4. Ceza Dairesi 2012/19828 E. , 2014/689 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İşyeri dokunulmazlığının ihlali, hakaret, yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Hakaret ve yaralama suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaş…
**4. Ceza Dairesi 2012/19828 E. , 2014/689 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İşyeri dokunulmazlığının ihlali, hakaret, yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Hakaret ve yaralama suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 2-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a)Sanığın gündüz vakti sayılacak zaman dilimi içerisinde şikayetçilere ait kuaför salonuna gittiği, şikayetçiler ile arasında geçen tartışma sırasında tehdit içerikli sözler sarf ederek işyerini terk etmemesi nedeniyle tehdit kullanmak suretiyle işyeri dokunulmazlığının ihlal edildiği kabul edilmiş ise de, kuaför salonunun girilmesi mutat olan yerlerden olduğu, bu haliyle işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun oluşmayacağı ancak tehdit suçunun oluşacağı değerlendirilmeden, suçun vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması , b)5275 sayılı CGTİHY'nin 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, adli para cezasıyla mahkumiyetine hükmolunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/01/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Her iki katılanın birlikte bayan kuaför dükkanı işlettikleri, olay yeri olan bu işyerinin bayanlarca açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilebilmesinin olağan yerlerden olduğu, başka bir anlatımla bayan bireylerin buraya girerken, hak sahiplerinden izin alma zorunluluklarının bulunmadığı, ancak bu biçimde içeri girildikten sonra işyeri sahibinin dışarı çıkılması konusunda açık bir beyanı olmasına karşın buradan çıkmayan işyerinde kalmayı sürdüren kişi hakkında suçun oluşacağı açıktır. Somut olayımızda ise sanığın işyerine yani kuaför dükkanına rızaya gerek olmaksızın gelip girdiği işyeri sahibi olan katılanlara sorup "siz Ardahanlılar hakkında kötü konuşuyormuşsunuz" diyerek tartışmayı başlattığı, tanıklarca da doğrulanan katılanların anlatımlarına göre, böyle bir durumun söz konusu olmadığı söylenerek sakinleştirilmek istenmesine karşın, davranışlarını sürdürüp hakaret ve tehdit ettiği anlaşılmakla gelişen bu olaylar karşısında ve işyeri sahiplerinin açık beyanları gözetildiğinde çıkmamayı sürdürmekle işyeri dokunulmazlığı suçunun oluştuğu, zira işyeri sahibi katılanlara karşı hakaret ve tehdit suçu işlenip, kişinin o ortamdan çıkmasının istenmesinin katılanlar için bir hak olduğu tartışmasızdır. Ancak; suç işlenirken kişilere karşı cebir ve tehdit kullanılmamış, bu eylemler işyerine girildikten sonra gerçekleştirilmiştir. Sanığın söz konusu işyerine müşteri olarak değil, olay çıkarmak için geldiğinin ve sataşması üzerine katılanların dükkanı terk etmelerini istemelerine ve bunun tanıklarca doğrulanmasına göre, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun da oluştuğu düşüncesi ile sayın çoğunluğun 1. nolu bozma görüşüne katılmıyoruz.