T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2020/795 - Karar No:2026/214 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2020/795 KARAR NO : 2026/214 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2017 NUMARASI : 2015/72 E-2017/470 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2020/795 - Karar No:2026/214 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2020/795 KARAR NO : 2026/214 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2017 NUMARASI : 2015/72 E-2017/470 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli davada Dairemiz kararının davacı vekilince temyiz edilmiş olup Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin bozma kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; davalılar tarafından müvekkili aleyhine Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/770 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, müvekkilinin yokluğunda takibin kesinleştirildiğini ve müvekkili şirketin banka ve araç kayıtlarına haciz konulduğunu, oysa müvekkilinin davalılara hiçbir borcunun bulunmadığını, takip dayanağı olarak gösterilen uzlaşma tutanağının, tapu senedinin ve sair belgelerin müvekkili ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalıların, müteveffa ...’nın geçirmiş olduğu kaza neticesinde kendilerini sorumluluktan kurtarmak ve açılmış olan ceza davasında müteveffa ...'nın mirasçılarının kendileri hakkında şikâyetçi ve müdahil olmaması için ortada herhangi bir ilam, müfettiş soruşturması veya aktüerya raporu olmadan salt kendi kararları ve tercihleri ile müteveffa ...'nın ailesi ile ev almak suretiyle uzlaştıklarını, uzlaşma tutanağı ile müteveffanın mirasçılarından hak ve alacaklarını sözde temlik alarak müvekkiline rücu etmek için müvekkili hakkında haksız ve mesnetsiz bir şekilde takip yaptıklarını belirterek; Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/770 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, davalıların takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili özetle; müvekkili ... İnşaat ile davacı arasında imzalanan 20/08/2014 tarihli sözleşme gereğince davacının ... Kargo’ya ait binada panel döşeme işini yaptığını, davacının sigortalı işçisi müteveffa ...'nın, davacının işlerini yaparken geçirmiş olduğu kaza sonucunda 31/08/2014 tarihinde vefat ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesi gereğince iş kazasından kaynaklanan tüm hukuki ve cezai sorumluluğun davacıya ait olduğunu, davacının sözleşme konusu işi yapmış olduğu sırada ortaya çıkan sorumluluğun müvekkili tarafından giderilmesi nedeniyle müvekkilinin davacıya rücu hakkının açık olduğunu, davacının yapmış olduğu işlerden kaynaklı alacağının 50.000,00 TL'lik kısmının davacının zarar görenlerin zararını karşılayıncaya kadar ödenmemesinin kararlaştırıldığını, müteveffanın ailesi ile yapılan görüşmeler neticesinde zarar ve taleplerinin karşılığı olarak kendilerinin beğendiği bir ev alınması konusunda anlaşıldığını ve müteveffa ...'nın yasal mirasçıları olan eşi ve çocuklarının, müteveffanın vefatına sebep olan olaydan dolayı üçüncü şahıslara karşı her türlü müracaat ve rücu haklarını müvekkili şirkete devrettiklerini, müvekkili şirketin, mezkur uzlaşma tutanağı ile 123.000,00 TL alınan meskenin bedeli ile bu meskenin edinimi için 4.920,00 TL tapu harcı, 187,50 TL tapu işlem bedeli, 2.500,00 TL emlakçı komisyonu olmak üzere toplam 130.607,50 TL ödediğini, müvekkili şirketin iş kazası nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 130.607,50 TL'yi, taraflar arasındaki sözleşmeler, TBK 49. ve devamı maddeleri ile müvekkili şirketin müteveffanın yasal mirasçılarının haklarına halef olması sebebiyle davacıya rücu hakkı bulunduğunu, davacıya olan 50.000,00 TL iş bedeli borcunun, TBK’nın 143.maddesi gereğince müvekkili şirketin muhataptan rücu hakkı bulunan alacaklarına takas edildiğini, müvekkilinin davacıya bir borcu olmadığı gibi hali hazırda icra takibi ile kesinleşmiş 80.607,50 TL takip alacağının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece verilen 14/06/2017 tarih ve 2015/72 Esas, 2017/470 Karar sayılı davanın kabulüne, davacının Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2015/770 esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, diğer taleplerin reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 04/10/2019 tarih ve 2017/1359 Esas- 2019/911 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2015/72 Esas, 2017/470 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davalı ... İnşaat....Ltd.Şti. yönünden davanın reddine, davalı ......A.