Hukuk Genel Kurulu 2014/1420 E. , 2016/210 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki “ipoteğin kaldırılması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 3. Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 19.02.2013 gün ve 2011/239 E. - 2013/129 K. sayılı kararın incelenmesi davalılardan Girişim Varlık Yönetim AŞ vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.12.2013 gün ve 2013/11321 E. - 2013/29334 K. sayılı ilamıyla; “Mahkemece davac…
**Hukuk Genel Kurulu 2014/1420 E. , 2016/210 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki “ipoteğin kaldırılması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 3. Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 19.02.2013 gün ve 2011/239 E. - 2013/129 K. sayılı kararın incelenmesi davalılardan Girişim Varlık Yönetim AŞ vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.12.2013 gün ve 2013/11321 E. - 2013/29334 K. sayılı ilamıyla; “Mahkemece davacı kadının rızası alınmadan davalı koca adına tapuda kayıtlı olan ve aile konutu niteliğindeki taşınmaza davalı banka tarafından ipotek konulduğu belirtilerek davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK. md.6). İpotek tesisine ilişkin işlemden önce taşınmazın tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmamaktadır. Bu durumda davalı bankanın ipoteğe ilişkin kazanımı iyi niyetli ise korunur (TMK md. 1023). Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre lehine ipotek tesis edilenin kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü buna iddia edene düşer (TMK md. 6). Toplanan delillerden davacı, lehine ipotek tesis edilen davalı bankanın kötü niyetli olduğunu kanıtlayamamıştır. Bu durum nazara alınmadan, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile oyçokluğuyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı ... vekili 09.03.2011 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilin eşi olan davalı ...’a ait şirketin İş Bankasından kredi çektiğini, aile konutunun müvekkilinden habersiz olarak ipotek verildiğini, konutun evlilik birliği içinde 2004 yılında satın alındığını, müvekkilinin rızası olmadığını, bu durumu kıymet takdiri raporu ile öğrendiğini, iddia ederek aile konutu olan taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına, tapuya aile konutu şerhi konulmasına, gayrimenkulün satışının durdurulmasına” karar verilmesini istemiştir .