T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/207 Esas KARAR NO :2026/296 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI :2025/683 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH:02/12/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA:Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/207 Esas KARAR NO :2026/296 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI :2025/683 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH:02/12/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA:Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı bankanın 25.09.2024 tarihinde yalnızca "Sanal POS" terminali kullanımına ilişkin “Üye İş yeri Sözleşmesi” tahtında müvekkilin sözleşmeye ve basiretli tacir olmanın gerektirdiği yükümlülüklere aykırı hiçbir işleminin bulunmamasına rağmen davalı banka tarafından yapılan işlem silsilesinin müvekkili maddi ve manevi anlamda zarara uğratması neticesinde taraflarınca huzurdaki davanın18.09.2025 tarihinde ikame edildiğini, ...'ye yapılan fesih bildiriminin tedbiren askıya alınmamasının dava devam ettiği sürece müvekkilin ticari hayatına engel olması nedeniyle ihtiyati tedbir taleplerinin yineleme zaruretinin hasıl olduğunu, taraflarınca HMK md.390 uyarınca yaklaşık ispat kuralına istinaden tüm bilgi ve belgeleri dilekçeleri eklerinde ibraz ettiklerini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 02/12/2025 tarih ve 2025/683 Esas sayılı ara kararında;"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının hem 28/11/2025 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu belgeler hemde dosyanın safahatında sunduğu belgeler birlikte ele alındığında davacının iddialarının yargılamayı gerektirmesi, davacının tedbir olarak talep ettiği ...'ye yapılan fesih bildiriminin tedbiren askıya alınmaması talebini dava dilekçesinin ''Sonuç ve İstem'' kısmında da yer aldığı başka bir deyişle tedbir ile elde edilmek istenen menfaat ile netice-i talebin örtüştüğü, bu hususun tedbirin mahiyetine aykırı olduğu ve tüm deliller birlikte ele alındığında Mahkememizce yaklaşık ispat koşulunun da bu aşamada gerçekleşmediği kanaatine varıldığından tedbir isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, basiretli tacir sıfatıyla özen yükümlülüğüne uygun biçimde hareket ettiğini, taraflarınca HMK M. 390 uyarınca yaklaşık ispat kuralına istinaden tüm bilgi ve belgelerin dilekçeleri ekinde ibraz edildiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerinin tamamını eksiksiz biçimde yerine getirmesi ve bankanın bir güven kurumu olması kapsamında özen yükümlülüğünün daha ağır olması nazara alındığında; şüpheli işlem bildirimi yapılan işlemlere istinaden tüm sorumluluğun müvekkile yükletilmesi haksız ve mesnetsiz olduğunu; ...'ye yapılan bildirim neticesinde; müvekkili şirketin yalnızca davalı banka nezdinde değil Bankalar Birliği'nde bulunan tüm bankalarda sanal pos hesabı açmaktan men edildiğini; bu kapsamda, müvekkilin ticari hayatının sekteye uğradığını, ödemelerini tahsil edemediğini ve dolayısıyla alacaklılarına ödeme yapamadığını ve ticareti fiilen durma noktasına geldiğini, bankanın fesih bildiriminin usulsüz olduğunu ileri sürerek İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 02.12.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında verilecek nihai karar kesinleşinceye kadar, ... nezdinde müvekkil aleyhine yapılan fesih bildiriminin tedbiren askıya alınmasına / kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, taraflar arasında akdedilen "Üye İş Yeri Sözleşmesi"nin genel işlem koşulu niteliği taşıdığı ve tüm rizikoyu kusursuz olarak davacıya yüklediği iddia edilen klozların hükümsüzlüğünün tespiti, davalı tarafından sözleşmenin feshedilerek yapılan haksız mahsup ve ters ibraz/chargeback işlemlerinin iptaline, bu sebeple davacının uğradığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tahsiline karar verilmesi talepli davada, ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Aynı yasanın 390/3. maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut talepte davacı vekili, davalının şüpheli işlem şikayeti sebebiyle davacının göndermiş olduğu belgeler dikkate alınmaksızın taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ve davacının pos üyeliğinin sonlandırıldığını, sözleşmedeki rizikoyu kusursuz davacıya yükleyen tüm maddelerin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, davalı tarafından haksız mahsup ve ters ibraz/chargeback işlemlerinin yapıldığını ve bu sebeple maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek davacı aleyhine Bankalararası Kart Merkezi (...) nezdinde yapılan bildirimin tedbiren kaldırılmasına yahut askıya alınmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından daha öncede aynı şekilde tedbir kararı talep edildiği, Mahkemece tedbir talebinin reddine karar verildiği ve Dairemiz tarafından bu karara ilişkin yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, söz konusu karardan sonra davacı lehine yaklaşık ispatı sağlayacak delil değişikliği olmadığı gibi uyuşmazlığın esasını çözecek nitelikte tedbir kararı verilmeyeceğinden davacı vekilinin 02/12/2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından mükerrer olarak yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.