İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:03/12/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2025 tarih ve 2024/449 Esas 2025/591 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalının ... numaralı kooperatif üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünü…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1990 KARAR NO: 2025/2224 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/06/2025 ESAS NO: 2024/449 KARAR NO: 2025/591 DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:03/12/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2025 tarih ve 2024/449 Esas 2025/591 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalının ... numaralı kooperatif üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, 01.03.2024 tarihi itibariyle ödemesi gereken toplam tutarın 468.000 TL; davalı tarafça yapılan ödemenin ise 112.900,00 TL olduğunu ve bakiye 357.100 TL borcu bulunduğunu, kooperatifin inşaatlarının halen devam ettiğini, kooperatifçe 140 m2 ve 170 m2 büyüklüğündeki daireler için ayrı ayrı aidat belirlendiğini, fakat kooperatifçe 140 m2 daire yapılmadığını ve dairelerin tamamının 170 m2 olduğunu, davacı kooperatifin 28.06.2014 tarihli genel kurulunun 8. gündem maddesinde borcunu ödemeyen üyeler için aylık 965 aidat kararı alındığını, 2010-2014 yılları arasında ise faiz kararı olmadığını, bu bakımdan yasal faiz uygulandığını, 28.06.2014 tarihinden sonraki aidatlara TBK Md. 120 gereği yıllık 9018 oranında faiz işletildiğini belirterek 357.100 TL anapara ve 112.619,63 TL faiz toplamı olan 469.719,63 TL'nin tahsiline, anapara borcu üzerinden %5'i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir etmiştir. DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Müvekkilinin davacı kooperatife borcu olmadığını, konut kesin maliyet bedellerinin belirlenmesi için 04.02.2015 tarihinde ...numaralı yönetim kurul kararıyla teknik heyet belirlendiğini, teknik heyetin 16.02.2015 tarihli raporunu notere onaylatarak yönetim kuruluna tevdi ettiğini, tespit edilen konut maliyetinin 157.115,34 TL olduğunu, bu bedelden şerefiye bedeli düşüldüğünde 15.04.2015 tarihine kadar ödemelerin yapılması halinde müteahhit firma tarafından 22.265,34 TL indirim yapılacağı ve 131.650 TL ödenmesi halinde tapuların verileceğinin ve ortaklıkla ilişkinin kesileceğinin bildirildiğini, davacıya tapusunun verildiğini ve kooperatifin ibra ettiğini, kooperatif üyeliğinin son bulduğunu, davacının yapmış olduğu ödemenin bugünkü değeri denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplandığında kooperatifçe talep edilen bedelin üzerinde bir değere tekabül edeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut davanın değerlendirilmesinde; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarından anlaşıldığı üzere, Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu,yine işlemiş faiz borcu TBK'nın 120/2. maddesindeki sınırlamaya tabi olup, davacı kooperatifin genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı, davacı kooperatifin 2009 ila 2023 yılları arasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan aidat ve ara ödemeye ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı,bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, Mahkememizce açıklanan hususlara riayet edilerek düzenlenen bilirkişi ek raporunda davalının 01/03/2024 tarihine kadar ödemesi gereken aidat ve ara ödeme borcunun 336.350 TL ve işlemiş faizin 85.855,10 TL olarak hesaplandığı görüldüğünden davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Davacı tarafından ikinci ıslah dilekçesi sunulmuş ise de HMK'nın 176. Maddesinde;"Taraflardan her biri,yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir."hükmü gözetildiğinde, davanın niteliği gereği kısmi dava olduğu ve bir kez ıslah yapılabileceği, davacının sunmuş olduğu ikinci ıslah dilekçesinin geçerli olmayacağı ve geçersiz olan ikinci ıslah dilekçesi nedeniyle dava değerinin artmayacağı, dava değerinin ilk ıslah dilekçesiyle belirlenen miktar olacağı gözetilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. (emsal nitelikteki Yargıtay 