T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/326 - Karar No:2026/64 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/326 KARAR NO : 2026/64 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 NUMARASI : 2022/204 E-2024/591 K DAVANIN KONUSU : Tazminat / Tazminat / İtirazın İptali (Eser Sözleşme…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/326 - Karar No:2026/64 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/326 KARAR NO : 2026/64 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 NUMARASI : 2022/204 E-2024/591 K DAVANIN KONUSU : Tazminat / Tazminat / İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/01/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl dava tazminat, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/537 E, 2015/460K sayılı dosyasında tazminat ve birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/4E, 2015/252K sayılı dosyasında itirazın iptali davasında mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 26.03.2013 tarihli malzemeli işçilik sözleşmesi gereği davalı yanın bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle iş karşılığı verilen taşınmaz üzerine ihtiyatî tedbir uygulanması ile eksik ve hatalı imalat bedelinin davalıdan tahsili gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında İmzalanmış olan "Malzemeli İşçilik Sözleşmesi" 3.maddesinde işin kapsamının belirlenmiş olduğunu, müvekkili işveren taahhüdü altındaki işin ... parselde A-B Blokların kalorifer tesisatı, sıhhi tesisatı, doğalgaz tesisatı, yangın tesisatı, su deposu bağlantıları ve havalandırma tesisatını projeye uygun kısmi malzeme ve işçilik olarak sabit (fiks) fiyata davalı taşeron firmaya bırakılmış olduğunu, anılan sözleşmenin 4.maddesinde Yapılacak İş Bedelinin belirlenmiş olduğunu, işin % 50'lik kısmı tamamlandıktan sonra A Blok 7 Kat 27 Nolu dairenin 250.000.-TL bedelle taşerona iş karşılığı verileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen Yükümlülüğü yerine getirerek taahhüt ettiği bağımsız bölümü 17.03.2014 tarihinde davalıya verdiğini, ancak davalının sözleşme karşılığı bedeli aldıktan sonra geri kalan taahhütlerini yerine getirmemiş olduğunu, dava dilekçeleri ekinde sundukları bilirkişi raporunun incelenmesinde de davalının kötü niyetli olduğu İle eksik ve hatalı İmalat yaptığının görüleceğini, davalı yanca, müvekkili şirkete keşide edilen 12.05.2014 tarih ve 09895 yevmiye nolu ihtarnamede, 28.10.2013 tarih 158570 nolu ve 295.000.-TL bedelli fatura ile 31.12.2013 tarih 158598 nolu 87.320.-TL bedelli fatura toplamı taraflarına verilen taşınmaz bedelinden mahsup edildikten sonra bakiye kalan 132.230.-TL'nin müvekkil şirketten talep etmişse de sundukları bilirkişi raporunda yer alan "...teknik ve maliyet durum tespit bölümündeki; sıhhi tesise kalorifer tesisatı, havalandırma tesisatı ve yangın tesisatı imalatlar tanımlarına ve tespit ettiğimiz eksik veya hatalı imalatların mevcut olduğu maliyet tespitlerine uygun olmayan hak ediş talebinde bulunmuştur." şeklindeki tespitten de anlaşılacağı üzere, davalı yanca müvekkile gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin hatalı olduğu, davalı yanın bu anlamda kötü niyetli olduğunun tespit edilmiş olduğunu, ekli raporun incelenmesinden de sözleşme bedelinin 312,000.-TL, eksik ve hatalı imalat bedelinin 281.190.-TL, fark bedelinin ise 30.809,30 TL olduğunun görüleceğini, taraflar arasında imzalanan 26.03.2013 tarihli sözleşmenin, Genel Şartları lO.maddesi, "Zarar/Ziyan Karşılıkları Ve Diğer Yaptırımlar" bölümü (d) fıkrasında; "Tasdikli projede belirtilen normlarda yapılmayan imalat ve malzemelerin kontrol teşkilatınca kabul görmemesi ve bu imalat dolayısıyla taşerona yapılan yazılı ve şifahi İkazlara rağmen talep ve veçhi ile imalatına iyileştirmezse, imalat hiç yapılmamış kabul edilir." şeklinde hüküm içerdiğini, hatalı imalat bedellerinin davalı yandan tahsil edilmesi gerekeceğini, bunun yanı sıra "Yaptırılan tespit ve yazılı tebliğe rağmen imalat talep edilen konuma ve projeye uygun hale getirilmezse taşeronun nam ve hesabına işveren tarafından başka firma ve kişilere yaptırılır. Karşılığı varsa alacaklarından, yetmediği takdirde yasal yollardan tahsili cihetine gidilir... "denildiğini, fazlaya dair haklarını bu anlamda saklı tutma, eksik ve hatalı imalat bedeli olarak tespit edilen bedeli de talep etme zorunluluğunun doğmuş olduğunu, davalı yanın çok açık kötü niyetli olduğunu, sözleşme bedelini aldıktan sonra, imalat ve işçilik yükümlülüklerini yerine getirmemeye başladığını, sözleşme gereği davalı ... adına tescili sağlanan ... parselde bulunan A Blok 7.Kat, 27 no.lu dairenin satışının engellenmesi adına, öncelikle teminatsız