T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/1610 KARAR NO : 2026/1224 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29.12.2025 Tarihli ara karar NUMARASI : 2025/919 Esas sayılı DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03.04.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgel…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/1610 KARAR NO : 2026/1224 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29.12.2025 Tarihli ara karar NUMARASI : 2025/919 Esas sayılı DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03.04.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davacı müvekkilinin ticari iş konusu edimleri yerine getirmesi ve davalının ticari iş ve faturayı kabul etmesi ile para borcunun muaccel hale geldiği ve davalı borçlunun para borcunu ödemediği mevcut delil durumuyla sabit olduğunu ve bu nedenle davacı müvekkilinin alacağı davalı beyanıyla fatura tarihi 30/07/2024 tarihi itibarıyla muaccel hale gelmiş olup İİK m. 257/1 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 29.12.2025 tarihli ara kararı ile; davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğini, mahkemenin "yargılama gerektirir" gerekçesinin kanuna aykırı olduğunu, İİK'nun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının ve muacceliyetinin tam olarak ispat edilmesi gerekmediğini mahkemeye kanaat verecek delillerin sunulması (yaklaşık ispat) yeterli kabul edildiğini, mahkemenin, ret gerekçesinde "fatura borcunun ödenip ödenmediğinin tespiti yargılamayı gerektirdiğinden" bahsettiği oysa yerleşik içtihatlarına göre, ihtiyati hacizin geçici hukuki koruma tedbiri olup, yargılamanın esasını çözecek nitelikte tam ispat aranmayacağını kanunda "alacağın yargılamayı gerektirmemesi" şeklinde bir koşul bulunmadığı, tarafların ba-bs formlarının uyuştuğunu ve alacağın varlığını ispatladığını, davalı borçlu faturayı ve ticari ilişkiyi ikrar ettiğini, davalının tek savunmasının ödemeyi şirket yetkilisi olmayan "..." isimli üçüncü bir şahsa çek cirolayarak yaptığı yönünde olduğunu, tacir olan davalı, ödemeyi alacaklı şirkete veya yetkili temsilcisine yapmakla yükümlü olduğunu, şirketle resmi bağı olmayan üçüncü bir şahsa yapılan ödemenin, müvekkili şirketi bağlamayacağını, ödeme iddiası ihtiyati hacze engel olmadığını, davalının "ben ödedim ama başka birine ödedim" şeklindeki savunmasının, borcun müvekkil şirket kayıtlarında ödenmemiş olarak göründüğü gerçeğini değiştirmeyeceğini, bu durum, tam da ihtiyati haczin konusunu oluşturan "yaklaşık ispat" (borcun varlığı) ile yargılamanın konusunu oluşturan "kesin ispat" (borcun sona erip ermediği) arasındaki farkı gösterdiğini, bu aşamada alacaklı lehine yaklaşık ispat gerçekleştiğini, mahkemenin kararının aksine, benzer durumlarda bölge adliye mahkemeleri ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verildiğini, İİK nın 257. maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiğini, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/12/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, taleplerinin kabulü ile; borçlu şirketi'nin, borca yeter miktardaki taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, İİK m. 257. ve devamı maddeleri uyarınca teminat mukabilinde ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Dava; iş makinalarına ilişkin sözleşmeden kaynaklı alacak için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali talepli davada ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup; sözleşme konusu iş makinelerinin şoförlü mü yoksa şoförsüz mü kiralandığı dosya kapsamına göre bu aşamada tespit edilemediğinden ilk derece mahkemesinin görevine ilişkin dairemizce bir değerlendirme yapılmamıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici şekilde el konulması olarak tanımlanabilir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Vadesi henüz gelmemiş alacaklar için ancak 1) Borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa; 2) Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz talep edilebilir. Bu istisnai haller dışında vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz talep edilemez.Talep edilen alacağın kıymetli evrağa dayanmadığı gibi kira-hizmet sözleşmesinin varlığı da tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli değildir. Borçlunun kaçma ya da mal kaçırma şüphesini gösteren herhangi bir delil de ibraz edilemediğinden ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmesinde bir hata bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinin 29.12.2025 tarihli ara kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin 29.12.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar harcının peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/04/2026