11. Hukuk Dairesi 2013/15095 E. , 2014/4023 K. Taraflar arasında görülen davada verilen 02/07/2013 tarih ve 2011/105-2013/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşü…
**11. Hukuk Dairesi 2013/15095 E. , 2014/4023 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 02/07/2013 tarih ve 2011/105-2013/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin çift imza ile temsil ve ilzam yetkilisi , diğer yetkili önceki imzalarını fotokopi çekmek suretiyle oluşturduğu talimatları davalı çekerek müvekkiline ait hesapları boşalttığını, davalı yanca hiç imzasız, çift imza kuralına rağmen tek imzalı, meçhul kişilerce imzalı talimatlara dayanarak hesapta işlemler yapıldığını, bu itibarla Bankanın duyulan güvene uygun davranmadığını, talimatlardaki imzanın temsil ve ilzama yetkili kişilerce atılıp atılmadığını kontrol etmediğini, talimat asıllarını istemediğini, denetim ve kontrol yükümünü, özen borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şirket ortaklarının kardeş olduklarını, aynı kardeşlerin bir kısım avantajlardan faydalanmak maksadı ile kurduklarını, sözü geçen para çıkışlarının çok büyük bir kısmının bu şirkete yapıldığını, davacı yanca sözü edilen 144 adet işlemden 36 adedi 'ye olmak üzere 41 adedinin ithalat amaçlı olarak yurtdışı firmalara gönderilen transfer işlemlerine ait olduğunu, 670.000 USD tutarlı bir işlemin ise dövize endeksli kredi kullandırımı amaçlı olup diğer ortağın hesabına geçtiğini, tüm işlemlerin davacı şirketin ticari faaliyeti ile ilgili ve davacı yararına yapıldığını, kredi kullanımına ilişkin olan 20 adet işleme ait ekstrenin noter aracılığıyla davacıya gönderildiğini, işlemlere itiraz etmeyen hesap sahibinin icazet vermiş sayılacağını, ortakların birbirini ibra ettiklerini, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. .../... -2- Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tek imzalı ya da imzasız hesap hareketleri bulunmaktaysa da dava konusu banka işlemlerinin rutin şirket faaliyetleri doğrultusunda yapıldığı, hesaptan kişilere para çıkarılmadığı, bir kısım işlemlerin ithalat amaçlı olarak yurtdışı firmalara gönderilen transferlere ilişkin olduğu, yurtdışına havalelerin, yine şirketin iki ortağının müştereken sahip oldukları şirketine yapıldığı, şirket ortakla hesaptaki hareketlerden sonra 02.05.2007 tarihinde aralarında protokol düzenledikleri, buna göre; davacının şirket hesaplarını bildiği ve mali müşavirine incelettiği, şirketin %50 ortağı ve müdürü olan Bahir'in büyük montanlı havaleleri bilmediğini ileri sürmesinin mümkün bulunmadığı, şirketin bir zararının doğmadığı, iki ortağın da bu işlemleri biliyor veya bilebilecek durumda bulundukları, düzenlenen 02.05.2007 tarihli protokole göre de bu bilgiye sahip olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, iki ortaklı şirketin ortakları olan dava dışı Havaya konu edilen en son bankacılık işleminden ve bankacılık işlemlerinin tetkik edilip şirket adına verilen talimatların usulsüz olduğunun tespit edildiğini bildiren ortak eşide ettiği 21.06.2007 tarihli ihtarnameden sonra 01.08.2007 tarihli ibraname ile şirket işlemlerinden dolayı birbirlerini ibra etmelerine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.