İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 15/10/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket, ... Ltd. Şti. adı altında ticari iş yaptığını, Davalı tarafın müvekkilinden sünger ve granür satın almak istediğini, ve bu çerçevede taraflar satışa ilişkin anlaşmaya vardıklarını, müvekkili şirket söz konusu ürünleri eksiksiz ve hatasız olarak ürettiğini, …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2056 KARAR NO: 2025/1774 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/08/2025 Ara Karar NUMARASI: 2025/734 E. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 15/10/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket, ... Ltd. Şti. adı altında ticari iş yaptığını, Davalı tarafın müvekkilinden sünger ve granür satın almak istediğini, ve bu çerçevede taraflar satışa ilişkin anlaşmaya vardıklarını, müvekkili şirket söz konusu ürünleri eksiksiz ve hatasız olarak ürettiğini, ürünlerin davalı tarafça teslim alındığını, müvekkili ile davalı arasında yapılan iş nedeniyle : 17/01/2025 tarihli "..." belge numaralı 67.824,00-TL tutarındaki, 03/02/2025 tarihli "..." belge numaralı 111.438,49 TL tutarındaki futura, 04/03/2025 tarihli "..." belge numaralı 126.821,16 TL tutarındaki fatura, olmak üzere 3 adet fatura düzenlendiğini, davalının müvekkiline olan bakiye borcunun 246.553,65-TL olduğunu, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz nedeniyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nce takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerine de davalı taraf ile anlaşılamadığını belirterek davalı hakkında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Dosyadaki mevcut delillerin incelenmesinde, davalının taşınır ve taşinmaz malları ve üçüncü şahıslar nezdinde mevcut tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de İİK madde 257 gereği muacel alacağın bulunmadığı, alacağın varlığı ve miktarlarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin ihyati haciz talebinin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin ... Ltd. Şti. adı altında ticari iş yaptığını, davalı tarafın, yerel mahkeme dosyasına sundukları faturalarda görüleceği üzere, müvekkilinden sünger ve granür satın almak istediğini ve bu çerçevede taraflar satışa ilişkin anlaşmaya vardıklarını, müvekkili şirketin söz konusu ürünleri eksiksiz ve hatasız olarak üretmiş olup, ürünlerin davalı tarafça teslim alındığını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalı ... satış sözleşmesinden kaynaklı üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun üzerine taraflarınca, davalı/borçlu aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas Sayılı Dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu tarafından haksız bir şekilde takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazına karşı, taraflarınca Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/734 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, müvekkili şirketin, alacağının bulunması sebebiyle davalıya kestiği fatura asılları ve diğer yandan davalı borçlunun icra takibine itiraz ederken taraflar arasında yapılan ticari iş gereği yaptığı ödemeye ilişkin hiçbir belge sunmadığı , borca itirazının yalnızca süreci uzatmaya yönelik olduğu ve hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığının da görüleceğini, faturalardan ve davalının imzasını ihtiva eden depo çıkış formlarından da görüleceği üzere müvekkili şirketin alacağının bulunduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirket alacağını yaklaşık olarak bile değil kesin olarak yerel mahkeme nezdinde ve yapmış oldukları istinaf başvurularında ispatlamış bulunduğunu, bu sebeple yerel mahkemede dava dilekçeleri ile; davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz, banka hesabı, tapu vs üzerine ihtiyati haciz konulmasının talep edildiğini, ihtiyati haciz taleplerinin hukuka aykırı olarak yerel mahkemece reddedildiğini, bu sebeple taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurma gereğinin doğduğunu, ihtiyati haciz kararına dayanak olan kanun maddesinde, ihtiyati haciz talep edilebilmesi için gereken şartlardan bahsedildiğini, bu şartların, rehinle temin edilmediğini ve vadesi gelmiş bir para borcu alacağının bulunması olduğunu, bu şartların gerçekleşmiş olup söz konusu kanun maddesine göre yerel mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, kanuna aykırı olarak ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, bununla birlikte yerel mahkemece "...İİK madde 257 gereği muacel alacağın bulunmadığı, alacağın varlığı ve miktarlarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir" şeklinde hukuka aykırı olarak ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, kararda, ihtiyati haciz kararı için muaccel alacağın bulunması koşulunun sağlanamadığı gerekçesi ile ret kararı verilmişse de tüm bu anlatılanlar ışığında, borcun muaccel olduğunu, Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyasında borçlu/davalı haksız olarak borca itirazlarında, borcun muaccel olmadığına dair herhangi bir itirazda bulunmamış ve buna dair herhangi bir belge de sunmadığını, hal böyleyken düzenlenen faturalara süresi içerisinde borçlu/davalı itiraz etmediğinden faturaların içeriğini ve borcun varlığını kabul etmiş bulunduğunu, İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için