T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/246 Esas KARAR NO: 2026/455 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2024/557 Esas - 2025/839 Karar TARİHİ: 24/12/2025 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/246 Esas KARAR NO: 2026/455 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2024/557 Esas - 2025/839 Karar TARİHİ: 24/12/2025 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili banka arasında ticari ilişki kurulmuş kredi kullandırılmış bunun karşılığında davalı ile ile 4.000.000,00 TL'lik 02.01.2023 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından kredi ödemeleri zamanında yapılmamış ve ....Noterliğince 04.03.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabı kat edildiğini ve tebliğ edildiğini, Noter tarafından gönderilen ihtarnameye süresinde itiraz edilmediğini ve ihtarda verilen süreye rağmen borcun ödenmediğini, temerrüte düşen borçlu/davalı aleyhine 05.03.2024 tarihinde İstanbul ......İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasıyla 15.242,63- TL asıl alacak 57,16-TL işlemiş faiz ile toplam 15.299,79-TL ve harca tabi olmayan borçlu tarafından verildiğini ancak alacaklıya iade edilmediğini, 4 adet çek yaprak bedeline bulunan sorumluluk tutarı 30.540.-TL gayrinakit kredi (Takip tutarı-Faiz,vekalet ve masraflar hariç) alacakları için icra takibi başlatıldığını, takip sonrası herhangi bir ödeme olmadığını, icra takibi başlatılan borçlular tarafından icra takibine itiraz edildiğini, yapılan itirazın iptali için dava şartı olarak arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak anlaşılamadığını belirterek davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptaline, takibin, İstanbul Banka Alacaklıları İcra Dairesi... Esas. sayılı dosyası nakit ve gayrinakit alacak miktarı üzerinden devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere inkâr kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/12/2025 tarih ve 2024/557 Esas - 2025/839 Karar sayılı kararında; ".......Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı şirket arasında 02/01/2023 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, bu kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak sebebiyle davacı tarafından davalılara 04/03/2024 tarihli hesap kat ihtarının gönderildiği ve ihtarla birlikte 1 gün süre verildiği, ihtarnamenin davalılara 06/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davaya konu takibin ise İstanbul .. ... İcra Dairesinin... E.sayılı dosyası ile 05/03/2024 tarihinde başlatıldığı yani takibin hesap kat ihtarıyla verilen süre dolmadan açıldığı, bu durumun TMK m.2'ye aykırı olduğu ve takip tarihi itibariyle istenebilir bir alacak bulunmadığı gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklı bankanın icra takibine geçilebilmesi için hesabın kat edilmesinin yeterli olduğunu, ödeme süresi beklemeden, kat ihtarnamesinde ödeme için verilen süreden önce icra takibine başlanması halinde sadece faiz hesabında dikkate alınması gerektiğini, müvekkil bankada icra takibinden evvel hesabı kat etmiş ihtarnamenin tebliğe çıkartıldığını, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında borçluların bildirdikleri adrese tebliğe çıkartıldığını ve tebliğ edilmiş sayıldığını, borçlulara ait bu ihtarname ile hesap kat edilmiş kanunen müvekkilin alacaklı sıfatıyla icra takibi yapılması için yeterli olduğunu, ihtarname tebliğ ile temerrüt faizi işlemeye başlayacağından borçluların ihtarname ile temerrüte düştüğünü, Bilirkişi raporunda da alacaklarının tespit edildiğini, ancak yerel mahkemece takip tarihi itibariyle alacaklarının bulunmadığına karar vererek davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin alacağına kavuşmasını engellediğini, Kabul anlamına gelmemekle ihtarnamenin tebliğ edilmediğini tespit eden mahkemenin ancak temerrüt faizi yönünden ihtarname tarihi değil, takip tarihini baz alarak alacaklarının temerrüde düştüğüne karar vermesi ve faiz hesaplamasında dikkate alması gerektiğini, yani müvekkilin alacağına ilişkin borçlulara ihtarnamenin tebliği zorunlu olmayıp kat edilmesi yeterli iken, mahkemece bu husus hiç gözetilmeden alacakları olmadığına ilişkin karar verilerek haklı davanın reddine karar verilmesinin aykırılık teşkil ettiğini, MK 2 iyiniyet ve dürüstlük kuralları ile hiç bir ilgisi olmadığını bağdaşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, Davacı... A.Ş. ile davalı asıl borçlu ........A.Ş. arasında, 02.01.2023 tarihli 4.000.000.00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ın ise iş bu sözleşmeyi 4.000.000.00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefil ...'nın asıl borçlu şirketin ortağı olduğu ve kefaletin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından davalı muhataplara ... Noterliğinden gönderdiği 04.03.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile;'' kullandırılan kredi hesabı borcunun ödenmemesi sebebiyle 04/03/2024 tarihi itibariyle hesabın kat edildiği, kat tarihi itibariyle 15.242,63 TL nakdi alacağın ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren (1) gün içerisinde ödenmesi, muhatap ... ........Anonim Şirketi'ne Bankaca teslim edilmiş 4 adet çekin iadesi veya Çek Yasası gereği, Banka Sorumluluk tutarının teminatını oluşturmak üzere 30.540,00 TL. Depo ücretinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren (1) gün içerisinde, Bankada faizsiz bir hesapta depo edilmesi,'' ihtaren bildirilmiş, davalıların sözleşmede yazılı adreslerine gönderilen İhtarnamenin 06.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen bir günlük sürenin sonunda 08.03.2024 tarihinde davalılar temerrüde düşmüş ise de davacı banka tarafından davalı borçlulara tanımış olduğu 1 günlük süre dolmadan 05.03.2024 tarihinde borcun tahsili talebiyle davalılar hakkında İstanbul ....... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bir başka anlatımla davacı banka tarafından muacceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarih ve 2017/4707 Esas 2019/2247 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11 HD.'nin 11.02.2025 tarih ve 2024/2446 Esas - 2025/760 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden 05/03/2024 tarihinde icra takibine geçilmesi TMK'nun 2. maddesine aykırıdır. Hal böyle olunca takip tarihi itibariyle davalıların muaccel hale gelmiş istenilebilir bir borçları bulunmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetildiğinde; mahkemece, davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy çokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkin olup, ilk derece mahkemesi tarafından, davacı bankanın davalılara gönderdiği kat ihtarnamesindeki mehil dolmadan takip başlattığı, takip tarihi itibariyle alacağın henüz muaccel olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda; davacı banka tarafından davalılara 04/03/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile; 04/03/2024 tarihinde hesabın kat edildiği, 15.242,63-TL'nakdi alacağın bir gün içerisinde ödenmesi, 30.540,00-TL gayrı nakdi alacağın bir gün içerisinde depo edilmesi gerektiği, aksi taktirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. İhtarnamenin davalılara 06.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayan bir günlük süre dolmaksızın, 05/03/2023 tarihinde davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığı sabittir. Somut olayda, nakdi kredi alacağı; kredi lehdarı şirkete verilen çek karnesinden kullandırılan ve bankaya ibraz edilen çeklerin banka tarafından ödenen sorumluluk bedellerinden kaynaklanmakta olup, alacak hesabın kat edilmesiyle muaccel hale geldiği, kat tarihinden sonra ibraz edilip karşılıkları ödenen çekler bakımından ise, kat tarihi itibariyle henüz muaccel bir nakdi alacağın mevcut olmadığı, temerrüdün gerçekleşmesi için, 6098 Sayılı TBK'nun 117/1 fıkrasıda yer alan ve muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceğini öngören düzenleme karşısında, kat tarihinde muaccel hale gelen borç bakımından temerrüdün henüz gerçekleşmediği, aavacı banka tarafından davalılara gönderilen ihtarnamenin, mahkeme kabulünün aksine bir muacceliyet yahut erteleme ihbarnamesi değil, TBK'nun 117/1 fıkrası ile 6102 Sayılı TTK'nun 18/3 fıkrası kapsamında gönderilmiş bir temerrüt ihtarnamesi olduğu anlaşılmaktadır. Temerrüt ihtarname ile verilen bir günlük süre sonunda ve muaccel borç halen ödenmemişse gerçekleşecek, temerrüdün sonucu olarak davacı banka davalılardan, TBK'nun 120 ve TTK'nun 8, 9 ve 10 maddeleri çerçevesinde, temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebilecektir. Buna göre; temerrüt ihtarında verilen mehlin dolmasını beklemeksizin takip başlatılmasının sonucu, bu süre dolana dek temerrüt faizi talep edememekten ibaret olup, bu durum muaccel borcu müeccel hale getirmez. Aksi kabul; temerrüt ve muacceliyet kavramları arasındaki farkın ortadan kalkmasına, muaccel bir borcun borçlusuna gönderilen ve mehil içeren, borçluya temerrüdün sonuçları ile karşılaşmaksızın son bir ifa şansı tanınması amacını güden tüm temerrüt ihtarnamelerinin, alacaklının bu yönde açık bir iradesi olmasa dahi, borcun ödenmesinin ertelenmesi, başka değişle yeni bir vade tanınması, muaccel borcun müeccel hale gelmesi sonucu doğurmasına neden olacaktır. Yukarıda açıkladığım gerekçeler ile ihtarname ile verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden icra takibine geçilmesinin TMK'nun ikinci maddesine aykırı olduğuna, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel hale gelmiş bir borçları bulunmadığına, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediğine yönelik çoğunluk görüşüne katılmıyor, muhalif kalıyorum. 05/03/2026