veyahut Mahkemenizce tespit edilecek teminat bedeli karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği belirtildikten sonra; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalarının kabulü ile birlikte; öncelikle ... parselde bulunan A Blok 7.Kat, 27 no.lu dairenin satışının engellenmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, eksik ve hatalı imalat bedeli 281.190,70 TL'nin davalı yandan 21.05.2014 tarihli ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi özetlendikten sonra, davacı şirketçe ileri sürülen iddialar ile açılan davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, sözleşmeye konu işin, davacı şirketin inşaat seviyesini, müvekkil şirketin montaj için üstlendiği edimleri yerine getirme seviyesine ulaşamamış olması nedeniyle tamamlanamamış olduğunu, işin tamamlanamamasındaki kusurun bizzat davacı şirkete ait olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya keşide edilen ihtarnamede, işin tamamlanabilmesi ve inşaatın sıhhi tesisat işlerinden bakiye kalan kısmının montaj seviyesine getirilmesi için mehil verilmiş olmasına rağmen, davacının inşaatı montaj seviyesine getirememiş olduğunu, bu durumun tutulan tutanak ile sabit olduğunu, davacı tarafın bizzat alacaklının temerrüdüne düşmüş olması nedeniyle müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunamayacağını, müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen imalatın 328.881,99 TL olduğunu, bu imalatlarla ilgili faturaların düzenlenmiş olduğunu ve bu faturaların davacı şirket kayıtlarına intikal ettirilmiş olduğunu, davacı yanca yapılan İmalatlara ve düzenlenen faturalara her hangi bir itirazın söz konusu olmadığını, işi ve işin bedelini kabul eden davacının bu aşamada alacaklı olduğunu iddia etmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında 10.03.2013 tarihli malzemeli işçilik Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, bu sözleşme ile ... parselde bulunan inşaatın A-B blokları kalorifer, sıhhi, doğalgaz, yangın, su tesisatları ile su deposu bağlantıları ve havalandırma işlerinin müvekkili şirketçe üstlenilmiş olduğunu, bu işlerden sıhhi tesisat, pis su tesisatı, yangın, kalorifer tesisatı işlerinin tamamlandığını ve davacı şirkete 28.10.2013 tarihli 158570 nolu 295.000.-TL'lik ve 31.12.2013 tarihli 158589 nolu 87,320.-TL'lîk faturaların düzenlenerek davacıya teslim edilmiş olduğunu, yapıları işler ve düzenlenen faturalar karşılığı olarak sözleşmenin 4. maddesi gereğince anılan inşaatta bulunan A Blok 7. Kat 27 nolu bağımsız bölüm mülkiyetinin müvekkili şirket yetkilisine devredilmiş olduğunu, sözleşmede belirlenen taşınmaz bedelinin mahsubundan sonra davacı şirketin müvekkili şirkete 78.881.-TL borcu kalmış olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme ile yüklendiği edimlerden hidrofor dairesi montajı, kazan dairesinin bir kısmı, petek montajı işlerinin kaldığını, ancak bu işlerin tamamlanması için gerekli malzemeler ile işçiler hazır olmasına karşın, inşaatların bu tesisatların döşenmesi için davacı yanca hazır hale getirilmemiş olması sebebiyle tamamlanamadığını, eksik kalan işlerin tamamlanması için inşaatın 1 ay içerisinde montaja hazır hale getirilmesi aksi halde alacaklının temerrüdünün oluşacağı, bu dönemden sonra şayet inşaatın eksik kalan işlerin montajına uygun hale getirilmemesi halinde müvekkil şirketin alacakları için yasal yollara müracaat edeceği hususunun Ankara 61. Noterliği aracılığı ile davacıya keşide edilen 12.05.2014 tarih ve 9895 yevmiye nolu ihtarname ile bildirilmiş olduğunu, davacı yanca bu ihtarnameye cevaben Altındağ 6. Noterliği aracılığı ile müvekkili şirkete keşide edilen 21.05.2014 tarih ve 8616 yevmiye nolu ihtarnamede özetle; "işlerin müvekkilin yetkilisi olduğu şirket tarafından tamamlanmadığı, montaja hazır olan işin tamamlanması aksi halde yasal yollara müracaat edileceği"nin bildirildiğini, davacının zenginleşmek istediğini bu nedenle davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Ankara 4. ATM'nin 2015/357 esas, 2015/460 karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket İle davalı şirket arasında 10.03.2013 tarihli "Malzemeli İşçilik Sözleşmesi'' nin akdedilmiş olduğunu, bu sözleşme ile müvekkili şirketin ... parselde bulunan inşaatın A-B bloklarının kalorifer, sıhhi, doğalgaz, yangın, su tesisatları ile su deposu bağlantıları ve havalandırma işlerini üstlenmiş olduğunu, bu işlerden sıhhî tesisat, pis su tesisatı, yangın, kalorifer tesisatı işlerinin tamamlanarak davalı şirkete 28.10.2013 tarihli 158570 nolu 295.000.-TL ve 31.12.2013 tarihli 158589 nolu 87.320.