11. Hukuk Dairesi 2009/1419 E. , 2010/12743 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2008 tarih ve 2007/312-2008/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen gününde davalı avukatı Perihan Kızılaslan geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıld…
**11. Hukuk Dairesi 2009/1419 E. , 2010/12743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2008 tarih ve 2007/312-2008/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen gününde davalı avukatı Perihan Kızılaslan geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili müvekkili şirket nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı yükün davalı taşıyıcının sorumluluğu altında iken İstanbul-Bodrum taşıması esnasında hasarlandığını ileri sürerek ileri sürerek alacağın tahsili amacaıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetkili icra dairesinin Şişli İcra Daireleri olduğu, taşına eşyanın niteliğinin, değerinin belirtilmediğini, hasarın ambalaj hatasından kaynaklanmış olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının icra dairesinin yetkisine itirazında yetkili icra dairesini bildirmediği için yetki itirazının usulüne uygun olmayıp reddinin gerektiği,malın davalı taşıyıcıya irsaliyeli fatura ile teslim edildiği ve malın cinsi, fiyatı gibi unsurların yazılı olduğu, davalının emtiayı ihtirazi kayıtsız olarak tesellüm ettiği böylece gönderenin müterafik kusurundan söz edilemeyeceği gerekçeleriyle icra takibine vaki itirazın iptali isteminin kısmen kabulü ile takibin 19.815,65 YTL asıl alacak ve 1.327,63 YTL işlemiş faizi olmak üzere asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle devamına ,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava davacı ... nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı yükün yurt içi taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayalı rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK’nun 785/2.maddesi uyarınca hasardan doğan tazminatın eşyanın gönderilene teslim edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekirken yasa hükmüne uygun hesaplama tarzı içermeyen 03.07.2008 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY YAZISI TTK’nun 785. maddesi uyarınca yapılacak hesaplamanın temeli, kural olarak, göndericinin zararının tazmin edilmesi değil, taşıyıcıya verilen bir değerin iade edilmesi esasına dayanmaktadır. Bu bakımdan çoğunluk kararı ile farklı bir düşünüşte değilim. Ancak, somut olayın özellikleri ve bilhassa taşınan malın fotoğrafçılık alanında kullanılan hassas bir elektronik cihaz olduğu gözetildiğinde, bu nitelikteki bir cihazın en ufak bir parçasının bile kırık yahut hasarlı olması halinde hiç iş göremez hale geleceği, kırık yahut hasarlı parçanın onarılmaması yahut yenisinin mahsus yerine monte edilmemesi halinde, cihazın kendisinden beklenen fonksiyonu asla yerine getirmesinin mümkün olamayacağı, cihazdan beklenen faydanın eksik de olsa sağlanamayacağı genel hayat deneyimleri ile rahatlıkla söylenebilir. Böyle bir durumda, yani, kırık yahut hasarlı parçanın yenisinin mahsus yerine takılmaması, onarılabilir durumda ise onarılmaması durumunda cihaz fonksiyonsuz kalacak olup hasarlı haliyle ancak bir hurda değerinden söz edilebilecektir. Bu durumda ise, cihazın hasarsız haliyle hasarlı hali arasındaki farkın, davalı taşıyıcının lehine olmayacağı çok açıktır. Somut olayın bu özelliği gözetildiğinde, TTK’nun 785. maddesinin gereği, ancak, hasarlı cihazın tamiri ve parça değişimi için yapılan tüm giderlerin tazmini, bir başka deyişle, hasarlı cihazın fonksiyonunu tam olarak icra edebileceği hale dönüştürülmesi için gereken masrafın taşıyıcıdan tahsili suretiyle mümkün olabilecek, taşıyıcıya verilen değerin iade edilebilmesi ancak bu halde gerçekleşebilecektir. Bu nedenle, mahkemece, cihazın tamiri için üretici firmadan gelen teknik elemanın yol ve barınma giderlerini de içerecek biçimde tazmin hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve kararın onanması gerektiği kanısında olduğumdan Dairemizin muhterem çoğunluğunun kararın bozulmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.