Ş. Yönünden ise davacı alt taşeron ile davalı taşeron ... İnşaat...Ltd.Şti. arasında düzenlenmiş 20/08/2014 tarihli sözleşme bulunmasına rağmen davacı alt taşeron ile yüklenici diğer davalı ......A.Ş. arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi davacı ile davalı yüklenici arasında akdi ilişki kurulduğu da iddia edilmediği, Sözleşmeler Hukuku'nun en temel ilkelerinden birisi olan sözleşmelerin nispiliği kuralı gereği sözleşmenin, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağladığı, davalı ... ...A.Ş.'nin dava konusu icra takibini davacı ile diğer davalı ... İnşaat...Ltd.Şti. arasında düzenlenen 20/08/2014 tarihli sözleşmeye dayanarak kazaya uğrayan davacı işçisinin mirasçılarına ev almak suretiyle ödeme yaptığı gerekçesiyle takip başlattığı, sözleşmenin tarafı olmayan bu davalının sözleşmeye dayanarak ödeme yaptığı iddiasıyla ödemenin rucuen tahsili kapsamında icra takibi yapamayacağı gerekçesi ile davalı .......Şti. yönünden davanın kabulüne, davacının Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2015/770 Esas sayılı dosyasında davalı .......A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine, temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği, karara karşı davacı vekilince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 09/06/2020 tarih ve 2019/3700 E- 2020/1385 K sayılı ilamı ile; "1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin davalı yüklenici ... Gayrimenkul İnş. Tic. A.Ş.'ye yönelik tüm, diğer davalı ... İnş. Tic. A.Ş. (Eski Unvan: ... İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti.) yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu kazanın 5510 sayılı Soyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13/a maddesine göre iş kazası olduğu, davalı yüklenici ... Gayrimenkul İnş. Tic. A.Ş.’nin %20, davalı ... İnş. Tic. A.Ş.’nin (Eski Unvan: ... İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti.) %20, davacı alt taşeronun ise %40 oranında kusurlu olduğu, SGK tarafından 116.288,12 TL peşin sermaye değerli gelirin mirasçılara bağlandığı, pesin sermaye değerinden tarafların kusurları oranında sorumlu olduğu, davacının da ayrıca kendisinin de uzlaşma tutanağı sunarak mirasçılara ödeme yaptığı 37.000,00 TL yönünden mirasçılara halef olduğu, destekten yoksun kalma tazminat toplamı 224.455,28 TL olup, davacı tarafından 37.000,00 TL, davalılar tarafından 130.607,50 TL ve SGK tarafından rücuya esas miktarın 93.030,00 TL olup hak sahiplerine ödenen toplam miktarın 260.638,00 TL olduğu, tarafların fazla yaptıkları ödemeyi birbirlerine rücu edemeyecekleri ve netice olarak davalıların rücu edebilecekleri miktarın 23.438,57 TL olduğu, davalıların 50.000,00 TL’yi de takasa konu etmesi nedeniyle davacıdan alacakları olmadığı yönünde verilen rapor üzerine davanın reddine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nce ise, davalı .... Tic. A.Ş. ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle ödeme yaptığı iddiasıyla sözleşme ilişkisine taraf olmayan davacı aleyhine takip yapamayacağı, diğer davalı ... İnş. Tic. A.Ş. (Eski Unvan: ... İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti.) yönünden ise taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinin sorumsuzluk anlaşması niteliğinde olduğu, davalı taşeronun ise SGK müfettişliği tarafından düzenlenen 24.04.2015 tarihli inceleme raporu ve Gaziantep 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/429 Esas, 2015/653 Karar sayılı kararında açıklanan olayın oluş şekline göre hafif kusurlu olduğu ve Türk Borçlar Kanunu’nun 115. maddesi gereğince taşeronun hile ve ağır kusuru tespit edilemediğinden takibe konu alacağın tamamından davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle taşeron ... İnş. Tic. A.Ş. (Eski Unvan: ... İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti.) yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı alt taşeron ... Dek. İm. İhr. Tas. Ltd. Şti. ile davalı ... İnş. Tic. A.Ş. (Eski Unvan: ... İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti.) arasında 20.08.2014 tarihli eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücu davalarında kusurun ve buna dayalı olarak yapılan tazminat hesabının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre araştırılıp, değerlendirilmesi gerekir. Davacı alt taşeron ve davalı taşeronun kusurunun SGK ve işçi sağlığı ile iş güvenliği mevzuatına göre incelenip değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece eser sözleşmesi ilişkileri konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan eser sözleşmesi, yüklenicinin (taşeronun-alt taşeronun) özen ve sadakat borcu hükümlerine göre ceza mahkemesinde verilen maddi vakıanın sübutuna ilişkin mahkümiyet kararı hukuk hakimini bağlayacağından ceza mahkemesinde mahküm olan iş sahibi-yüklenici taşerona az da kusur verilmesi gerektiği gözetilerek kusur oranları ve buna bağlı olarak davacının sorumlu tutulacağı rücüen teminat alacağı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve SGK müfettişliği inceleme raporuna itibar edilerek Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... İnş. Tic. A.