4. Ceza Dairesi 2018/685 E. , 2018/3580 K. "" Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/09/2016 tarihli ve 2016/110 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 11/10/2016 tarihli ve 2016/3476 Değişik İş sayılı kararı; Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 12/12/2017 gün ve …
**4. Ceza Dairesi 2018/685 E. , 2018/3580 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/09/2016 tarihli ve 2016/110 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 11/10/2016 tarihli ve 2016/3476 Değişik İş sayılı kararı; Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 12/12/2017 gün ve 94660652-105-34-8041-2017-KYB sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2017 gün ve 2017/72079 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Buna gore, müşteki tarafından soruşturma dosyasına ibraz edilen mesaj kayıtları tetkik edilip gerekirse bilirkişiden rapor alınarak çözümlemesi yaptırılmak suretiyle, özellikle müştekinin vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit eylemlerinin vuku bulup bulmadığına yönelik herhangi bir araştırma yapılmadan, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: