15. Ceza Dairesi 2013/5499 E. , 2014/21627 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Şikayetçi ...'in, sanığa 370,00 TL parayı otobüs ile gönderdiğini ve şikayetçi olduğuna ilişkin beyanı ile mağdur ...'nın sanık ile telefonda görüştüklerini, kendisine güven vermediği için istediği parayı göndermediğine yönelik ifadesinin birbirine karıştırılarak sanığın ...'e karşı eylemi nedeni ile mağdurun para göndermed…
**15. Ceza Dairesi 2013/5499 E. , 2014/21627 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Şikayetçi ...'in, sanığa 370,00 TL parayı otobüs ile gönderdiğini ve şikayetçi olduğuna ilişkin beyanı ile mağdur ...'nın sanık ile telefonda görüştüklerini, kendisine güven vermediği için istediği parayı göndermediğine yönelik ifadesinin birbirine karıştırılarak sanığın ...'e karşı eylemi nedeni ile mağdurun para göndermediği, sanığın hileli hareketine inanmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanığın kendisini yeni açılacak bir tekstil firmasının genel koordinatörü olarak tanıtıp, mağdur ve katılanlara işçi alımı yapacaklarını, işe alınanları Belçika'da kursa gönderip, iki ay sürecek kurs için toplam 1000 Avro maaş ödeyeceklerini, bunun için pasaport ve vize işlemlerini yapacaklarını söyleyerek fotoğraf, ikametgah ilmuhaberi gibi evraklar ile birlikte masraf adı altında bir miktar para alıp ortadan kaybolduğu somut olayda; 1-Sanık hakkında katılanlar ..., ..., ...,ile mağdurlar ..., ..., ..., ..., ...'a yönelik dolandırıcılık suçları nedeni ile kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 10 tam gün olarak tayin edilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “10 gün” ve “200 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık hakkında ... ve ...'ya yönelik dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; a-Mağdurun sanığın aynı konutta birlikte oturmadığı kardeşi olması ve şikayetçi olmadığını bildirmesi karşısında sanık hakkında TCK'nın 167/2. maddesi gereğince düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, b-Mağdur ...'ya yönelik dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak; mağdurun Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 01.10.2007 tarihinde istinabe ile alınan ifadesinde sanık ile telefonda görüştüklerinde kendisine güven vermediği için istediği parayı göndermediğini söylemesi nedeni ile unsurları oluşmayan suç bakımından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken sanki şikayetçi ... bu şekilde ifade vermiş gibi hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, c-Kabule göre de; Sanığın her iki mağdura yönelik eylemleri nedeni ile; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 10 tam gün olarak tayin edilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.