gereken tüm şartlar mevcut olmasına rağmen, yerel mahkeme tarafından ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı borçlunun mal kaçırma ihtimalinin bulunmakta olup, haricen öğrendikleri üzere, hakkındaki tüm takiplere itiraz ederek takipleri durdurma ve müvekkilini zarara uğratma maksadında olduğunu, yerel mahkemece İhtiyati haciz talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/734 Esas sayılı dosyasının 27/08/2025 tarihli "ihtiyati haciz talebinin reddine" ilişkin ara kararın kaldırılarak, davalı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borca yetecek miktarda öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise belirlenecek uygun bir teminat miktarı tarafımızca yatırılmak kaydıyla ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Yapılan inceleme sonunda işbu derdest davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket, ... Ltd. Şti. adı altında ticari iş yaptığını, Davalı tarafın müvekkilinden sünger ve granür satın almak istediğini, ve bu çerçevede taraflar satışa ilişkin anlaşmaya vardıklarını, müvekkili şirket söz konusu ürünleri eksiksiz ve hatasız olarak ürettiğini, ürünlerin davalı tarafça teslim alındığını, müvekkili ile davalı arasında yapılan iş nedeniyle : 17/01/2025 tarihli "..." belge numaralı 67.824,00-TL tutarındaki, 03/02/2025 tarihli "..." belge numaralı 111.438,49 TL tutarındaki futura, 04/03/2025 tarihli "..." belge numaralı 126.821,16 TL tutarındaki fatura, olmak üzere 3 adet fatura düzenlendiğini, davalının müvekkiline olan bakiye borcunun 246.553,65-TL olduğunu, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz nedeniyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nce takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerine de davalı taraf ile anlaşılamadığını belirterek davalı hakkında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 27/08/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla: "...İhtiyati haciz müessesesi İİK nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir İİK 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebileceği gibi borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa da alacaklı vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir.” hükmünü amirdir. Dosyadaki mevcut delillerin incelenmesinde, davalının taşınır ve taşinmaz malları ve üçüncü şahıslar nezdinde mevcut tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de İİK madde 257 gereği muacel alacağın bulunmadığı, alacağın varlığı ve miktarlarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR :Yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacı vekilinin İHYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE, 2-İşbu müteferrik karardan bir suretinin taraflara tebliğine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere..." karar vermiştir. Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır. İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Derdest davanın konusunun cari hesap ve faturalara dayalı ödenmeyen para alacağının davalıdan tahsili için başlatılmış ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davacının takip ve davaya konu para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla davalının malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istediği anlaşılmıştır. HMK'nın 389. Maddesinde : " (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." şeklinde hüküm altına alınmış olup, yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulları da varsa ancak doğrudan dava / uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararının verilebilecek olması , davacı vekilinin üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istediği davalının taşınır ve taşınmaz mallarının bizzat kendilerinin , ayınlarının yani mülkiyetlerinin ise işbu davanın / uyuşmazlığın doğrudan konusu olmamaları nedeniyle söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. vd. Maddeleri gereğince aranan gerekli yasal koşulları bulunmadığından sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesiyle takip ve dava konusu para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına da istemiştir. İstinaf dilekçesine ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Takip ve davaya konu bir miktar para alacağı yönünden cari hesap ve faturalara dayalı olarak istenen ihtiyati haczin kabulü için ise ,dayanak cari hesap ve faturaların davacı tarafça her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen belgelerden olması nedeniyle İİK 257 vd. Maddeleri gereğince ihtiyati haczin kabulü için alacağın varlığı ve miktarına dair hususlar yönünden yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların , bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı , dayanılan işbu belgelerin İİK 257 vd maddeleri gereğince ihtiyati haczin kabulü için yaklaşık ispata yeterli olmadıkları, bu nedenlerle söz konusu ihtiyati haciz talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı vekilinin işbu talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/734 Esas sayılı 27/08/2025 TARİHLİ ARA KARARININ hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacıdan peşin olarak alındığından hakkında yeniden harçla ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile hmk 362/1-f ve 391/3 ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/10/2025