Ş. (Eski Unvan: ... İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti.) hakkındaki davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." gerekçesiyle Dairemizin kararının bozulmasına ve dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup, bozma sonrası dosya Dairemize gönderilmekle Dairenin 2020/795 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dairemizin 08/07/2020 tarihli Yargıtay bozma ilamı ekli duruşma günü bildirir tensip tutanağının taraf vekillerine tebliğ edildiği, Dairemizin 30/09/2020 tarihli duruşmasında; davacı vekili Yargıtay bozma ilamına uyulmasını, davalı vekili ise bozma ilamındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 09/06/2020 gün 2020/3700 Esas, 2020/1385 Karar sayılı karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı doğrultusunda 1 inşaat, 1 elektrik mühendisi ile sözleşme hukukundan anlayan uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine dosya tevzi edilerek alınan 09/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı alt taşeron ... Dek. İm. İhr. Tas. Ltd. Şti.ile davalı Yamans İnş. Tic. A.Ş. (Eski Unvan: ... İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti.) arasında 20.08.2014 tarihli eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücu davalarında kusurun ve buna dayalı olarak yapılan tazminat hesabının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğinden, TBK'nın 471. maddesinde; “MADDE 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.” hükmünün yer aldığı, kazanın meydana gelmesine neden olan, “trafo direği ile bir sonraki direk arasındaki iletkenlerin ilave binada olayın meydana geldiği noktaya çok yakın geçtiği..., gerilim altındaki iletkenler için kabul edilen azami yaklaşma mesafesinin 10-50 KV arasında 90 cm olduğu, olayın meydana geldiği yer ile iletkenler arasındaki mesafe 90 cm'den daha az ize manyetik alanın oluşturduğu çekim kuvvetinden dolayı kişi iletkenlere dokunmasa bile elektrik çarpmasına maruz kalabileceği, projeye onay veren kuruluşun O.G. trafo direği ile diğer direk arasındaki iletkenlerin tehlike arz edebileceği, hattın toplanmasından sonra projenin onaylanması gerektiği veya tehlikenin ortadan kaldırılması ile ilgili olarak projeye şerh düşerek projenin onaylanması gerektiği, .... ... Kargo A.S'nin ve yapı denetim şirketinin 2.Etap projesi üzerinden ruhsat talebinde bulunurken parsel üzerinde bulunan enerji nakil hattını inşaat alanında göstermediğini ve inşaat verini bos arsaymış gibi vasıflandırdığı” göz önüne alındığında davacının bu tür bir problemi bilmesinin mümkün olmadığı, bu konunun davacının özen ve sadakat borcunu yerinde getirmesinde, basiretli bir tacir olarak bu hatayı bilmesinin mümkün olmadığı, davalıların ... Kargo'nun kazaya sebep olan bu hatasını bildikleri ve yetkililerini kurtarmak amacıyla müşteki ile uzlatıklarının görüldüğü, sonuç itibariyle davacı alt taşeron ... Dek. İm. İhr. Tas. Ltd. Şti.'nin kazanın meydana gelmesi nedeni olan iletken kablonun hatalı olarak projelendirilmesi nedeni ile bir sorumluluğa ilişkin vakıanın olmadığı sebebiyle Gaziantep Organize Sanayi Müdürlüğünce onaylı hatalı projeyi bilmesinin mümkün olmadığı hususunun değerlendirildiği, davalıların olayda ... Kargonun bu hatasını gizlemek amacıyla ve yetkili şüphelilerin cezalandırılmasını önlemek amacıyla müşteki ile uzlaşarak uzlaşma tutanağı düzenledikleri ve bunu Gaziantep Asliye Ceza Mahkemesine sundukları kanaatine varılmıştır. Davacı vekili: rapora karşı beyanlarını aynen tekrar ederek, davalının istinaf itirazlarının reddine ve davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Davalı vekili: rapora karşı itirazlarımızı aynen tekrar ederek, bozma ilamında belirtilen ceza davasında verilen kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, itirazları ve bu hususlar değerlendirilerek Gaziantep 42. Asliye Ceza Mahkemesi 2024/36 Esas sayılı dosyasının istenilmesini ve ek rapor alınmasını talep ettikleri görülmüştür. Gaziantep 42. Asliye Ceza mahkemesi'nin 2024/36 Esas sayılı dosyası celp edilmiş olup yapılan incelemede; mağdurların ölen işçinin yakınları ... ile ... olduğu, sanıkların ... Kargo yetkilisi ... ile ... Gayrimenkul ...A.