Hukuk Genel Kurulu 2013/4-689 E. , 2013/871 K. "" MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece) TARİHİ : 19/07/2012 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “Dava dilekçesinden davacının teftiş görevini yapan davalıların kendisinin kişilik haklarına saldırıda bulunduklarını ileri sürerek uğranılan zararının ödetilmesinin istenildiği, davanın HMK'nun 46 ve devamı maddeleri ile 2802 Say…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/4-689 E. , 2013/871 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece) TARİHİ : 19/07/2012 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “Dava dilekçesinden davacının teftiş görevini yapan davalıların kendisinin kişilik haklarına saldırıda bulunduklarını ileri sürerek uğranılan zararının ödetilmesinin istenildiği, davanın HMK'nun 46 ve devamı maddeleri ile 2802 Sayılı Kanunun 93/A maddesinde yer alan hâkimlerin hukuki sorumluluğu nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır. 04/02/1959 gün ve 14/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince hâkimlerin sorumluluğuna ilişkin özel hükümlere dayanılarak avukatın ödence davası açabilmesi için temsil belgesinde (vekaletnamesinde) bu yetkinin açıkça yazılı bulunması gerekir. Nitelik ve başvuru yerinin farklı olması nedeniyle vekâletnamede yer alan yargıcın şikâyetine ilişkin olan yetkinin, aynı zamanda dava açma yetkisini de içerdiği kabul edilemez. Bu tür davalarda, bu eksikliğin sonradan tamamlanamayacağı ve özel yetkiyi gerektirdiği yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça ifade edildiği gibi Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. 6100 Sayılı Yasanın, HMK.nun 74. maddesinde de konu açıkça düzenlenmiş olup, vekaletnamede açık yetki bulunmaması halinde hakim ve savcıların eylemi nedeniyle hazine aleyhine dava açılamayacağı benimsenmiştir. Davacı adına dilekçe veren vekilin dayandığı, vekâletnamede yargıç ve savcılar hakkında tazminat davası açma yetkisi bulunmadığından, dava ve usul ekonomisi gözetilerek duruşma günü verilmeksizin dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: 1-Açıklanan nedenlerle davacının vekiline verdiği vekaletnamede, İçtihadı Birleştirme Kararında ve HMK.nun 74. maddesinde açıklandığı ve kabul edildiği biçimde öngörülen koşulları içeren yetki bulunmadığından, evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda dava dilekçesinin REDDİNE, 2-Davacı taraftan peşin alınan nispi harç 594,00 TL'den alınması gereken ret harcı 21,15 TL indirilerek geriye kalan 572,85 TL'nin davacıya geri iadesine,” Dair oybirliği ile verilen 19.07.2012 gün ve 2012/38-39 sayılı kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın süresinde temyiz edildiğinin anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kâğıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü: HUKUK GENEL KURULU KARARI Davacı vekili 6100 sayılı HMK’nun 46. maddesine dayanarak devlet aleyhine tazminat davası açmıştır. Mahkemece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK.nun 46 ve devamı maddelerinde hakimin hukuki sorumluluğu düzenlenmiş, söz konusu davaların ancak devlet aleyhine açılabileceği, aynı Kanun’un 74. maddesinde ise açıkça yetki verilmemesi halinde vekilin hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamayacağı kabul edilmiştir.