17 Hukuk Dairesi'nin 2015/795 esas 2017/7822 karar sayılı ilamı)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 336.350,00-TL asıl alacak ve 85.855,10-TL işlemiş faiz toplamı 422.205,10-TL' nin, asıl alacağa dava tarihi olan 06/06/2024 tarihinden itibaren aylık %5 faiz oranını geçmemek kaydıyla TBK' nın 102/2.maddesi uyarınca yasal faizin %100 fazlasını geçmemek üzere belirlenecek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı taraf vekilleri süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; dosyada da gerek yazılı, gerekse sözlü olarak arz ve izah edildiği üzere; ...Yapı Kooperatifi’nce 2015 yılında tebliğ edilen yazı ile ... ilçesi ... ada ... parsel ... blok ve ... ada ... parsel ...bloklta bulunan ve tamamlanarak ortaklara teslim edilen konutların kesin maliyet bedellerini belirlemek için 04.02.2015 tarih ve ... nolu yönetim kurulu kararı ile teknik heyetin kuruduğu ve teknik heyet ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerine göre kesin bedellerini tespit ettiği ve 16.02.2015 tarihinde notere onaylatarak yönetim kuruluna tevdi edildiğini, teknik heyet tarafından yapılan çalışmalar sonucunda tespit edilen konut maliyetinin 157.115,34 TL olduğunu, bu bedelden şerefiye bedeli düşüldüğünde ve 15.04.2015tarihine kadar ödemelerin yapılması halinde müteahit firmaca 22.265,34 TL indirim yapılacağı ve toplamda 131.650,00 TL’nin ödenmiş olması halinde tapularının verileceğini ve ortaklıkla ilişkilerinin kesileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin borcunu belirlenen süre içerisinde ödemesi akabinde müvekkilince davacı kooperatif tarafından yazılı olarak taahhütname - ibraname üyelikten ayrılma beyannamesi verildiğini, ilgili kooperatifçe 26/04/2015 tarihinde müvekkilinin borcunun kalmadığını, kooperatifçe karşılıklı ibralaşma yapıldığını, üyelik kaydının silinmesine ilişkin yönetim kurulunun oy birliği ile karar alındığını, bu kararın Kayseri 7. Noterliğince ... tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdik edildiğini, mahkemece kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında denilmiş ise de kooperatifçe devam etmekte olan bir inşaat bulunmadığını, kooperatif genel kurul kararları mutlak hüküm ifade ettiğini, uygulanması gerektiğini, tehiri icra taleplerinin bulduğunu, müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin aleyhine başlatılan icranın geriye bırakılmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davanın reddini, tehiri icra taleplerinin kabulünü, ilam ve vekalet ücreti, diğer yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar vermekle birlikte anapara alacağına dava tarihi olan 06/06/2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin kanaatlerince hatalı olduğunu, taraflarınca davalı üyeden 01/03/2024 tarihine kadar başka bir deyişle Şubat 2024 dönemi olarak belirtilmesi gerekirken dava tarihi olan 06/06/2024 olarak belirtilmesi kanaatinde olmadıklarını hükmün bu kısmının kaldırılarak faiz başlangıcı olarak 01/03/2024 tarihi olarak düzeltilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, kooperatif üyeliğine ilişkin aidat ve benzeri akçeli yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiasına dayalı alacağın tahsili talebine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekillerinin kararı süresinde istinaf ettikleri anlaşılmıştır. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü ve ayrıntıları yukarıda yazılı istinaf sebepleri yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin ayrıntılı itirazlarını içeren dilekçelerindeki itiraz sebepleri hakkında HMK 281. Md uyarınca ek rapor alınması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle mahkemece yukarıda belirtilen şekilde eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğundan davacının ve davalının istinafının bu yönden kabulü ile, HMK 353/1-a-6 md. uyarınca kararın kaldırılmasına ve açıklanan yönden işlemleri yapılmak ve eksiklikleri giderilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 20/06/2025 tarih ve 2024/449 E - 2025/591 K sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 27/11/2025