11. Hukuk Dairesi 2023/5162 E. , 2024/7336 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/961 Esas, 2023/964 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/128 E., 2021/56 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne
**11. Hukuk Dairesi 2023/5162 E. , 2024/7336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/961 Esas, 2023/964 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/128 E., 2021/56 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde doktora öğrencisi iken hocası Prof. Dr. ... ve doktora öğrencileri ... ile ... ile “Süpervizör Rolleri Ölçeği’nin (SRÖ) Geliştirilmesi” konusu üzerinde araştırma ve çalışmalar yaptığını, bu çalışmanın fikir ve eylem aşamalarının her aşamasında davacının yer aldığını, önceki sunum ve yayınlarda davacının da adına yer verildiği halde 28.11.2018 tarihinde Tübitak Ulakbim Dergipark’ın internet sitesinde Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt: 18 Sayı:4’te “Süpervizör Rolleri Ölçeği’nin(SRÖ) Geliştirilmesi” başlığıyla davacının ismi çıkartılarak yayınlandığını, yayınlanan “Süpervizör Rolleri Ölçeği’nin” fikir temellerinin atılmasında davacının emeğinin büyük olduğunu, her ne kadar ikinci yayınlanan makale daha geniş ise de davacının adının yer aldığı ilk makalenin tamamının, ikinci makalenin içerisinde yer aldığını, aynı zamanda davacı tarafından geliştirilen fikir ve yöntemlerin tamamının söz konusu ikinci makalede kullanıldığını, ancak davacının isminin hiçbir yerde zikredilmediğini, söz konusu çalışmaya çok emek veren davacının isminin ikinci makaleden çıkartılması sonucunda davacının fikir ürünü olan hiçbir hususuna saygı gösterilmediğini, manevi bütünlüğü ve onurunun ağır şekilde zedelendiğini, davacının isminin yer aldığı “Süpervizör Rolleri Ölçeği’nin Geliştirilmesi: İlk Psikometrik Bulgular” isimli makalenin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (5846 sayılı Kanun) uyarınca eser niteliği, davacının eser sahibi niteliği taşıdığını, “adın belirtilmesi salahiyeti” kapsamında davacının isminin olmadan eserin kullanılması, yayılması ve basılmasının intihal meydana getirdiğini, ayrıca eser sahibi davacının adının yazarlar arasında silinerek yayınlanmasının 5846 sayılı Kanun’un 35 inci maddesindeki iktibas serbestisinin ve 38 inci maddesindeki şahsen kullanmanın sınırlarını aştığı, tecavüz meydana getirdiğini, davacının adına önceden eser sahibi yazarlar arasında yer verilirken sonradan adının silinmesinin kötü niyet teşkil ettiğini ileri sürerek 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın makalenin kabul tarihi olan 28.11.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davanın kabulü halinde masrafların davalılardan alınarak mahkeme ilamının, kararın kesinleşmesinden sonra yayınlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; doktora programı kapsamında davalı müvekkili ile birlikte doktora öğrencileri olan davacı ve diğer davalı ...'in “Psikolojik Danışmada Süpervizyon Eğitimi” adlı dersi yine dosyanın diğer davalısı Prof. Dr. ... yönetiminde aldıklarını, verilen ders kapsamında doktora öğrencilerine dersin yöneticisi tarafından araştırma projesi ödevi verildiğini, bu ödev neticesinde davacının da diğer doktora öğrencileri gibi anılan dersten başarılı sayıldığını, verilen bu araştırma projesi ödevinin dersin hocası olan Prof.Dr.... yürütücülüğünde bir bildiri metnine dönüştürüldüğünü, 4 sayfa, 1190 sözcükten oluşan bu bildirinin 2015 yılında Mersin ilinde yapılan XIII. Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi'nde sunulduğunu, bildirinin oluşmasındaki fikir babasının dersin yöneticisi ve hocası olan Prof. Dr. ... olduğunu, daha sonra davacının 2016 yılı Temmuz ayından sonraki süreçte önce açığa alındığını, daha sonra da 1 Eylül 2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile görevden ihraç edildiğini, bunu müteakiben doktora öğrenciliğinin de sonlandırıldığını, bu süreçten yaklaşık 2 yıl sonra huzurdaki davaya konu olan makalenin yayınlandığını, makalenin yayınlandığı tarih itibariyle davacının üniversite bünyesinde herhangi bir konumunun ve makalede herhangi bir katkısının da bulunmadığını, davacının akademik bilgi ve birikiminin, süpervizyon gibi teknik ve ayrıntılı bir konuda gerçekleştirilen bir bilimsel araştırmanın fikri aşamalarına katkılar yapmasının söz konusu olamayacağını, söz konusu araştırmada davacının Türk Dili yeterliliğini inceleme ve İngilizce çeviri gibi konularda görev aldığını, yaptığı katkılar ölçüsünde de bildiri çalışmasında üçüncü sırada yazar olarak yer aldığını, bu sebeple davacının söz konusu araştırmanın tüm fikir ve eylem aşamalarının tamamında yer aldığı iddiasının gerek davacının bilgi birikiminin yeterli olmaması, gerekse de uzmanlık alanı ve aldığı eğitimin farklı bir branştan olması nedeniyle gerçeklere aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu makalede, bildiri çalışmasına atıf yapıldığını, dolayısıyla yasal mevzuat gereği bir intihalin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, bir öğrenci olarak, kendisine verilen proje ödevini tamamlamaya gayret gösterdiğini, bunun neticesi olarak aldığı dersin, vize ve finalinden başarılı sayıldığını, teknik bir konu olan süpervizyon eğitimi konusunda, dersi aldığı tarihlerde davacının hiçbir fikrinin bulunamayacağını, süpervizyonun uzman bir psikolojik danışmanın, daha deneyimsiz olan bir psikolojik danışman adayına, psikolojik danışma sürecinde destek olması anlamına geldiğini, kendisinin psikoloji ya da rehberlik ve psikolojik danışmanlık konularında hiçbir temele sahip olmadığından, bahse konu proje ödevinin, çalışmayı yapan diğer davalıların gayretleri ile neticelendiğini, davacının, müvekkilinin yönlendirmesi ve önemli düzeydeki katkısı ile yapılan çalışma dışında psikolojik danışma/ psikoloji alanıyla ilgili herhangi bir bildiri, makale ya da çalışmasının da bulunmadığını, davacının iddialarının aksine, müvekkili ve diğer davalılar tarafından hazırlanan ve bağımsız bir çalışma olan makalede davacının dahili olmadığını, bildiri olarak hazırlanan metnin 4 sayfa ve 1190 sözcükten ibaretken, makale olarak hazırlanan metnin 19 sayfa ve 6689 sözcükten meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının makale çalışması başladığında yeni veriler toplanırken ve yeni veriler yorumlanırken sürece dahil olmadığını, makale sürecine her hangi bir katkı sağlamadığını, yazarlık kriterlerine uymadığını, adı geçen bildiri ve makale incelendiğinde bildiride sunulan araştırmaya ait verilere ek olarak veriler toplandığını, araştırmanın revize edilerek yeniden tasarlandığını, makale sürecinde verilerin tekrar yorumlandığını, makale ve bildiride bulguların farklı olduğu gibi bir çok gerekçe ile bildiri ve makalenin farklı çalışmalar olduğunun görüleceğini, etik olarak bildiriye atıf yapılmasının yeterli olduğunu, makale ve bildiri çalışmasından dolayı hiç bir yazarın maddi kazanç elde etmediğini, davacının, bir öğrenci olarak, kendisine verilen proje ödevini tamamlamaya gayret gösterdiğini, bunun neticesi olarak da almış olduğu dersin, vize ve finalinden başarılı sayıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalıların yayınladığı “Süpervizör Rolleri Ölçeği’nin (SRÖ) Geliştirilmesi” isimli makalenin ilk dipnotunda, “Süpervizör Rolleri Ölçeğinin Geliştirilmesi: İlk Psikometrik Bulgular” isimli bildirinin yayımlandığı/ sunulduğu kongreye atıf yapılmış olsa da, bu sözlü bildirinin eser sahiplerinden biri olan davacının adına dipnotta yer verilmediği, davacının adına başkaca