T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2159 - 2025/2425 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2159 KARAR NO : 2025/2425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2023 NUMARASI : 2022/140 E. - 2023/161 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ank…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2159 - 2025/2425 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2159 KARAR NO : 2025/2425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2023 NUMARASI : 2022/140 E. - 2023/161 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/03/2023 tarih ve 2022/140 E. - 2023/161 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "... ... ŞEKİL" ve "..." ibareli markalarının mevcut olup davalının 2020/60370 başvuru sayılı "..." ibareli markanın 30. sınıfta tescili isteğine yönelik itirazının, YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin çatı markası olan "..." ve davalı şirketin çatı markası niteliğindeki "..." ibaresinin asli unsur olmadığı ve bu sebeple taraf markalarının asli unsurunun "..." ve "..." ibarelerinden oluştuğu, bu ibareler arasındaki görsel ve işitsel benzerliğin yanı sıra davaya konu markanın kapsamına alınma istenen mal ve hizmetler müvekkilinin markası kapsamında tescilli bulunduğundan tüketiciler tarafından markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının müvekkilinin markasının ulaşmış olduğu tanınmışlıktan haksız kazanç elde etme amacıyla hareket ettiğini ve davaya konu markanın tescilinin müvekkilinin markasının ayırt ediciliği ile itibarına zarar vereceğini, davalının müvekkilinin uzun yıllardan beri yoğun ve aktif olarak kullandığı markasına bu düzeyde benzer bir marka tercihinde bulunmasının kötü niyetli olduğunu ve aynı zamanda haksız rekabet niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-1646 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde davaya konu 2020/60370 başvuru sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, taraf markalarında ticaret unvanlarına yer verilmiş olması nedeniyle markaların farklı şirketlere aidiyetinin açık olduğunu, çatı markalarına eklenen kelime gruplarının tanımlayıcı olup benzerlik incelemesinin çatı markaları üzerinden yapılması gerektiğini, müvekkilinin markasındaki "..." ibaresinin ülke içinde kullanılmadığı ve vatandaşlar tarafından bilinmediğinin izahtan vareste olduğunu, davacının iddiasına temel dayanak yaptığı "..." ibaresinin Fransız menşeili, şekli itibarıyla domalan mantarını andıran, içi ganaj, dışı çikolata veya kakao tozu ile kaplı bir tür şekerlemenin adı olduğunu, ülke içinde bu ad altında çeşitli ve birbiriyle benzer nitelikte tatlılar yapıldığını, dolayısı ile tanımlayıcı olan bu ibarenin davacının tekeline bırakılamayacağını ve tanınmışlık koşullarının bulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait 2004/09656 nolu “... ...” ve 2005/51327 nolu “...” markaları ile davalı yana ait dava konusu “...” markası arasında 30. Sınıf içerisinde yer alan “Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” emtiaları bakımından “...” ibaresinin sektörel bir kavram, cins, çeşit bildirir nitelikte bir kelime olduğu, sektördeki katılımcıların eşit kullanım hakkı nedeniyle sözcüğün markasal bir vasfa haiz olmadığı, bu ibarenin önü veya sonuna ekler ya da farklı kelime ve şekil unsurları eklenmek suretiyle iktisadi anlamda farklı kaynakları işaret edecek nitelikte markalar oluşturulmasının mümkün olduğu, ayılan bu mallar bakımından markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, buna karşılık 30. Sınıfta yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” malları açısından, taraf markalarında ayırt ediciliği bulunmayan çatı markası niteliğindeki "..." ve " ..." unsurları haricinde kalan “...” ve “...” ile “... ...” markalarının benzer olarak atfedilebileceği, zira bu ibarenin kalan emtialar bakımından ayırt edicilik ve markasallık vasfını haiz olup davaya konu markadaki "..." ibaresi ile davacının "..." ve "..." markaları arasında işitsel ve harf dizilim itibariyle yüksek düzeyde görsel benzerliğin söz konusu olduğu, markalar arasındaki bu benzerliğin tüketiciler nezdinde markalar arasında ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkardığı, ancak dava dilekçesi ekinde muhtelif tarihli faturalar ve ... kayıtlarından oluşan davacı delillerinin tanınmışlık ve kötü niyet iddiasını kanıtlamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez." emtiaları bakımından 2022-M-1646 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/60370 sayılı markanın aynı mallar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının başvuru markası ile müvekkilin itiraza mesnet markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin büyük ölçüde aynı olduklarını, bu kapsamda davaya konu başvuru markasındaki "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül" malları ile müvekkilinin markası kapsamındaki "Ekmekler, pideler , pizzalar, lahmacunlar, baklavalar, şöbiyet , tulumba tatlıları, bülbül yuvaları, Pudingler, kazandibi, sütlaç, sup, muhallebiler, aşureler" malların ayırt edilmesinin mümkün olmadığını, yine davaya konu markada yer alan simit, poğaça, sandviç, kadayıf, keşkül vb. spesifik mallar müvekkilinin markası kapsamında olmasa dahi nihayetinde pastacılık ve fırıncılık mamulleri ve tatlı niteliğinde mallar olduğundan müvekkilinin markası kapsamındaki mallardan farklı olmadıklarını, bu hususların bilirkişi raporunda da tespit edildiğini dolayısı ile taraf marka işaretleri arasındaki benzerlik düzeyi nazara alındığında ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, dosyaya mübrez Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda ifade edildiği üzere trüf mantarının oldukça pahalı, Türkiye'de tüketimi yaygın olmayan ve ortalama tüketici nezdinde bilinmeyen bir ürün olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde trüf kelimesinin ve dolayısıyla markalarda yer alan "..." ibaresinin tanımlayıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla 30. sınıftaki "“Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar” ve “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” malları yönünden de iltibas ihtimali bulunduğunu, bilirkişilerin geriye kalan mallar yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğu yönündeki tespitinin bu iddialarını destekler nitelikte olduğunu ve müvekkilinin markasının tanınmış olup tanınmışlık koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvur dilekçesinde, davaya konu marka ile davacının itiraza dayanak markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle iltibasa yol açacak bir benzerlik bulunmadığını, ilgili tüketicilerin davalı şirkete ait başvuruya konu marka ile davacı şirkete ait itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere tarafların markalarının esaslı unsurunu oluşturan ... ibareleri arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davaya konu marka kapsamındaki 30. sınıfta bulunan emtiaların tamamının davacının itiraza mesnet markaları kapsamında olduğu, ancak "..." ibaresinin "oldukça güçlü bir aromaya sahip, taze olarak tüketildiği gibi, çeşni olarak da kullanılan trüf mantarı anlamının yanında, tipik olarak rom ile tatlandırılmış ve kakao ile kaplanmış, çikolata karışımından yapılmış yumuşak bir tatlı” anlamına da gelmesi nedeniyle sektörde 30. sınıfın 5. nolu alt grubundaki "Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar" ve 10 numaralı alt grubundaki "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" emtiaları bakımından cins/çeşit bildiren tanımlayıcı niteliğinin bulunduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ve davalı ... ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin davacı ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.