T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1235 KARAR NO : 2026/115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/03/2022 NUMARASI: 2018/700 Esas - 2022/235 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit-|İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın r…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1235 KARAR NO : 2026/115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/03/2022 NUMARASI: 2018/700 Esas - 2022/235 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit-|İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı ... davalı vekillerince ve ayrıca ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair ....04.2022 tarihli ek karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının, ...03.2011 tarihinde İTO'ya tescil ile, 2.250.000.-TL sermaye ile her türlü aliminyum, demir, bakır, levha, profil imalatı, alım satımı, ithalat ve ihracatını yapmakta olduğunu, 02.11.2017 günü kimliği bilinmeyen şüphelilerce yapılan hırsızlık sonucu şirketin kasasının çalındığını, yapılan suç duyuruları ile, hırsızlık sonucu çalınmış bulunan çeklerin de açılmış bulunan ..... nolu hazırlık dosyasına bildirildiğini, ayrıca çalıntı çeklerte ilgili Anadolu 8.ATM.'de 2017/1201 E. dosyası ile çek iptal davası açıldığını, 30.11.2017 tarihinde mahkemece dava konusu çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini, dava konusu keşidecesi, ......Şti. olan 20.000.-TL'lik, ...Bankası ... şb.den düzenlenme ... no.lu çekin ...Şti.nden alındığını, çekin çalınmadan önce, defter kayıtlarından da görüleceği üzere, müvekkiline intikal etmiş olduğunu, davalının sahte çek hamili dışında olan cirantalarla ticari ilişkileri bulunduğunu, çeki iktisapta kusurlu ve kötü niyetli davranan davalı ile davacı müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, çek örneğinin bankadan temin edilemediği için incelenemediğini, lakin çekin müvekkillerinin uhdesinde iken çalınması sebebi ile müvekkilinin çek üzerinden kaşe ve imzasının bulunmamasının olası olduğunu, lakin dilekçe ekinde sunuları tüm kayıtların çekin müvekkilinin resmi defter ve kayıtlarına intikal ettikten sonra çalındığını ortaya koyduğunu iddia ederek, dava konusu çeklerin henüz icra takibine konu edilmemiş olması nedeni ile olası bir icra takibinin durdurulması konusunda İhtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu çekin (çek bedelleri ödenir ise bedellerinin) davalıdan istirdatını, davacının davalıya borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafından cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacı tarafından dava konusu ...01.2018 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ve çekin istirdatı ile dava konusu çek bedelinin davalı tarafından tahsil edilmesi halinde bedelin istirdatı isteniyle davalı aleyhine açılan iş bu menfi tespit ve istirdat davasında Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacı kayıtlarında; dava konusu, ...... Şb.den verilme, keşidecesi, ...Şti olan, ... no.lu, 19,01.2018 keşide tarihli 20.000.-TL'lik, çekin, davacı tarafından düzenlenen, ....10.2017 tarltı, .... na.lu tahsilat makbuzu ile ...'den tahsil kaydının, “çek girişi” açıklaması borç kaydedildiğinin tespit edildiği ancak yukarıdaki açıklamalar ve İstinaf ile Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere davalıların çekin iktisabı sırasında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığının davacı tarafça ispatlanamadığı bu nedenle çek veya bedelinin davalıdan istirdatı koşullarının oluşmadığı, dava konusu 19.01.2018 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin incelenmesi neticesinde keşidecisinin ...Limited Şirketi olduğu, lehtarının ......Limited Şirketi olduğu, lehtardan sonraki cirantaların sırası ile ...., ..., ....Limited Şirketi, ... ve son ciranta olan yetkili hamilin dosyamız davalısı ... olduğu, davacının ciranta olarak yer almadığı ve Bursa .... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı takip dosyasında davacının borçlu olarak yer almadığı bu denenle menfi tespit davasının da koşularının oluşmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ... davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkemenin 08.04.2022 tarihli ek kararı ile; "...Davalı vekili tarafından 30.03.2022 tarihinde uyap üzerinden gönderilen dilekçede 29/03/2022 tarihinde yapılan duruşmada davanın reddine karar verilmiş olup duruşma esnasında Ankara ..... İcra Dairesinin .... icra dosyasındaki tedbir ile ilgili bir karar verilmediği, iş bu sebeple ara karar düzenlenerek Ankara ... İcra Dairesinin ..... icra dosyasına konulan tedbir kararının kaldırılması ve kararın bir örneğinin Ankara.... İcra Dairesinin ...... icra dosyasına gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhtiyati tedbir kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2019/453 Es. Ve 2019/392 K. Sayılı ilamı ile verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 397/2. Maddesi " İhtiyati tedbirin etkisi aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder." şeklinde düzenlenmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 397/2. Maddesinde belirtildiği üzere nihai kararın kesinleşmesiyle ihtiyati tedbir kararı ortadan kalkacağından..." gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı da davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından delillerin eksiksiz toplanmasına rağmen hatalı değerlendirme yapıldığını, davanın kabulü gerekirken reddedildiğini, müvekkilinin çekin yasal hamili olduğunu, uhdesinde iken çalındığını, mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak dava konusu çekin ....10.2017 tarihli makbuz ile ...'den alındığını ve davacı şirketin resmi kayıtlarına intikal ettiğini belirtmiş olmasına rağmen müvekkilinin çekte ciranta olarak yer almaması nedeniyle davayı reddettiğini, çekin ticari hayatta ne şekilde kullanıldığı ve ne şekilde tedavül ettiğinin doğru olarak irdelenmesi gerektiğini, müvekkilinin teslim aldığı çeki yasal defterlerine intikal ettirerek meşru ve gerçek ticari ilişki sonucunda edindiğini, müvekkilinin kasasında saklanmakta iken hırsızlık sonucu çalındığını, bankaya ibraz için tarihi bekleyen çekin üzerinde müvekkilinin kaşesi olmaması kadar doğal bir durumun bulunmayacağını ancak resmi ve ticari kayıtlara göre müvekkili uhdesinde bulunduğunun ortaya konulduğunu, davalının iktisapta kötü niyetli olduğu gibi davanın tüm aşamalarında da kötü niyetli olduğunu, mahkemeye yalan söyleyen birinin kötü niyetli kabul etmemenin hukuken hatalı olduğunu, davalının basiretsiz ve kusurlu bir tacir olduğunu, davalı cevap vermediğini, inkar sınırlarında savunulmasının değerlendirilmesi gerektiğini, ticari defter ve kayıtlarını sunmadığını, ticari kayıtlarını gizleyerek çeki edinim sebebini ve iktisap anındaki kötü niyetini ispatlamalarını engellediğini, davalının çeki eline geçirirken haklı ve gerçek ticari ilişkisinin olmadığını, davalının çeki edinme sebebini açıklayamadığını, ...isimli bir şirkete mal sattığını, yüklü miktarda çek aldığını, çeklerin bir kısmında sorun olduğunu bildirmekle yetindiğini, davalının ...isimli şirkete karşı yürüttüğü icra takibi ya da şikayetinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mal sattığına açıklayamadığını, mahkemeye davalının yer aldığı benzer nitelikte bir çok davasının olduğunun bildirildiğini buna dair Bursa.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı ilamının sunulduğunu, çek örneği dikkatlice incelendiğinde ...ve ....isimli iki tane cironun olduğunu bu ciroların ise bilinmeyen meçhul şirketler olduğunun açık olduğunu, bunların tesadüf olmasının mümkün olmadığını, her iki çek örneğinde adı geçen şirketlerin kaşe ve imzalarının çalakalem atıldığını, davalının iktisap anında kötü niyetli kabul etmemenin dosya içeresindeki deliller çerçevesinde doğru ve adaletli bir yorum olmadığını, davalı hakkında benzer şekilde farklı farklı kişilerce açılan bir çok dosya olmasının tesadüf ile açıklanamayacağını, davalı hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/194136 Soruşturma sayılı dosyada şikayette bulunulduğunu, şikayetin sonucunda yeterli derecede araştırılmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, asıl ve ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece menfi tespit davasında davanın reddi yönünde karar verildiğini, kararın yalnızca icra inkar tazminatına hükmedilmemesi yönünde istinaf ettiklerini, davacı doğrudan müvekkili alacaklının alacağına kavuşmasını engellemek ve geciktirmek saikiyle hareket ettiğini, 12.04.2019 günlü karar ile takibin tedbiren durdurulduğunu, 2019 yılından beri müvekkilinin alacağına kavuşmasının kötü niyetli engellendiğini, İİK'nın 72/4 maddesi gereğince tazminata karar verilmesi gerektiğini, takip dosyasında tedbir kararı verildiğini, alacağı geç kavuşulması için elinden gelenin yapıldığını, aynı davada mahkemece 08.04.2022 tarihli ek karar verildiğini, ek kararda icra dosyasında konulan tedbir kararının kaldırılması talebinin reddi yönünde hüküm kurulduğunu, söz konusu kararın mevzuata aykırı olduğunu, İİK 72/4 maddesi gereğince davanın alacaklı lehine neticelenmesi halinde ihtiyati tedbir kararının kalkacağını, menfi tespit davasının alacaklı lehine sonuçlanması durumunda ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkması gerektiğini, HMK'nın 397/2. maddesi hükmünün burada uygulanmaması gerektiğini, gerekçeli kararda söz konusu maddeye atıf yapılmış ise de 72/4. maddenin mutlak hüküm olduğunu iddia ederek, kararın ve ek kararın kaldırılıp inkâr tazminatı talebinin kabulüne ve tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdadı ve İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ... davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, 20.000,00 TL bedelli çekin dava dışı şirket tarafından yine dava dışı şirket adına keşide edildiği, çek iptal davası açıldığı ve çekin bankaya ibraz edilmiş olmasının tespit neticesinde davacının iş bu davayı açmış olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, TTK'nın 792. maddedeki şartların oluşup oluşmadığı, davalının kötü niyetli şekilde ve ağır kusurlu şekilde çeki iktisap edip etmediği, mahkemece yapılan incelemenin eksik olup olmadığı ile davalı yararına tazminat verilmesinin gerekip gerekmediği ve ayrıca ihtiyati tedbire yönelik kararın kaldırılması talebinin mahkeme tarafından ek kararla reddine dair verilen hükmün usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı .... ... Şirketi tarafından ..... Bankası ... Şubesindeki çek hesabından dava dışı ..... Şirketi emrine ....01.2018 tarihinde 20.000,00 TL bedelli çekin keşide edildiği, söz konusu çekin lehtarı tarafından dava dışı ... Şirketine ciro edildiği, söz konusu ciranta tarafından çekin ... Ltd Şirketine ciro edildiği, çek üzerinde davacı şirketin unvanın yer almadığı, davacı şirket tarafından dava dışı şirket adına ...10.2017 tarihli düzenlenen tahsilat makbuzunda dava konusu çek ile birlikte dava dışı 10.000,00 TL bedelli çekin gösterildiği, davacı şirket tarafından iş yerinde hırsızlık iddiası ile ...11.2017 tarihinde şikayette bulunulduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/181809 Soruşturma nolu dosyasında 25.06.2018 tarihinde daimi ara kararı verildiği, davacı tarafça zayi olan çek nedeniyle İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1201Esas sayılı dosyasında 09.11.2017 tarihinde çek iptali davasını açmış olduğu, yargılama aşamasında dava dışı Garanti Bankası AŞ tarafından 14.05.2018 tarihli cevabı yazıda 19.01.2018 keşide tarihli çekin davalı ... tarafından ... .... Şubesine ibraz edilmiş olduğu ve mahkemelik işleminin gördüğünün belirtildiği, çek iptali davası aşamasında TTK'nın 757. maddeleri uyarınca çek bedellerinin ödenmesinin teminat karşılığında men edildiği, bankanın cevabı yazısı sonrasında davacı şirket tarafından 27.07.2018 tarihli dilekçe ile iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafça Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında çekle ilgili olarak çekin keşidecisi, lehtarı ve tüm cirantaları olmak üzere 20.000,00 TL asıl alacak ile ferileri toplamı 25.969,37 TL alacağın tahsili amacı ile 25.10.2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmıştır. Davacı, başlatılan icra takibinden dolayı paranın davalıya ödenmemesi için HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 07.11.2018 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Ara kararın istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 2019/453 Esas, 2019/392 Karar sayılı kararı ile davacı istinaf başvurusunun kabulü ve ilk derece mahkemesinin 07.11.2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve Bursa ...... İcra Müdürlüğünün...... Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paraların takip alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile ve teminat karşılığında kesin olarak önlenmesine karar verilmiştir. Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve ilgili delillerin celbi sonrasında ilk derece mahkemesince bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 18.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... ve Dava dışı ...Şti. firmalarının kayıtlarının inceleme gününde ibraz edilmemiş olması sebebi ile incelenemediği, dava dışı ......Şti kayıtlarında ... no.lu hesapta işlem gören davacıya ait ...'nin 31.12.2017 tarihi itibari ile, 84.520,81 TL alacak bakiyesi verdiği, davacı kayıtlarında takip edilen, .... no.lu dava dışı ....Şti. ...'nın, 31.12.2017 itibari ile, 90.068,63 TL, borç bakiyesi verdiği, böylece; dava konusu olmamakla birlikte, davacı ile dava dışı ... arasında gerçekleşen ticari faaliyetler neticesi, oluşan cari hesap bakiyeleri arasında (01.01.2017/31.12.2017 arası açılış ve kapanış kayıtları) mutabakatsızlık bulunduğu, dava dışı ...Şti.nin, ....10.2017 ... Yevmiye kaydında, .... ....la açıklaması ile müşterisi ... den almış olduğu, (201/120.590) 20.000.-TL'lik çekin giriş kaydını, 101-alınan çekler hesabına 19.01.2018-...... Çek” açıklaması ile yaptığının görüldüğü, ancak dava dışı ... Ltd.Şti.nin, 2017 yılına ait Kebir Defterinin ibraz edilmemesi sebebi ile, 101-Alınan Çekler hesabından ...Şti.ne çek çıkışının yapıldığının teyit edilemediği, dava dışı ... Ltd.Şti.'nin elektronik posta ile iletmiş olduğu, davacı adına takip ettiği .... no.lu ... muavin kayıtlarında ; dava konusu çekin davacı-....'a verildiğine dair herhangi bir ödeme borç kaydına rastlanmadığı, (Çekin alınış tarihi olan 12.10.2017 ile, 31.12.2017 arası) davacı kayıtlarında; dava konusu,.... ... şb.den verilme, keşidecesi, ...Şti olan 19.01.2018 keşide tarihli, 20.000.-TL'lik, çekin, davacı tarafından düzenlenen, 26.10.2017 tarihli tahsilat makbuzu İle ...'den tahsil kaydının, “çek girişi” açıklaması ile, 101-Alınan Çekler hesabına borç kaydedildiği, (.......... no-lu fiş,) 101- Alınan çekler hesabının muavin kayıtlarının incelenmesi neticesi, dava konusu çekin alınış tarihinden, dava tarihine kadar haşka bir hesaba nakledildiğine dair bir kayda rastlanmadığı, dava konusu 20.000.-TL'lik çekin alınış tarihinden itibaren olmak üzere, 31.12.2017 ve dava tarihi olan 27.07.2018 tarihi itibari ile, 101- Alınan Çekler Hesabı (Portföydeki Müşteri Çek ve Senetleri ) içerisinde yer aldığı, tespit edildiği, dava dosyasına sunulan çek fotokopisinden; dava konusu 19.01.2018 keşide tarihli 20,000.-TL'lik çekin, ...Şti tarafından, ...Şti. adına keşide edildiği, çek arkasında yer alan cirantaların sırası ile, ..., ..., ...Şti., ...Şti. ve .......Temizlik ... olduğu, cirantalar arasında ...Şti.'nin bulunmadığının görüldüğü belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; davacı kayıtları ile dava konusu çekin, tahsilat makbuzu ile ...'dan tahsil kaydının çek girişi açıklaması ile alınan çekler hesabına kaydedildiğini, çekin alınış tarihinden dava tarihine kadar başka bir hesaba nakledildiğine dair kayda rastlanmadığı şekilde bilirkişi raporunda tespit yapıldığını, dava konusu çekin müvekkili şirket kayıtlarına ve hesabına girdiğinin ancak çekin çalınması nedeniyle davalının yasal hamil olmadığının görüldüğünü,müvekkilinin çekte cirosunun bulunmaması nedeniyle sonraki cirantalar ile arasında hiçbir ticari ilişkinin olmadığının açık bir şekilde ortaya konulduğunu, hamilin yasal hamil olmadığını, çekin hırsızlık suçu konusu olduğunu, bir tacirin kıymetli evrakı teslim aldığı kişinin yetkili imzasının ya da ciro silsilesinin araştırmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ...'in kebir defterini dosyaya ibraz etmediğini, kapanış kaydının olmadığını, davalının çeki iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, şifahi bilgilere göre davalının hamili olmadığı çekleri tahsile koyduğu gerekçesiyle yürütülen bir soruşturmada tutuklandığını, davalının iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu belirterek, yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı açıklama ve itiraz dilekçesinde; ...Ltd Şirketi ile müvekkili şirket arasında yapılan işlemler neticesinde çekin müvekkiline verildiğine ilişkin faturaların ,çek teslim tutanakları, tahsilat makbuzlarının mahkemeye sunulmasına rağmen bilirkişiler tarafından incelenmediğini, bilirkişi raporunda dava dışı ... arasında gerçekleşen ticari faaliyetler neticesinde davacı ... şirket arasında kayıtlarda mutabakatsızlık bulunduğu hususuna yer verildiğini, ticari faaliyetlerde her çekin ticari defterlere kayıtlarının düzenli şekilde yapılmadığını, icra takibine konu çekin ticari ilişkiler neticesinde müvekkiline verildiğini, müvekkiline çeki cirolayarak veren .... Metal... Ltd Şirketi arasında yapılan işlemler neticesinde müvekkiline ilişkin faturaların, çek teslim tutanakları, tahsilat makbuzlarının bulunmasına rağmen davacının kötü niyetli olarak icra takibini durdurmak için dava açtığını, davacının çek üzerinde herhangi bir imzasının bulunmadığını belirterek, davanın reddine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Karar sonrasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kaldırılmasına dair talebi ise 08.04.2022 tarihli ek karar ile reddedilmiştir. TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür." aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çekin iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre davacı, dava konusu olan ve kendisine ticari mal karşılığı olarak verildiğini iddia ettiği çekin çalınarak rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda, çekin ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu gösteren herhangi bir delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda dava konusu çeke ilişkin bilgilerin yer almış olması davalı yönünden kötü niyet ve ağır kusuru ispatlar nitelikte kabul edilemeyeceğinden aksi yöndeki davacı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca davalı tarafça dosyaya çek teslim tutanağı, tahsilat makbuzu, irsaliyeli fatura örnekleri vb deliller de ibraz edilmiştir. Davacının cirosu yoktur. Davalı vekili ise davanın reddedilmiş olması nedeniyle İİK'nın 72. maddesi gereğince kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini ve ayrıca ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmış olacağından ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik talebin reddine ilişkin ek kararın yerinde olmadığına dair istinaf talebinde bulunmuştur. Davacı menfi tespit talep etmiş olmakla birlikte, davadaki talebin TTK'nın 792. maddesi gereğince açılan çek istirdadı olduğu, davacının çekte yer almadığından ve hakkında takip başlatılma tehdidi olmadığı gibi, başlatılan icra takibinde de borçlular arasında bulunmadığından yasal koşulları bulunmamakla, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.Davalının ek karara yönelik istinaf talebinin ise HMK'nın 394. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu maddenin ilk fıkrasında; karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına karşı itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. Somut davada, ihtiyati tedbir talebi ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Ara kararın istinafı neticesinde ihtiyati tedbir kararı dairemiz tarafından oluşturulmuştur. Davalı ihtiyatı tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi hükümde ihtiyati tedbire dair bir gerekçeye yer verilmemiştir. HMK'nın 397/2. fıkrasında; ihtiyati tedbir kararının etkisinin aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesine yer verilmiştir. Dava konusu çek miktarı göz önünde bulundurulduğunda, Dairemiz tarafından verilen bu hüküm kesin nitelikte olduğundan ve yasanın belirtilen düzenlemesi kapsamında ihtiyati tedbir kararının devamı söz konusu olmayacağından, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik ek karar için yapmış olduğu istinaf başvurusunda yargılamanın geldiği aşama dikkate alındığında hukuki yarar görülmeyerek reddi uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 651,30 TL bakiye istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 651,30 TL bakiye istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 29.01.2026 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.