7. Hukuk Dairesi 2022/5376 E. , 2023/5933 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1645 E., 2022/850 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/499 E., 2020/19 K. Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine…
**7. Hukuk Dairesi 2022/5376 E. , 2023/5933 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1645 E., 2022/850 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/499 E., 2020/19 K. Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tapuda ..., ... Mahallesi, 8877 ada 2 parselde kayıtlı olan arsa vasıflı taşınmazın 08.05.1980 tarihinde vefat eden ... adına kayıtlı olduğunu, ...'ün ölümünden sonra söz konusu taşınmazın zilyetliğini mirasçısı ...'ün devraldığını, ...'ün kardeşi ...'den düzenleme şeklinde vekaletname alarak taşınmazda bulunan kendi hissesini ve davalı ...'na ait hisseyi müvekkiline 21.07.1993 tarihinde haricen sattığını, müvekkilinin söz konusu satış işleminden sonra satın almış olduğu arsa üzerindeki gecekonduyu yıktığı ve 2 katlı bir yapı inşa ettiğini ve 19 yıldır burada ikamet ettiğini, ayrıca arsanın diğer kısmında da müteveffa ...'ün diğer mirasçısı ... ve çocuklarının ikamet ettiğini, ...'ün 17.06.1997 tarihinde vefat etmiş olduğundan müvekkilinin söz konusu hisseleri bir türlü kendisi adına kaydedemediğini belirterek 8877 ada, 2 parselde kayıtlı taşınmazın davalılar adına kayıtlı hisselerinin iptali ile bu hisselerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davalının babası ... adına kayıtlı taşınmazdaki miras payını davacıya satmadığını, müvekkilinin dosyaya sunulan ve ... ile davacı arasında imzalanan Gecekondu Satış Sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu itibarla sözleşmedeki imzaların gerçek ve doğru olması halinde bile sözleşmenin müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin kardeşi ...'e vekaletname vermiş olmasından taşınmazdaki miras haklarını davacıya devrettiği sonucunun çıkarılamayacağını, tapuda kayıtlı taşınmazın devrine ilişkin alım satım sözleşmelerinin geçerliğinin resmi şekilde yapılma koşullarına bağlı olduğunu, Gecekondu Satış Sözleşmesinin resmi olmadığı gibi taşınmaz satış vaadi sözleşmesi niteliğinde de olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılardan ..., ... ve ... vekilinin cevap dilekçelerinde özetle; satış sözleşmesinin resmi şekle uyulmaması nedeniyle geçersiz sayılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, ... ile müvekkili arasında imzalanan satış sözleşmesinin tarihinin 1993 yılı olduğunu, 1993 tarihinde tek yasal mirasçılarının ... ve ... olduğunu, dolayısıyla diğer mirasçıların tasarrufunun beklenmesinin mantığa uygun düşmediğini, müteveffa ...'ün ölümü ile birlikte yasal mirasçılardan ... kardeşi ...'den düzenleme şeklinde vekaletname alarak söz konusu taşınmazda bulunan kendi hissesini ...'e ait hisseyi müvekkiline sattıklarını, ...'ün yıllarca müvekkili ve ailesinin söz konusu yerde ikamet etmelerine karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, dava yoluna gitmediğini, işbu dava ile kendisinin icazet vermediği iddiasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin söz konusu satış işleminden sonra satın almış olduğu arsa üzerindeki gecekonduyu yıkarak iki katlı bina inşaa ettiğini, dava açıldığı tarihte ve sonrasında toplamda 25 yıldır aynı yerde ikamet ettiğinden yani 10 yıldan fazla süredir çekişmesiz aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunması sebebiyle taşınmazı iktisap ettiğini ve müvekkiline adına tescilinin gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak Kadastro Kanununun 13 üncü maddesi nedeniyle de davanın kabulü gerektiğini beyanla temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.