Hukuk Genel Kurulu 2017/1022 E. , 2018/1729 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki “Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararının İptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi Sıfatı ile) “davanın reddine” dair verilen 29.08.2013 tarihli ve 2013/349 E., 2013/367 K. sayılı karar davacı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 08.05.2014…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1022 E. , 2018/1729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki “Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararının İptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi Sıfatı ile) “davanın reddine” dair verilen 29.08.2013 tarihli ve 2013/349 E., 2013/367 K. sayılı karar davacı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 08.05.2014 tarihli ve 2014/39 E., 2014/7158 K. sayılı kararı ile; "...Davacı vekili dilekçesinde, davalının müracaatı üzerine Tepebaşı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 06.05.2013 tarih ve 9/225 sayılı kararı ile; elektrik faturaları üzerinden tahsil edilen kayıp/kaçak kullanım bedelinin iadesi yönünde karar aldığını, sözkonusu kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, elektrik faturalarında yer alan kayıp/kaçak kullanım bedeli dahil tüm bedellerin Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulunca alınmış olan “Kurul Kararı” gereğince müşterilere tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek Tepebaşı Tüketici Sorunları Hakem Heyetince müvekkili şirket aleyhine verilen kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; kaçak elektriği davalının kullanmadığını, başkalarının kaçak elektrik kullanması sebebiyle tüketiciye bunun bir miktar kısmının yansıtılmasının hakkaniyetle ve adaletle bağdaşmayacağı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiştir. Davanın niteliği ve müddeabihi itibariyle, kararın temyizinin mümkün olup olmadığı, bir başka ifadeyle esas kararın kesin olup olmadığı tartışılmalıdır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2. maddesinde, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, dolayısıyla temyizinin olanaklı bulunmadığı hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu bu hükümle açık bir biçimde, bir kararın temyiz kabiliyetini haiz bulunup bulunmadığını belirlerken, davanın miktar veya değeri yanında temel ölçü olarak davanın türünü de esas almıştır. Davada, davacının abonelerinden almakta olduğu kayıp-kaçak bedelinin alınmamasına dair Tüketici Sorunları Hakem Heyetince verilen kararın iptali istemiyle açılmış; davalının yarattığı çekişmenin giderilmesi talep edilmiştir.