-TL'lik faturaların düzenlenerek davalı yana teslim edilmiş olduğunu, faturaların davalı şirketçe kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş olduğunu, davalı yanın yapılan işlere ve bu işlerle ilgili düzenlenmiş faturalara herhangi bir itirazda bulunmamış olduğunu, sözleşmede müvekkilince yapılacak işlere karşılık yapılan inşaattaki A Blok 7. Kat 27 nolu 4+1 dairenin 250,000,-TL bedelle müvekkili şirkete devredileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına karşın bazı işlerin davalı şirketin imalatları montaja hazır hale getirmemiş olması nedeniyle tamamlanamamış olduğunu, taraflar arasında eksik kaldığı iddia edilen işler ve müvekkili şirket alacakları için Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2015/4, Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/385 ve Ankara 23.Asliye Hukuk Mahkemesi E.2014/482 sayılı dosyaları üzerinden karşılıklı olarak açılmış ve devam eden davaların bulunduğunu, davaya konu tüm delillerin anılan dosyalar içinde bulunduğunu, İnşaat tamamlanmadan ancak kat irtifakı kurulduktan sonra sözleşmenin 4,maddesi gereğince ... parselde bulunan A Blok 7.Kat 27 nolu bağımsız bölümün müvekkili şirket yetkilisi ...'a devredilmiş olduğunu, bu işlemin yapıldığı tarihte inşaatın henüz tamamlanmamış ve kaba halde olduğunu, sözleşme gereğince müvekkiline verileceği belirtilen A Blok 7. Kat 27 nolu bağımsız bölüm 4+1 olması gerekirken, inşaatın tamamlanmasını müteakip müvekkili şirkete yaptığı iş karşılığı verilen A Blok 7. Kat 27 Nolu bağımsız bölümün 4+1 değil, 3+1 olduğunun belirlenmiş olduğunu, müvekkilinin taşınmazın tesliminden önce bu durumu tespit etmesinin mümkün olamadığını, müvekkili şirkete vaad edilen 4+1 daire yerine 3+1 daire teslim edilmiş olması nedeniyle müvekkili şirketin daire değeri üzerinden zarara uğramış olduğu belirtildikten sonra; davanın, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/385 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine; müvekkili şirkete sözleşme ile vaad edilen taşınmazın sözleşmede belirtilen kriterlere ait olmaması nedeniyle uğradığı zararlardan fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama harç ve giderleri île vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Ankara 4. ATM'nin 2015/357 esas, 2015/460 karar sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, birleşen davanın reddi ile asıl davalarının kabulüne karar verilmesi gerekeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tazminat talebinin zamanaşımına uğradığının açık olduğunu bu nedenle davanın zamanaşımı itirazları çerçevesinde reddine karar verilmesi gerektiği belirtildikten sonra asıl dava dilekçesindeki hususlar tekraren, davacı taraf yükümlülüklerini yerine getirmeden, sözleşme ile kararlaştırılan bağımsız bölümü devralmış olduğundan, davacının daireyi iade veyahut hatalı imalat bedelini ödemekle yükümlü olduğunu ve üstelik tazminat hakkı da bulunmadığını, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde faturaların müvekkili şirkete teslim ettiğini, bu faturaların müvekkili şirketçe kabul edilerek ticari kayıtlara İşlendiğini ileri sürse de ... Müh.Müş.İnş.EleLDoğ.San.Tic.Ltd.Şti.'nce düzenlenmiş 28.10.2013 tarihli ve 158570 seri nolu faturanın muhteviyatı itibariyle yanıltıcı ve sahte olduğu kanaati ile müvekkil şirket kayıtlarından çıkarılmış olduğunu, bu nedenle anılan faturalarla ilgili olarak müvekkili şirketin herhangi bîr borcu bulunmadığını, açıklamaları ve dosyada mevcut bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere, davacının taraflar arasında imzalanmış sözleşme nedeniyle hiçbir zararının olmadığını ve davacının yükümlülüklerini yerine getirmeden sözleşme konusu taşınmazı devralmış olduğunu, kusurlu olan tarafın zararı ve tazminat talep hakkı olmadığı belirtildikten sonra; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile birleşen davanın reddi ile asıl davalarının kabulüne, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Ankara 14.ATM.2015/4 E. -2015/252 K. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 10.03.2013tarihli "Malzemeli İşçilik 5özleşmesi" nin akdedilmiş olduğunu, bu sözleşme ile müvekkili şirketin ... parselde bulunan inşaatın A-B bloklarının kalorifer, sıhhi, doğalgaz, yangın, su tesisatları ile su deposu bağlantıları ve havalandırma işlerini üstlenmiş olduğunu, bu işlerden sıhhi tesisat, pis su tesisatı, yangın, kalorifer tesisatı işlerinin tamamlanarak davalı şirkete 28.10.2013 tarihli 158570 nolu 295.000.