11. Hukuk Dairesi 2023/4730 E. , 2024/8105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/81 Esas, 2023/1068 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/407 E., 2020/663 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön
**11. Hukuk Dairesi 2023/4730 E. , 2024/8105 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/81 Esas, 2023/1068 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/407 E., 2020/663 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.11.2024 günü hazır bulunan tüm davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Fulden Çakır dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ...'ın 22.06.2013 tarihinde çocuksuz vefat ettiğini ve geriye davacı kız kardeşi ... ile erkek kardeşi ...'ın çocukları ..., ... ve ...'ı mirasçı olarak bıraktığını, murisin ölümüne kadar İzmir ... ve İzmir ... şubelerine çok büyük paralar yatırdığını ve çektiğini, murisin vefatından sonra davalı bankanın ... Şubesi'ne başvurarak hesap hareketlerini talep ettiklerini, murisin adı geçen bankadaki toplam hesap hareketinin yaklaşık 360.000 euro olduğunun taraflarına bildirildiğini, hasta olup tedavi gören murisin hastalandığı tarih olan 2007 tarihinden sonra davalı bankanın ... şubesi'ne gidip kendi imzası ile para çekmesinin mümkün olmadığını, ödeme dekontlarındaki imzaların incelenmesinde imzalar arasındaki büyük farklar olduğunu, belgeler üzerindeki imzaların murise ait olmadığını ve sahte imza atılarak evrak düzenlendiğini ileri sürerek sahte imza atılarak çekilen paraların miktarının tespiti ile bankanın sorumluluğu altındaki bedelin sahte imza ile çekildikleri tarihten itibaren işleyecek reeskont faizleri ile birlikte davalı bankadan tahsili ile hisseleri oranında müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2020 tarihli beyan dilekçesi ile murisin hesabından çekilen paraların toplam miktarının 220.045 euro olduğunu, 4.631.83 euro faiz işlediği, toplam miktarın ise 224.676.83 euro olarak hesaplandığını belirterek davanın 224.676.83 euro üzerinden karara bağlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'ın müvekkili bankada vadesiz hesaba sahip olduğunu, 23.01.2007, 24.08.2007, 12.12.2008, 02.01.2009, 16.04.2010, 17.02.2012 tarihlerinde davacı tarafından toplamda 220.045 euro para çekildiğini, yapılan ödeme dekontlarına bakıldığında murisin hesap açılışı sırasında atmış olduğu imzayla ödeme dekontları üzerindeki imzalar arasında bir farklılık olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek bahisle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacıların miras bırakanının 22.06.2013 tarihinde çocuksuz olarak vefat ettiği, geriye davacı kız kardeşi ile erkek kardeşinin çocuklarını mirasçı olarak bıraktığı, davacı ...'un da vefat ettiği, geriye kalan mirasçıların davaya dahil edildiği, murisin davalı banka müşterisi olduğu, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca mevduat hesabından bir kısım paralar çekildiği, davalının makbuz asıllarını mahkemeye sunamadığı, fotokopi belgeler üzerinden imza incelemesi yapılamayacağı, murisin paraların çekildiği tarihlerde fiil ehliyetine haiz olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alındığı, anılan tarihlerde murisin fiil ehliyetine haiz olmadığının tespit edildiği, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle tam ehliyetsizlerin hukuki işlemlerinin hükümsüz olduğu, dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığı, murisin hesabından çekilen 220.045 euro'nun iadesinin talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacıların murisi olan ...'ın, davalı bankada bulunan hesabından paranın çekildiği tarihler itibariyle fiil ehliyetinin bulunmadığı, davalı bankanın belirtilen tarihlerde çekilen paraların mudiye verildiğini yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği ancak ispat edemediği, murisin ehil kişi gibi davranarak davalı bankayı yanılttığına ilişkin bir delil de bulunmadığı, davacı taraf davayı açarken dava değerini 10.000,00 TL olarak gösterdiği, dava dilekçesinde alacak talebini TL üzerinden istediğinden bu tercihinden dönerek alacağın yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceği, istinaf sebebi olarak ileri sürülmese de kamu düzenine ilişkin bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği, alacağın yabancı para üzerinden tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 681.655,40 TL'nin 16.06.2015 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle ibraz edilecek mirasçılık belgesindeki miras paylarına göre davacılara ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, banka mevduat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 uncu maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve mudinin kendisinin banka hesabından para çekmesi halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumluluğu gündeme gelecek ise de bankanın işlemlere dair dekont asıllarını sunamamış olmasına ve imza incelemesinin bir kısım fotokopi belge üzerinden yapılmış olması nedeniyle itibar edilemeyecek olmasına göre, netice itibariyle doğru olan ve usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına. 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.