Ş.nin grup firması vasfına sahip ... inşaat ... Ltd. Şti çalışanı ... olduğu, taksirle ölüme neden olmadan yapılan yargılama sonucunda sanıkların olayın oluşumunda yetki ve sorumluluklarının bulunmadığı gerekçeleri ile üzerilerine atılı suçtan beraatlerine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 04.09.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 05/11/2025 tarihli celse ara kararı bozma ilamına uygun ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyetine tevdi edilen ve 26/01/2026 tarihli dosyaya sunulan ek raporda; dava konusu olayda, dava dosyası içeriğine göre; taraflar arasında imzalanan 20.08.2014 tarihli eser sözleşmesinin "Yüklenici ve İşçilerin Kazaya Uğramaları, Emniyet Tedbirleri, Çalışma ve İş Güvenliği" başlıklı 11. maddesi içeriğinde tüm sorumluluk davacı tarafından üstlenilmesi, meydana gelen kazada önlem almak görev ve sorumluluğun sözleşme ile davacıya verildiği, Gaziantep 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararıyla davalıların kazanın olmasında herhangi bir kusuru, ağır kusur, hile veya kasta dayanan bir davranışı bulunmadığının tespit edildiği, buna dayanarak davalılara atfedilecek herhangi bir kusurlu davranışının olmadığı, Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/770 esas sayılı dosyası ile ilgili olarak, davalıların icra takibi ile kesinleşmiş 80.607,50 TL takip alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Davaya konu Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/770 takip sayılı dosyasının incelenmesinde; davalılar ... Gayrimenkul İnşaat Tic.A.Ş. ve ... İnşaat Turizm San ve Tic.Ltd.Şti. tarafından davacı ... Dekorasyon İmalat İhracat Tasarım Ltd.Şti. hakkında “03/12/2014 tarihli uzlaşma tutanağı, tapu örneği, tapu ve emlakçı masraf belgeleri, Ankara 38. Noterliğinin 22/12/2014 tarih ve 41462 yevmiyeli ihtarı, Ankara 38. Noterliği’nin 16/12/2014 tarih ve 40142 yevmiyeli ihtarı ve 20/08/2014 tarihli sözleşmeye dayanılarak yapılan ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı, Gaziantep 42. Asliye Ceza Mahkemesi 2024/36 Esas sayılı dosyası, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücu davalarında kusurun ve buna dayalı olarak yapılan tazminat hesabının eser sözleşmesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda; eser sözleşmesinde yüklenicinin özen ve sadakat borcu hükümlerine göre ceza mahkemesinde verilen maddi vakıanın sübutuna ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlayacağından ceza davasında sanık olan davalı ... İnş. ...Ltd. Şti çalışanına az da olsa kusur verilmesi ihtimali gözetilerek yargılaması devam eden ceza dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiştir. Dairemizin 04/10/2019 tarih, 2017/1359 Esas, 2019/911 Karar sayılı kararına ilişkin Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 09/06/2020 tarih, 2019/3700 Esas, 2020/1385 Karar sayılı bozma ilamında "Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin davalı yüklenici ... Gayrimenkul İnş. Tic. A.Ş.'ye yönelik tüm, diğer davalı ... İnş. Tic. A.Ş. (Eski Unvan: ... İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti.) yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin sair temyiz nedenlerinin reddine karar verildiği, bozma ilamının; kusur oranları ve buna bağlı olarak davacının sorumlu tutulacağı tazminat alacağı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmasına yönelik olduğu anlaşılmakla bozma sonrası yapılan yargılamada Gaziantep 42. Asliye Ceza Mahkemesi 2024/36 Esas sayılı dosyasında sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, kararın kesinleştiği, sonrasında Dairemizce alınan ek raporda da davalıların davaya konu kazanın olmasında herhangi bir kusur, ağır kusur, hile ve kastının olmadığının belirlendiği, uyulan Yargıtay bozma ilamı ve bozma ilamı kapsamında sair ret ile kesinleştirilen hususlar da dikkate alındığında davacı alt taşeron ... Dekorasyon ...Ltd.Şti. ile davalı taşeron ... İnşaat...Ltd.