-TL ve 31.12,2013 tarihli 158589 nolu 87.320,-TL'lik faturaların düzenlenerek davalı yana teslim edilmiş olduğunu, faturaların davalı şirketçe kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş olduğunu, davalı yanın yapılan işlere ve bu işlerle ilgili düzenlenmiş faturalara her hangi bir itirazda bulunmamış olduğunu, düzenlenen faturalar karşılığında sözleşmenin 4, maddesi gereğince anılan inşaatta bulunan A Blok 7. Kat 27 nolu bağımsız bölümün mülkiyeti müvekkil şirketin yetkilisine devredilmiş olduğunu, sözleşme ile taşınmazın bedeli mahsup edildiğinde davalının müvekkili şirkete 78.881,-TL borcu kaldığını, müvekkil şirketin sözleşme ile yüklendiği edimlerden hidrofor dairesi montajı, kazan dairesinin bir kısmı, petek montajı işlerinin kaldığını, ancak bu işlerin tamamlanması için gerekli malzemeler ile işçiler hazır olmasına karşın, inşaatın bu tesisatların döşenmesi için davalı şirket tarafından hazır hale getirilmemiş olması sebebiyle tamamlanamamış olduğunu, eksik kalan işlerin tamamlanması için inşaatın 1 ay içerisinde montaja hazır hale getirilmesi aksi halde alacaklının temerrüdünün oluşacağı, bu dönemden sonra şayet inşaatın eksik kalan işlerin montajına uygun hale getirilmemesi halinde müvekkil şirketin alacakları için yasal yollara müracaat edileceği hususunda davalıya Ankara 61. Noterliği 12.05.2014 tarih ve 9895 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtarname keşide edilmiş olduğunu, davalının bu ihtarnameye Altındağ 6. Noterliği 21.05.2014 tarih ve 8616 yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevabî ihtarnameyi keşide etmiş olduğunu, davalı ihtarnamesine cevaben Ankara 61. Noterliği aracılığı ile 30.05.2014 tarih ve 11459 yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edilmiş olduğunu, müvekkil şirket toplam 328.881,99 TL tutarında imalat gerçekleştirilerek davalı yana faturalandırılmış olduğunu, davalı tarafın imalatlara ve faturalara herhangi bir İtirazda bulunmamış olduğunu, imalat bedeline ilişkin faturalardan kaynaklanan tutardan daire bedeli 250.000.-TL'nin mahsubundan sonra müvekkili şirketin bakiye 78.881.-TL alacaklı kaldığını, anılan tutar nedeniyle Ankara 20. İcra Müdürlüğü 2014/18220 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalı itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı itirazının müvekkili alacağını sürüncemede bırakmak için yapılmış olduğunu, davalı itirazının kötü niyetli olması nedeniyle davalının takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin müvekkili şirket aleyhine Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/385 E. sayılı dosyası ile alacak davası açmış olduğu belirtildikten sonra; davanın Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/385 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalının Ankara 20, icra Müdürlüğü'nün 2014/18220 E, sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Ankara 14.ATM.2015/4 E. -2015/252 K. sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeye konu hususlar belirtildikten sonra, davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmemiş olduğunu, davacı yanca her ne kadar 12.05.2014 tarihli ve 09895 yevmiye no.lu ihtarname ile 28.10.2013 tarih ve 158570 nolu 295.000.-TL bedelli fatura ile 31,12.2013 tarih 158598 nolu 87.320.-TL bedelli fatura bedellerini de taşınmaz bedelinden mahsup etmek suretiyle 132.230.-TL’yi müvekkili şirketten talep etmiş olduğunu, dava dilekçesinde 78.881.-TL alacak iddiasında bulunmuşsa da ekli bilirkişi raporunda müvekkil şirkete gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin hatalı olduğu, davacı yanın bu anlamda kötü niyetli olduğunun tespit edilmiş olduğunu, bilirkişi raporu incelendiğinde sözleşme bedelinin 312.000.-TL, eksik ve hatalı imalat bedelinin 281.190,70 TL, fark bedelinin ise 30.809,30 TL olarak belirtilmiş olduğunun görüleceğini, Ankara 9,Asiiye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılmış olan 2014/385 E. sayılı davanın eksik ve hatalı imalat bedellerine ilişkin olduğunu, davalı şirketin her ne kadar faturaların müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkil şirketçe kabul edilerek ticari kayıtlara işlendiğini ileri sürse de "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı ve sahte olduğu kanaati" ile ... Müh.Müş.İnş. Elek.Doğ. San. Tic.Ltd.