorta hesap uzmanı bilirkişinin katılımıyla düzenlenmiş olup, ayrıca hükme esas alınabileceği bildirilen tahkim yargılaması sırasında temin edilen 28/08/2019 günlü maluliyete ilişkin raporun da kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenmediği belirgin olup uzman doktor heyetinin de kazazedenin yaralanmasının nitelikleri dikkate alınmak suretiyle teşekkül ettirilmediği sabittir.Bu durumda, maluliyete ilişkin raporların hükme esas alınmaya elverişli olduğundan bahsetmek olanaklı değildir (-Bkn. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2025 gün 2022/12477 Esas - 2025/8036 Karar sayılı ilamı).Bundan ayrı, istinaf konusu yargılama sırasında temin edilen 17/05/2021 günlü heyet raporunda, kazanın oluşumunda kazaya karışan tarafların eşit oranda kusurlu oldukları sonucuna varılmış olduğu halde, ödemeye dayanak kılınan tahkim yargılamasında temin edilen kusur raporunda kazanın oluşumunda ... plaka sayılı sigortasız araç sürücüsünün %40 oranında, kazazede yayanın ise %60 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş olup, raporlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi, 17/05/2021 günlü raporda yeni bir aktüer hesaplama da yapılmış değildir.Eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilemez.Mahkemece yapılacak iş;a-Dava dışı kazazedenin (-...) kazaya ilişkin olarak gördüğü tüm tedavi evrakı eklenip (eksik evrak varsa temiyle birlikte) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek ve kişi bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden (mümkün ise) mümkün değil ise kazazedenin ikametgahına en yakın başka bir üniversitenin adli tıp alabilim dalı bölümünden veya yetkili sağlık kuruluşundan davacıda oluşan yaralanmaların niteliğine uygun uzman hekimlerin de bulunduğu heyetten az yukarıda açıklanan tüm hususları içeren açık ve denetime imkan verecek biçimde sağlık kurulu raporu alınması;b-Ayrıca olayın özellikleri ve konunun önemi de dikkate alınarak ve gerekirse olay yerinde keşif yapılmak suretiyle; İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek kusur konusunda uzman 3 kişilik bir bilirkişi kurulundan kaza tespit tutanağı, kaza ile ilgili olarak yürütülen soruşturma evrakları, ceza soruşturma kapsamında temin edilen kusur bilirkişi raporu ile tarafların iddia ve savunmalarını da irdeler niteliğe haiz biçimde kazanın nasıl meydana geldiği ve kazanın oluş şekline göre kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranının ne olduğu konusunda açık, ayrıntılı ve denetimine imkan verecek nitelikte rapor alınması; Ve ondan sonra ulaşılacak sonuca göre, davalıların sorumluluğunun kapsamının yeniden tartışılıp belirlenmesi gerekirken, tüm bunlar yapılmadan karar verilmiş olması HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağından davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak usulü kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla yeni bir hüküm tesis edilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2021 tarih ve 2020/485 Esas - 2021/527 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,-Sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/11/2025