T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/589 KARAR NO : 2026/82 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 19/07/2019 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatifte üyeliğinin…
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/589 KARAR NO : 2026/82 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 19/07/2019 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatifte üyeliğinin bulunduğunu, kooperatif tarafından kendisine gecikmiş aidat ödemelerine dair ihraç ihtarlı noter ihtarnamesi gönderilmediğini, 1987 yılından beri avukatı ve ortağı olduğu kooperatiften çıkması sebebiyle kendisine toplantı davetiyesi gönderilmediğini, hazirun cetvelinde kendisinin adının bulunmadığını, bunun da Mahkeme kararına dayandırıldığını, kooperatiften ihraç edildiğinin bildirildiğini, keyfi sebeplerle ihraç işlemi yapılamayacağını, ticaret sicili müdürlüğünde de buna ilişkin bir belge olmadığını belirterek netice olarak özetle 22.6.2019 tarihli ------Kooperatifinin, genel kurulunun ve bu genel kurulda alınan kararların kesin hükümsüz ve mutlak butlanla malul olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesini ve masraf ve vekil ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar 30.01.2011 tarihli kura çekimi ile ----- no’lu dairenin kendi adına tescili ile ----- markalı aracın tarafına teslimini talep etmiş olsa da; davacı tarafın, müvekkili kooperatifin yönetim kurulunun 03.11.2009 tarihli toplantısında 37 karar numarasının 1.maddesinde alınan kararlar doğrultusunda üyelikten ihraç edildiğini, ayrıca davanın taraf sıfatı (husumet) yönünden de reddi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava davalı kooperatifin genel kurul kararının iptali istemlidir.1163 sayılı yasanın 98. Maddesine göre, bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. Anonim şirketlere ilişkin TTK nun 445 vd. maddelerine bakmak gerekmiştir. 6102 sayılı TTK'nın “İptal sebepleri” başlıklı 445. maddesine göre “446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” Aynı kanunun “İptal davası açabilecek kişiler” başlıklı 446. maddesi ise genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır. Ayrıca bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmektedir.Davacının iptal davası açabilmesi için kooperatif ortağı olması şarttır. Davacının da iddiası davalı kooperatifin 27/06/2010 tarihli genel kurulunun 11. Maddesinin iptal edildiği, böylece kendisi hakkında verilmiş ihraç kararının da dayanaksız kaldığıdır.Ne var ki davacının kooperatif üyesi olduğunun tespiti istemiyle ----ATM nin ----- sayılı kararda davacının 02/01/2018 tarihine kadar kooperatif üyesi olduğunun tespitine , halen kooperatif üyesi olduğunun tespiti isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karar mahkememiz dosyası için aktif husumeti etkileyeceğinden bekletici mesele yapılmıştır. Karar istinaf edilmiş,------ sayılı kararla, 05/11/2009 tarihli ihraç kararının davacıya tebliğinden üç ay sonra 06/02/2010 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar da temyiz edilmiş, Yargıtay ------ sayılı kararla onanmış ve 27/05/2025 tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. (----- Mahkemenin de taraflar arasındaki dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve-----Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Eldeki davada da davacının 06/02/2010 tarihinden bu yana kooperatif üyesi olmadığı dolayısıyla genel kurul kararlarının iptali istemli bu davada aktif husumeti olmadığı anlaşılmış davanın husumet yokluğundan reddine karar veriliştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle ...nun 114/d, 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 687,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.