Şti. tarafından düzenlenmiş olan 28.10.2013 tarih ve 158570 no.lu faturanın müvekkil şirket kayıtlarından çıkarılmış olduğunu, müvekkili şirketin, anlaşma şartlarının, faturada belirtilen işi kapsamadığını fark ederek sehven kayda alınan belge ile İlgili beyannamelerde düzeltme yoluna gitmiş olduğunu, bu nedenle takibe konu faturayla ilgili olarak müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmadığı beyan edildikten sonra; haksız davanın reddi ile davacının takibe konu ettiği alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede: işin tamamlanma oranının %59,95 olduğu, bu orana göre yüklenicinin hakettiği iş bedeli 229.200,84-TL olup devredilen daire bedeli olan 250.000,00-TL'nin mahsubu ile bakiye bakiye 20.799,16-TL alacağı kaldığı tespit edilmekle davanın davanın bu miktar üzerinden kabulüne, birleşen 2015/4 E. sayılı dosya yönünden: asıl davada davacı birleşen davada davalının, birleşen dava davacısına borçlu olmadığı tespit edilmekle davanın reddine, birleşen 2015/357 E. sayılı dosya yönünden: takibe itirazında haklı bulunduğu, takip haksız olsa da kötü niyetli kabul edilemeyeceği, birleşen davada taşeronun iş karşılığı kendisine devredilen taşınmazın 4+1 olması gerekirken 3+1 olarak devrinin yapıldığını ileri sürdüğü, bu nedenle tazminat talebinde bulunduğu görülmüş ise de tapuda resmi senet ile devir işlemi yapıldığı sırada daireyi teslim almasına karşın herhangi bir itirazda bulunmadığı, söz konusu daire de dahil olmak üzere taşeron olarak sözleşme uyarınca imalat yaptığı dairenin vasfını bilmemesinin genel tecrübe kurallarına aykırı olduğu gibi tapuda devir işlemi sırasında resmi senet kapsamından açıkça görülecek bir hususu bilmediğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle 2022/204 esas sayılı asıl davanın kısmen kabulüne, 20.799,16 TL eksik ve kusurlu işler bedelinin 30/05/2014 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Müh. Müş. İnş. Elk. Doğ. San. Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Ankara 4. ATM'nin birleşen 2015/357 esas sayılı davasının REDDİNE, Ankara 14. ATM'nin birleşen 2015/4 esas sayılı davasının reddine, yasal şartları bulunmayan icra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Asıl davada davacı - birleşen davalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: asıl dava yönünden; davalının; 05.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda yükümlülüklerine yerine getirmediği tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanan 26.03.2013 tarihli malzemeli işçilik sözleşmesi gerekleri dosyadaki diğer bilirkişi raporlarında dikkate alınmadığını ,dosya kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmediğini , yanlış raporun hesaplamasına itibar edildiğini,05.09.2014 tarihli bilirkişi raporu müvekkilinin talebi üzerine TMMOB ANKARA TEMSİLCİLİĞİ tarafından hazırlandığını ve olayın hemen akabinde imalatları yerinde görerek alınan bir rapor olduğunu ,05.09.2014 tarihli rapor çerçevesinde davanın tümüyle kabulü gerektiğini,05.09.2014 bilirkişi raporu incelendiğinde davalı yanın kötü niyetli olduğu, eksik ve hatalı imalatlar yaptığı görüleceğini, davalının her ne kadar 12.05.2014 tarih, 09895 yevmiye no.lu ihtarname ile 28.10.2013 tarih 158570 no.lu 295.000,00 TL bedelli fatura ile 31.12.2013 tarih 158598 no.lu 87.320,00 TL bedelli fatura bedellerini de taşınmaz bedelinden mahsup etmek suretiyle 132.230,00 TL müvekkili şirketten talep etmişse de ekli bilirkişi raporunda, "...teknik ve maliyet durum tespit bölümündeki; sıhhi tesisat,kalorifer tesisatı, havalandırma tesisatı ve yangın tesisatı imalatlar tanımlarına ve tespit ettiğimiz eksik veya hatalı imalatların mevcut olduğu maliyet tespitlerine uygun olmayan hak ediş talebinde bulunmuştur." denilmek suretiyle, müvekkili şirkete gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin de hatalı olduğunu, davalı yanın bu anlamda kötü niyetli olduğu tespit edildiğini,bahse konu 05.09.2014 tarihli Bilirkişi Raporu incelendiğinde sözleşme bedelinin 312.000,00 TL, eksik ve hatalı imalat bedelinin 281.190,70 TL, fark bedelinin ise 30.809,30 TL olduğunu, taraflar arasında imzalanan 26.03.2013 tarihli sözleşmenin A-genel şartlarından 10.maddesinin (zarar/ziyan karşılıkları ve diğer yaptırımlar) (d) fıkrasında belirtilen; "Tasdikli projede belirtilen normlarda yapılmayan imalat ve malzemelerin kontrol teşkilatınca kabul görmemesi ve bu imalat dolayısıyla taşerona yapılan yazılı ve şifai ikazlara rağmen talep ve vechi ile imalatına iyileştirmezse, imalat hiç yapılmamış kabul edilir." denilmekle hatalı imalatların, bedelinin davalı yandan tahsil edilmesi gerektiğini, bunun yanı sıra "Yaptırılan tespit ve yazılı tebliğe rağmen imalat talep edilen projeye uygun hale getirilmezse taşeronun nam ve hesabına işveren tarafindan başka firma ve kişilere yaptırılır. Karşılığı varsa alacaklarından, yetmediği takdirde yasal yollardan tahsili cihetine gidilir..." denildiğini fazlaya dair haklarını bu anlamda saklı tutma, eksik ve hatalı imalat bedeli olarak tespit edilen bedeli de talep etme zarureti doğduğunu ,dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının çelişkilerle dolu olduğunu, dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında ortak kanaat olarak; Davalı tarafın, sözleşme karşılığı bedeli aldıktan sonra geri kalan taahhütlerini yerine getirmediğini, eksik ve hatalı imalatlar yaptığını, Müvekkili şirketin talebinin yerinde olduğunu,kurul tarafından yapılan hesaplamalara göre 26.03.2013 tarihli sözleşme ve 05.09.2014 tarihli MMO Rapor tarihinde tespit edilen verilere göre davalı şirketin yapmış olduğu imalatın %55,27 olduğu, davalı şirketin bakiye alacağının bulunmadığı tespit edildiğini ,buna rağmen 05.09.2014 tarihli rapor ile son alınan raporlar arasında çelişkiler giderilemediğini beyan ve itiraz dilekçelerinde özellikle belirttikleri hususlar konusunda bir değerlendirme yapılmadığını ,davalı şirket tarafından yapılan imalat, sözleşmenin yapıldığı 2013 tarihinde eksiksiz ve hatasız olarak tamamlanmadığı için ek maliyet doğduğunu , Bilirkişi kurulu raporunda "hangi işlerin yapıldığına, yapılan işler arasında davalı yüklenici tarafından hatalı, ayıplı, kusurlu imalatların düzeltilmesi işlerinin bulunupbulunmadığı, varsa hangi işlerin düzeltilmiş olduğuna ilişkin tutanak, tespit, kabulbelgesi, faturanın dosya kapsamında mevcut olmaması, eksik işler bakımındanhakediş, fatura olmaması nedeniyle fazla ödenen miktar olup olmadığı tespitedilememesi " nedeniyle yapılan hesaplamaya dahil edilemediği beyan edildiğini , Davalı şirketin söz konusu hatalı ve kusurlu bu imalatlar usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilmemesinden kaynaklı müvekkili tarafından bu imalatların uygun hale getirilmesi için zaman ve ek maliyet KAYBI doğduğunu ,bu sebeple müvekkili şirket ile dava dışı ... Ticaret 17.09.2014 tarihli protokol gereğince, davalı şirketin eksik ve hatalı imalatlarını tamamlattırmak üzere 285.000 TL+ KDV (Montaj Hariç) bedelle anlaşıldığını ,dosyaya 22.10.2015 tarihinde sunulan protokol gereğince dava dışı işin konusu belli olduğunu , Protokolün konusu ... Parsel) A-B Blokları sıhhi tesisat, doğalgaz tesisatı, kalorifer tesisatı, yangın tesisatı, su deposu bağlantıları ve havalandırma tesisatı işi ile ... Müh. Müş. İnş. Elk. Doğ. San. Tic. Ltd. Şti'nin eksik ve hatalı imalat yaptığının bilirkişi eli ile tespiti sonrasında, 10.03.2013 tarihli sözleşme şartları ile eksik ve hatalı imalatın yapılması ve düzeltilmesi işi olduğunu ,Müvekkili şirketin davalı şirketin eksik ve hatalı imalatı sebebiyle bu işi 285.000 TL+ KDV bedeller yaptırmak zorunda kaldığını , iş planının gerisinde kaldığını ve zarara uğradığını ,dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile ve MMO Raporunda da durum sabit olduğunu Bilirkişi kurulunun protokol konusu açıkken, protokolü dikkate almadan hesaplama yapmasının müvekkili şirketin zararının görmezden gelinmesi anlamına geldiğini,bu hususun bilirkişi tarafından detaylıca değerlendirilmesi ve yapılacak olan hesaba dahil edilmesi gerekmekte iken ısrarla prokolün hesaplama kapsamında değerlendirilmemesi yersiz ve anlaşılamadığını , 19.11.2023 tarihli anılan ek raporun "V. SONUÇ" başlığında yapılan hesaplamada; 26.03.2013 tarihli sözleşme kapsamında 05.09.2014 MMO Rapor tarihinde tespit edilen verilere göre yüklenici tarafından işin tamamlanma oranının yaklaşık olarak %55,27 olduğu hesaplandığını , bu orana göre yüklenicinin hak ettiği iş bedeli 211.308,26 TL (KDV Dahil) olarak hesaplandığını ,öncelikle bir işin %55,27'si 211.308,26 TL ediyor ise işin tamamının 382.319,993 TL olması gerektiğini,ancak aynı alt başlığın altında davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye 250.000,00 - 211.308,26 = 38.691,74 TL fazla ödeme yapıldığı hesaplanığını bu hesaplamanın son derece fahiş bir hataya sahip olduğunu zira bir işin %55,27 si 211.308,26 TL ediyor ise işin tamamının 382.319,993 TL olması gerektiğini ,Olması gereken hesaba göre 382.319,993 TL - 211.308,26 TL = 171.011,733 TL fazla ödeme yapıldığının hesaplanması gerektiğini ,bilirkişi heyetince 38.691,74 TL gibi bir tutarın nasıl bulunduğunun, izahı kabil olmadığını ,nitekim işbu dosya kapsamında alınan 09.10.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunun sonuç ve kanaat alt başlığı altında "Taraflar arasında imzalanmış sözleşmeye göre Taşeron ... ...Ltd.Şti. tarafından projesine uygun yapılmadığı tespit edilecek işin, firmaya yeniden yaptırılacağı, firmanın bu işleri yapmayı kabul etmemesi halinde ise eksik ve kusurlu işlerin firma adına yaptırılarak bedelinin firma alacağından mahsup edileceği, firma alacağının yetmemesi durumunda ise söz konusu tutarın yasal yollarla Taşerondan tahsil edileceği sözleşmede düzenlenmiş olduğundan, Sözleşme gereği tespit edilen toplam iş bedeli 312.000.-TL'den Ankara Makine Mühendisleri Odası tarafından görevlendirilmiş olan Mühendislerce tespit edilen eksik ve kusurlu iş bedeli 281.190,70 TL'nin tenzilinden sonra .... Ltd. Şti.'nin, ....Ltd.