bir dipnotta veya makalenin herhangi bir başka yerinde bildirinin eser sahiplerinden biri olarak yer verilmemesi eylemi karşısında, davacı bakımından bildiriden yararlanarak oluşturulan davaya konu makalenin iktibas serbestisi şartlarını taşımadığı, davalıların eyleminin davacının eser sahipliğinden kaynaklı adın belirtilmesine ilişkin manevi hakkının ihlaline sebep olduğu, davacının uğradığı manevi zarara karşılık davalılardan manevi tazminat talep edebileceği, davalıların eylemlerinin iktibas serbestisi sınırında kalıp kalmadığı ve buna bağlı olarak davacının eser sahipliğinden kaynaklı mali- manevi haklarının ihlal edilip edilmediği olgularının hukuki sorun kapsamında; hukuki sorunları çözme ödevinin ise mahkemenin görevi kapsamında kaldığı, “Süpervizör Rolleri Ölçeğinin Geliştirilmesi: İlk Psikometrik Bulgular" isimli eserin niteliği ve niceliği, bu eser üzerinde davacının ortaya koyduğu fikri katkı, bu eserde davacı haricinde davalıların da eser sahibi olarak ortaya koydukları fikri katkı, davalıların yayınladığı makalede bildiriden alıntılar yapılması, ancak bu bildirinin eser sahiplerinden biri olarak davacının adına yer verilmemesi eyleminden kaynaklı davacının fikri çabasının zedelenmesi, tarafların mali, sosyal ve ekonomik durumları ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü maddesi hükmünde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkeleri uyarınca davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, davacının, manevi hakkının ihlal edildiğine ilişkin mahkeme kararının ilan edilmesini talep etmekte haklı sebep ve menfaatinin bulunduğu, zira davacının eser sahibi olarak ortaya koyduğu fikri çabanın zedelenmesi eylemini, mahkeme kararının ilanı yolu ile üçüncü kişiler nezdinde giderebileceği gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın 28.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde davacının talepte bulunması halinde, masrafı müteselsilen davalılardan karşılanmak kaydıyla hüküm özetinin ulusal ölçekte yayın yapan gazetelerden birinde bir defaya mahsus olmak üzere yayınlanmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporuna göre davalılarca hazırlanan ve 28.11.2018 tarihinde yayımlanan makalede davacının eser sahipleri arasında bulunduğu bildiriden alıntılar yapıldığı, davaya konu makalenin ilk dipnotunda “Bu çalışmaya ilişkin öncül bulgular 13. Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresinde sözlü bildiri olarak sunulmuştur.” ifadesinin yazıldığı, bununla birlikte, bildirinin eser sahiplerinden biri olan davacının adına yer verilmediği, 5846 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması suretiyle iktibas yapılması caiz ise de, maddenin son fıkrası uyarınca iktibasın belli olacak şekilde yapılması gerektiği, ilim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yerin de belirtileceği, somut uyuşmazlıkta bu belirtmenin yapılmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda aksi yönde değerlendirme yapılmış ise de, İlk Derece Mahkemesi kararında da belirtildiği gibi alıntının hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin hakim tarafından çözülmesi gereken hukuki bir mesele olduğu, davacının eser sahipliğinden kaynaklı manevi hakkının ihlal edildiği, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının tazminatın da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, hükmedilen vekalet ücretinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davacı tarafından maddi tazminat isteminden feragat edilmiştir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.5846 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası, 10 uncu maddesi, 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 70 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.