7. Hukuk Dairesi 2011/3816 E. , 2012/5200 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalılardan Samgaz Doğalgaz Dağıtım A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosya okundu, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendiril
**7. Hukuk Dairesi 2011/3816 E. , 2012/5200 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalılardan Samgaz Doğalgaz Dağıtım A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosya okundu, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hasarın meydana geldiği mahalde doğalgaz tesisi döşenmesi işi için, davalılardan Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş ile temyiz eden davalı şirket arasında herhangi bir yapım sözleşmesi olmadığı gibi, adı geçen davalının meydana gelen olayda kusurunun da bulunmamasına, dolayısıyla meydana gelen olay nedeniyle kusur ve kusursuz sorumluğunun doğmamasına göre mahkemece davalılardan Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp, davacı tarafın bu yöne ilişen tüm, yine aynı nedenlerle ve davacı tarafın somut olayda müterafik kusurunun da bulunmadığının mahkemece doğru olarak belirlenmiş olması karşısında, davalı şirketin bu hususa ilişen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı ... Doğalgaz A.Ş.nin husumete ve tazminat miktarı yönünden oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davalı ... Doğalgaz A.Ş.nin iş sahibi olduğu asıl hasar sorumlusu dava dışı yüklenicinin eyleminden ve oluşan zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı kusursuz ve müteselsil sorumlu olduğu gerekçe gösterilerek temyiz eden davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, tazminat miktarı yönünden varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki; eser sözleşmelerinde, kural olarak iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmadığından yüklenici üstlendiği işi iş sahibinden bağımsız olarak ve sözleşme koşullarına uygun biçimde tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu nedenle öğreti ve uygulamada adam çalıştıran sıfatı bulunmayan iş sahibinin, işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmekte ise de bu kural kesin değildir. İş sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen sözleşmede, iş sahibine yapılan işi kontrol ve denetleme, yükleniciye emir ve talimat verme yetkisinin tanınmış olması halinde iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından, iş sahibinin de yüklenici ile birlikte dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 55.maddesi hükmünde belirtilen “adam çalıştıran” sıfatıyla ve kusursuz sorumluluk esaslarına göre zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bu sorumluluğun aynı Kanunun 51. maddesi hükmüne göre müteselsil(zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Ne var ki, yerel mahkemece davalı ...Ş. ile dava dışı yüklenici ... İnş.Tur.San.Tic.Ltd.Şti. arasında düzenlenen ve dava konusu olayın meydana geldiği yere ilişkin olduğu bildirilen doğalgaz tesisatı döşenmesi işine ilişkin sözleşme örneği getirtilmediğinden davalının az yukarıda açıklanan hukuki sorumluluğunun somut olayda bulunup bulunmadığı anlaşılmamaktadır. Hal böyle olunca; öncelikle anılan sözleşme ve eki teknik şartnamenin aslı ya da onaylı örneği davalı şirketten getirtilmeli, sözleşme ve şartname hükümleri bir bütün olarak incelenip iş sahibi olan davalı ile dava dışı yüklenici şirket arasında bağımlılık ilişkisi bulunup bulunmadığı, iş sahibi davalının işin yapımı sırasında yüklenici dava dışı şirketi ve yaptığı işleri kontrol ve denetleme imkanı ile yükleniciye emir ve talimat verme yetkisinin tanınıp tanınmadığı araştırılmalı, bu suretle husumet sorunu duraksamasız çözümlendikten sonra işin esasına girilmelidir. Öte yandan; 1086 sayılı HUMK’un 74. ve yeni 6100 sayılı HMK’nun 26.maddeleri hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Bu kural yalnızca sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır. Somut olayda davacı tarafın elektrik kesintisi nedeniyle fabrikasında oluşan zararın tazmini istemiyle açtığı görülen davanın dava dilekçesinde zarar kalemlerini; kullanılamayan maden zararı(6 ton, 4.500,00 TL),üretim kaybı(1.800,00 TL) ve yakıt gideri(1.400 litre, 2.660,00TL) olmak üzere toplam 8.960,00 TL olarak açıkladığı anlaşılmaktadır. Şu halde davacı tarafın toplam zarar miktarı içerisinde açıkladığı her bir zarar kalemi yönünden az yukarıda açıklanan taleple bağlılık kuralının uygulanması gerektiği tartışmasızdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda davacının toplam zararının 18.729,38 TL olduğu açıklanmış ise de bu zararın 30.347 kg maden kaybı için 17.584,38 TL ve işçilik gideri için 1.145,00 TL'ye ilişkin olduğunun belirtildiği, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ve taleple bağlı olarak 8.960,00 TL zarar bedeline hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda toplam zarar miktarı içerisinde gösterilen maden kaybı zarar kalemi yönünden talebin aşıldığı kuşkusuzdur. Gerçekten davacı tarafın işçilik gideri yönünde bir isteminin bulunmadığı, bilirkişi raporuna hesaplanmayan üretim kaybı ve yakıt gideri yönünden itiraz edilmediği ve bu hususun davacı tarafça temyiz konusu da edilmediği gözetildiğinde toplam zarar miktarının maden kaybına ilişkin 4.500,00 TL ile sınırlı olduğu kabul edilmelidir. O halde az yukarıda açıklandığı üzere öncelikle davalı şirketin meydana gelen zarardan dolayı sorumlu olup olmadığı belirlenmeli, daha sonra davacı tarafın istemekte haklı olduğu gerçek zarar miktarı taleple bağlılık ve kazanılmış hak kuralı da gözetilmek suretiyle hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece böyle bir uygulama yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile ve taleple bağlılık kuralı da aşılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı şirketin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... Makine San.A.Ş.’nin tüm, davalı ... Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’nin ise sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenle adı geçen davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı ... Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'ye iadesine, peşin alınan harcın mahsubu ile fazla alınan 111,90 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 03.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.