Şti. firmasından toplam talep edebileceği tutarın 30.809,30 TL olacağı, .... Ltd. Şti.'ne devredilen A Blok 7 Kat 27 Nolu Daire bedeli (KDV dahil) 295.000.-TL'den bu tutarın tenzilinden sonra ....Ltd.Şti.'nin, .... Ltd.Şti.'ne 264.190,70 TL borçlu olacağı hesaplandığından, .... Ltd.Şti.'nin takibe itirazında haklılık payı bulunduğu," hesap edildiğini beyanla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın tamamen kabulüne karar karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: sözleşmeye konu işin, davalı şirketin inşaat seviyesini, müvekkili şirketin montaj için üstlendiğini edimleri yerine getirme seviyesine ulaşmadığından tamamlanamadığını, işin tamamlanamamasındaki kusurun bizzat davacı/davalı şirkete ait olduğunu, müvekkili şirket tarafından, davalıya, işin tamamlanabilmesi ve inşaatın sıhhi tesisatlarda yapılan işlerden bakiye kalan işin montaj seviyesine getirilmesi için noter aracılığıyla gönderilen ihtarname ile mehil verilmiş olmasına karşın davalı taraf inşaatı montaj seviyesine getiremediğini , kusurlu tarafın müvekkili şirket değil, alacaklı temerüdüne düşen davacı/davalı şirket olduğunu ,bilirkişilerce düzenlenen raporda ve gerekçeli kararda bu husus değerlendirilmeden rapor düzenlendiğini ve hatalı karar verildiğini ,davalı şirketin edimini yerine getirmeden müvekkili şirketin edimini yerine getirmesi mümkün olmadığını ,bu hususun bilirkişi heyeti ve yerel mahkeme tarafından değerlendirilmeden rapor tanzim edildiğini ve hatalı gerekçesiz karar verildiğini Müvekkili şirket tarafından bütün imalatların gerçekleştirildiğini, bu imalatlara dair faturalar kesildiğini ve davacı/davalı şirketin kayıtlarına işlendiğini ,davalı tarafından yapılan imalatalara ve keşide edilen faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını TTK 21. maddenin 2. fıkrasında" Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." Somut olayda müvekkili şirket tarafından kesilip davacı şirkete tebliğ edilen faturalara davacı yan tarafından 8 günlük süre içinde itiraz edilmediğini ,faturaların ticari deftere kaydedildiğini, bilirkişi raporundan ve ticari kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, ticari defter ve kayıtlarının yılbaşı açılış ve yılsonu kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapıldığını ,açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapılan ticari defter ve kayıtların müvekkili şirket açısından lehe delil niteliği taşıdığını ,bu hususun da göz ardı edilerek kararın hatalı olarak verildiğini dosyada bilirkişi heyeti tarafından düzenlenip dosyaya ibraz edilen raporu kabul etmediklerini , zira; bilirkişi heyeti tarafından eksik ve hatalı inceleme sonucu hazırlanan raporun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını ,Müvekkili şirketin ticari kayıtları, yapılan yerin projeleri eksik ve hatalı incelendiğinden tanzim edilen raporun tarafımızdan kabulü mümkün olmadığını , bilirkişi heyeti tarafından hiçbir itiraz gerekçeli olarak incelenmeden, işçilik ve malzeme değerleri hesaplanmadan rapor tanzim edildiğini , buna ilişkin olarak taraflarınca itiraz edildiğinden ise raporda tarafların itirazları raporda tespit edilen hususları değiştirecek nitelikte görülmediği gibi dayanaksız cümlelerle itirazlarının değerlendirilmediğin , bilirkişi heyeti tarafından itirazlarının değerlendirilmediğinden ve yerel mahkeme tarafından da itirazlarına ilişkin olarak ek rapor alınmadığından hatalı karar verildiğini, mahkemece hükme dayanak olduğu belirtilen rapor da; bilirkişi heyeti tarafından mekanik tesisat izinin fiziki fiziki gerçekleşme oranı %55 olarak kabul edildiğini ,ancak bu düşük oranın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını ,zira, rapora itiraz dilekçelerinin ekinde sunmuş oldukları ve üzerinde tarihleri de yazan binaya ait fotoğraflardan da açıkça anlaşılacağı üzere inşaat işlerinin %100 de %100' e yakını yapıldığını , inşaat işlerinin tamamına yakınının bitmiş olmasına rağmen binanın mekanik tesisatının %55 olarak belirlenmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu , çünkü mekanik tesisat imalatları tamamen sıva altı, seramik altı, şap altı, parke altına döşenen imalatlardan oluştuğunu ,sunulan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere binanın sıvaları yapıldığını , seramikleri döşendiğini , şapı atılarak parkelerin döşendiğini bu yapılan işlere bakıldığında dahil işin en az %95 seviyesinde yapıldığı apaçık ortada olduğunu ayrıca; 08/10/2015 tarihli celse de arsa sahiplerinden ...' ın davacı tanığı olarak alınan beyanında, tanık mekanik tesisatın %95 seviyesinde olduğunu beyan ettiğini bilirkişilerce bu oranın %55 olarak tespit yapılması ve yerel mahkeme tarafından da bu orana göre karar verilmesinin hatalı olduğunu yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, birleşen dava yönünden iş bu dava asıl dava ile bağlantılı olduğundan asıl dava yönünden bilirkişi incelemesi yapıldığında müvekkilinin alacağının olduğu tespit edilecek olduğunu , birleşen işbu davasında kabulüne karar verileceğini , bu itibarla, işbu dava yönünden de yerel mahkeme tarafından hatalı karar verilmiş olduğunu, Ankara 4. ATM'nin 2015/357 esas, 2015/460 karar sayılı dosyası yönünden istinaf nedenleri; birleşen işbu davada nesafet farkına ilişkin olup yerel mahkeme tarafından bu husus hatalı değerlendirilmiş olduğundan davanın reddine karar verildiğini ayrıca bilirkişilerce hazırlanmış olan raporda nesafet farkı talepleri, hususunda hatalı değerlendirme yapıldığını davacı şirketle yapılmış olan sözleşmede müvekkiline ait A Blok 7 Kat 27 Nolu bağımsız bölümün 4+1 olacağı belirtilmiş olmasına rağmen 3+1 daire müvekkiline devredildiğini ,Her ne kadar yerel mahkeme gerekçeli kararında taşınmazın devri zamanında dairenin 3+1 olarak teslim alındığında bu durumda basiretli tacir olan şirketin kabule dayalı rızasının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermişse de, taşınmazın müvekkili tapu kaydında devri esnasında taşınmaz natamam olup (müvekkilin yüklendiği tesisat işleri hariç), teslim tarihinde 3+1 ya da 4+1 olarak bölünmüşlüğü söz konusu olmadığını ,bir taşınmazın 3+1 ya da 4+1 olduğu da tapu kaydından değil mimari proje ve fiili durumuna göre tespit edilebileceğini , davaya konu taşınmaz müvekkiline satış tarihindeki projesinde 4+1 olup, bu husus hem sözleşme hem proje ile sabit olduğunu bu durumda, mahkemece yapılan keşifte davaya konu taşınmazın projesine ve sözleşmeye aykırı olarak 3+1 teslim edildiğinden bilirkişi tarafından belirlenen ve ıslah ile arttırılan nesafet farkına hükmedilmesi gerekirken kararda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ,Bilirkişilerce müvekkilinin uğramış olduğu zarar tam olarak hesaplanmadığını , Müvekkili şirketin nesafet farkı nedeniyle zarara uğradığını müvekkil şirketin tam zararının hesaplanması gerektiğini bu hususta bilirkişi raporu eksik kaldığını ve mahkemece bu eksiklik giderilmeden haksız ve hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini ,davacı yan sözleşmeye aykırı davrandığı ve edimini yerine getirmediği için müvekkilinin nesafet farkını talep etme hakkı bulunduğunu ,bu husus açısından da yerel mahkeme kararının ve bilirkişi raporunun kabulü mümkün olmadığını ,bu itibarla, işbu dava yönünden de yerel mahkeme tarafından hatalı karar verilmiş olduğunu, bu itibarla; yerel mahkeme tarafından müvekkili şirketin yapmadığını iddia ettiği tüm işler yapıldığını ancak yerinde inceleme ve davacı şirketin üçüncü kişilere yaptırdığı işlerin neler olduğu net olarak belirlenmeden, hatalı ve eksik inceleme neticesinde hüküm verildiğini beyanla Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:2022/204 K:2024/591 sayılı kararının asıl dava açısından kabul edilen kısmının birleşen davalar açısından ise tamamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava ve birleşen davalar eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında 4.000 TL/daire + KDV üzerinden hesaplanan iş bedelinin bir kısmının A blok 27 numaralı bağımsız bölüm tapu devri olarak verildiğinin ve taşınmaz bedelinin 250.000 TL olarak belirlenmiş bulunmasına, asıl davada davalı birleşen 2015/4 E sayılı davada davacı taşeron ... vekilince sözleşme kapsamında KDV dahil 328.881,99 TL bedelli imalat yapıldığı, kendisine devredilen bağımsız bölüm nedeniyle 250.000 TL'nin mahsubuyla bakiye alacak talebinde bulunduğunun bu kapsamda mahsubu gereken bedelin 250.000 TL olarak tarafların kabulünde olduğunun anlaşılmasına ve Dairemizin kararına uygun olarak götürü bedel sözleşme kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak alınan rapora dayanarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davacıdan alınması gereken 732 TL istinaf karar harcının peşin alınan 1.846,20 TL harçtan mahsubu ile artan 1.114,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davalıdan alınması gereken 1.420,79 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 805,39 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Harçlar Kanunu gereğince birleşen 2015/537 E sayılı davada davacıdan alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Harçlar Kanunu gereğince birleşen 2015/4 E sayılı davada davacıdan alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri başvuru harçlarının üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 27.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır