7. Hukuk Dairesi 2009/6987 E. , 2010/548 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen uzman bilirk
**7. Hukuk Dairesi 2009/6987 E. , 2010/548 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen uzman bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içerisinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Kendi taşınmazındaki kuyudan su çıkartarak kullanan kişinin fiili, kaçak su kullanma olarak değerlendirilemez. Ancak, kişinin binada kullanılan kuyu suyu kadar atık su ürettiği, atık suların uzaklaştırılması konusunda verilen hizmetlerden yararlanması ve atık suları kanalizasyon şebekesi vasıtasıyla binadan uzaklaştırması halinde, tarife ile belirlenen atık su bedelinden sorumlu tutulması gerekir. Somut olaya gelince, davacı taraf davalının abone olmaksızın kaçak kuyu suyu kullandığını öne sürmüştür. Mahkemece, mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, davalı tarafa ait işyerinde mermer kesme ve işletme makinelerinde kullanılan kuyu suyunun kimyasal arıtıma tabi tutulduktan sonra geri dönüşümlü olarak kullanıldığı, bu nedenle imalatta kullanılan su nedeniyle atık su oluşmadığı gibi bu suyun kanalizasyona da deşarj edilmediği, sadece işyerindeki lavabo ve tuvalette kullanılan atık suların çok küçük çaplı plastik bir boru ile kanalizasyon şebekesi vasıtasıyla binadan uzaklaştırdığı, bu nedenle işyerinde kullanılan kuyu suyu nedeniyle davalının su ve atık su bedelinden sorumlu tutulmaması gerektiği açıklanmış, mahkemece bu rapor benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir. Davalıya ait işletmede imalatta kullanılan kuyu suyu nedeniyle su ve atık su bedeline hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davalı tarafa ait işyerinde lavabo ve tuvalette kullanılan su nedeniyle oluşan atık suların çok küçük çaplı boru ile de olsa, atık suların uzaklaştırılması konusunda davacı kurum tarafından verilen hizmetlerden yararlanarak kanalizasyon şebekesi vasıtasıyla binadan uzaklaştırdığı dikkate alındığında, davalı tarafın atık su bedelinden sorumlu tutulması gerektiği kuşkusuzdur. Eksik araştırma ve soruşturma ile yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular göz önüne alınarak, dosya yeniden önceki bilirkişi kuruluna verilmeli, davalıya ait işyeri kayıtları incelenerek işyerinin büyüklüğü ve çalışan personel sayısı gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle işyerinde lavabo ve tuvalette kullanılan aylık ortalama atık su miktarının ve bulunacak atık su miktarına göre de davacının tahsilini istemekte haklı olduğu atık su bedelinin hesaplanması konusunda ek rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir. Mahkemece, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 74,00 TL temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 09.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.