Şti. arasında düzenlenen sözleşmenin "Yüklenici ve İşçilerin Kazaya Uğramaları, Emniyet Tedbirleri, Çalışma ve İş Güvenliği" başlıklı 11. maddesinde; yüklenicinin (davacının) kendi personelinin İş Kanunu, SGK Kanunu, tüm güvenlik tüzükleri ve ilgili tüm mevzuat hükümlerine uygun davranmasını sağlamaktan ve ilgili mevzuat hükümlerinin, talimatların gerektirdiği önlemleri almaktan münhasıran sorumlu olduğu, işin devamı süresince işyeri ile işin bağlantısı kabul edilecek yerlerde işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili meydana gelecek kaza, hasar ve zararlara karşı gerekli her türlü güvenlik tedbirlerini almaya zorunlu olduğu, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını ve uygulanmasını, çalıştırdığı işçilerin kazaya maruz kalmadan emniyetli bir şekilde çalışmaları için yapacakları işlere göre uygun her türlü koruyucu malzemenin temini ile işçilere verilmesini ve kullandırılmasını iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili kanun tüzük ve yönetmelik ve genelge gibi mevzuatla belirlenmiş ve belirlenecek olan hususların tatbikini ve kontrol edilmesini sağlayacağı, alet ve edevat, makine veya başka maddelerle diğer vasıtaların kullanılması veya herhangi bir işin yapılması dolayısıyla vukua gelebilecek yangın ve kazalardan korunmak için bütün tedbirleri alacağı, korunma usul ve çarelerini işçilerine ve operatörlerine öğreteceği, iş güvenliği ile ilgili malzemeleri temin edeceği, işçiler ve operatörlerin kendilerine verilen kıyafet ve kişisel koruyucuları kullanılmasını sağlamak ve denetlemekle yükümlüğü olduğu, ana yükleniciye, iş güvenliği riski oluşan durumu hemen yazılı olarak bildireceği, iş güvenliğinin sağlanmasını talep edeceği kabul edilmiş; maddenin son fıkrasında ise, davacının çalışanlarının inşaat alanında emniyet kemersiz, baretsiz ve yapmış olduğu görevin niteliğine göre kullanması gerekli iş güvenliği araç-gereçlerini kullanmadığı tespit edilirse tüm hukuki ve cezai sorumluluğun yükleniciye ait olacağının kabul edildiği, sözleşmenin bu hükmünün, Türk Borçlar kanunu'nun 115. maddesi hükmüne uygun ve taşeron davalı ... İnşaat...Ltd.Şti.'nin hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin “sorumsuzluk anlaşmasıdır” olduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 115. maddesine göre borçlunun kendisinin hile veya ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmanın, kesin olarak hükümsüz olacağı fakat borçlunun kendisinin hafif kusurundan sorumlu olmayacağına dair bir sözleşme hükmünün geçerli olacağı, yukarıda açıklandığı üzere, ceza dosyasında verilen ve kesinleşen beraat karar ile bozma ilamına uygun olarak alınan ve denetlenebilir şekilde düzenlenen ek rapor uyarınca davalı taşeron ... İnşaat...Ltd.Şti.'nin kusurunun olmadığı, bozma ilamı kapsamında sair ret kapsamında kalıp kesinleşen hususlar da dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde kararlaştırılan sorumsuzluk anlaşması uyarınca, davalı tarafından Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/770 Esas sayılı dosyasına konu takip alacağından (davalının dava dışı ölen işçinin mirasçılarına ev almak suretiyle yaptığı ödemenin tamamından) davacı alt taşeronun sorumlu olduğu kanaatine varılarak davalı ....Şirketi yönünden davanın reddine, bozma ilamında davalı ......Şirketi yönünden; davacı ile şirket arasında akdi ilişkin olmaması ve husumet nedeni ile davanın kabul edildiği, buna ilişkin temyiz talebinin reddedilerek kesinleştiği anlaşılmakla davanın bu davalı hakkında kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... inşaat....Ltd.Şti. yönünden davanın reddine, davalı ... ...A.Ş. yönünden davanın kabulü ile davacının Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2015/770 sayılı dosyasında davalı .......A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... İnşaat....Ltd.Şti. yönünden davanın REDDİNE, 2-Davalı ... ...A.Ş. yönünden davanın KABULÜ ile davacının Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2015/770 sayılı dosyasında davalı .......A.Ş.'ye BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 3-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gereken 5.506,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.376,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.129,72 TL harcın davalılardan ... Gayrimenkul....A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.376,58 TL peşin harcın davalılardan ... Gayrimenkul ....A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 250,05 TL posta masrafı, 19.750,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 20.027,75 TL yargılama giderinin davalılardan ... Gayrimenkul...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... İnşaat...Ltd.Şti. tarafından yapılan 9 tebligat gideri 100,00 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.198,60 TL vekalet ücretinin davalılardan ... Gayrimenkul...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... İnşaat....Ltd.Şti.'ye verilmesine, 10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır