4. Ceza Dairesi 2021/1462 E. , 2023/15777 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı mad…
**4. Ceza Dairesi 2021/1462 E. , 2023/15777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca da cezanın ertelenmesine ve bir yıl denetim süresi öngörülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, katılanın soyut iddiasından başka dosyada delil bulunmadığı, sanığın suç işleme kastının olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçtan beraat etmesi ve kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği talebine vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde belediye meclis üyesi olarak görev yapan katılanın grup toplantısında konuşmak istediği ve toplantıya başkanlık eden belediye başkanı sanıktan söz istediği, ancak sanığın söz vermediği, katılanın bir kez daha söz istemesi üzerine, sanığın katılana "Ben sana bu konuda söz hakkı vermiyorum şerefsiz, senin ağzına s\*çarım." şeklinde söz söylediği, savunma tanığı olan ...'nin dahi böyle bir kavga ortamının ve karşılıklı atışmanın olduğunu beyan etmesi, katılanın iddiası, iddiasının tanıklar ... ve ... tarafından doğrulaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Katılanın ve katılanın beyanın doğrulayan tanıkların anlatımları karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanık müdafinin bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. Ancak, A- 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve somut olayda, sanığın hakaret eylemini belediye meclis toplantısında gerçekleştirdiğinin belirtilmesi karşısında, aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle anılan maddenin uygulanması, B- (A) bendindeki bozma nedenine uyulması ve aleniyetin kabul edilmemesi halinde ise; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.