Hukuk Genel Kurulu 2023/588 E. , 2024/22 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1359 E., 2022/1468 K. KARAR : YİDK kararının iptali yönünden reddine, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2021/177 Esas, 2022/4514 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının…
**Hukuk Genel Kurulu 2023/588 E. , 2024/22 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1359 E., 2022/1468 K. KARAR : YİDK kararının iptali yönünden reddine, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2021/177 Esas, 2022/4514 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın YİDK kararının iptali yönünden reddine, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirketin 2015/41954 sayılı “MAKRO SOFT” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, anılan başvuruya karşı müvekkilince yapılan itiraz üzerine Markalar Dairesi kararı ile ilk aşamada davalı marka başvurusunun bir kısım mal ve hizmetlerde reddedildiğini, kalan mallar bakımından müvekkilinin itirazının reddine karar verilmesi üzerine bu karara karşı YİDK nezdinde itirazda bulunulduğunu, bu itirazın dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin “MAKRO”, “MACRO” ve “MACROCENTER” esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8/1-b maddesi kapsamında karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliğin bulunduğunu, müvekkiline ait markalarının ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2016-M-10140 sayılı YİDK kararının iptali ile davalı şirkete ait marka başvurusunun tescili hâlinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markadaki esas unsurun zayıf ibare olduğunu, karıştırılmaya neden olacak mal ve hizmetlerin davalı marka başvurusu kapsamından çıkarıldığını, kalan mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.