TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2022 NUMARASI : 2015/134 Esas 2022/641 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/02/2015 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/295 Esas 2025/1151 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/295 KARAR NO : 2025/1151 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2022 NUMARASI : 2015/134 Esas 2022/641 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/02/2015 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Temlik eden ... Bankası vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile ... Petrol Ürünleri ve İnşaat Ticaret Ltd. ŞTİ. arasında akdedilen 06.05.2011 tarihli 1.100.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin, ... Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti., ... Petrol Ürünleri Ticaret Ltd. ŞTİ, ... ... ve .... tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, Mezkur Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine, Kayseri 10. Noterliğimin 20.09.2011 tarih ve 20455 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide olunmak suretiyle asıl kredi borçlusuna ve müşterek borçlu ve müteselsil kefillere, kredilerin kat edildiğinin bildirilerek, 24 saat içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalılar tarafından bankaya borçlarının bulunmadığı yönünde cevap verilerek, ödeme yapılmadığını bunun üzerine davalılar hakkında başlatılan icra takibinin ise yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, borca yapılan itirazın geçersiz olduğunu, müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin yersiz ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiklerini, davalılar tarafından 06.05.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin içeriğinin genel işlem şartı olduğu ve Banka tarafından uygulanacak kanun hükümlerinin belirtilmediği iddia edildiğini, ancak yeni Borçlar Kanunu'nun o dönemde yürürlükte olmadığını, ayrıca davalıların gayri nakdi kredilerden bahsedilerek kefillerin kefalet limitinin muvafakatleri alınmaksızın artırıldığı yönündeki iddianın da yerinde olmadığını, zira Genel Kredi Sözleşmesinde tüm kefillerin imzalarının bulunduğunu, ayrıca gayrinakdi kredilerinin bulunmadığını iddia ederek, davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... Petrol Ürünleri ve İnş. Tic. Ltd. ŞTİ.'nin, davacı bankanın şubesinden kredi sözleşmesi imzalayarak kredi kullandığını, diğer müvekkillerinin ise kullandırılan krediye kefil olduklarını, kullandırılan bu krediden dolayı davacı Bankanın müvekkillerinin hesaplarını kat ederek, alacak iddiasında bulunduğunu, bu alacak taleplerine ilişkin olarak kat edilen hesap kat ihtarlarının müvekkillerine tebliğ edildiğini, bu ihtarnameye müvekkillerince itiraz edilerek, tüm muhtevası ve münderecatını kabul etmediklerinin ihtar edildiğini, ancak davacının hesap kat ihtarının kesinleşmesini beklemeden icra takibine başladığını, bunun üzerine takibe itiraz edildiğini, bu açıklamalar ışığında davacının açmış olduğu davada müvekillerince imzalanmış olan kredi sözleşmesinin hukuki niteliğini tarif ederek, uygulanacak hükümleri yani hukuki sebeplerinin açıkça bildirmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bu yönün eksik kaldığını, davacı Bankanın derdest davada dava açılmasına sebep oluşturan kredi sözleşmesine uygulanacak hükümleri bildirmediğini, öncelikle mahkemece bu yönden bir karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olayda TTK.'nun 92. maddesi hükmü uygulanamayacağından davacının müvekkillerinden talep ettiğini temerrüt faizinin burada istenemeyeceğini, ayrıca yapılacak olan bilirkişi incelemesinde de ortaya çıkacağı gibi, kredi sözleşmesini imzalayan kredi borçlusu müvekkil ile diğer kefil olan müvekkillerinin sorumluluklarının ayrı ayrı çıkartılıp cevap dilekçelerindeki cari hesaba ilişkin değerlendirme de dikkate alınarak, yeniden hesap yapılması gerektiğini, davacı Bankanın 68/b maddesi şartlarını yerine getirmediğini, sadece hesap kapamaya dair ihtarnamenin yollandığı tarih itibarıyla son döneme ait cari hesap ekstresini tebliğ ettiğini, bu döneme ilişkin yollanan cari hesaba da kendilerince itiraz edilerek kabul edilmediğini, bu nedenle müvekkillerinin gerek üç aylık dönemlere ilişkin ve gerekse son hesap kesimine ilişkin hesaplarının münderecatının kesinleşmediğini, kredi kullanımından itibaren üç aylık dönemlerde kat edilen hesaplarda uygulanan faizlerin ana paraya dahil edilip edilmediği, edilmişse müvekkilinin son hesabı kat edilirken faize faiz talep edilmiş olup olmadığı,hangi oranlarda ve kaç günlük faiz talep edildiği.vb konuların bilinmediğini bildirerek davanın reddine, %0'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; kesinleşen Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/68 Esas ve 2014/170 Karar sayılı dosyasından verilen karardan da anlaşıldığı üzere itirazın kaldırılması davasının 17/02/2012 tarihinde açılmış olduğu, somut uyuşmazlıkta yargılaması yapılan itirazın iptali davasının ise 05.02.2015 tarihinde açıldığı, bu durumda borçluların takibe itirazının davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş olsa da davacının itirazı en geç itirazın kaldırılması dava tarihinde öğrenmiş olduğunun kabulü gerektiği (Y19HD., 02.06.2020 tarih, 2018/1745 Esas, 2020/730 Karar; Y19HD., 25/01/2017 tarih, 2016/11282 Esas, 2017/422 Karar; Y19HD., 10.02.2016 tarih, 2015/11299 Esas, 2016/2074 Karar), bu halde ise İİK m. 67 hükmünde düzenlenmiş olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı gerekçeleriyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; adil ve makul sürede yargılama haklarının ihlal edildiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, bilirkişi raporları, Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/202 Esas 2012/551 Karar sayılı kararı vs deliller dosya arasında mevcuttur. Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11654 sayılı dosyasının incelenmesinde; takibin ... Bankası tarafından davalı borçlular aleyhine 479.937,84 TL asıl alacak + 6.050,08 TL işlemiş faiz + 302,50 TL BSMV = 486.290,06 TL üzerinden başlatıldığı, davalılar vekilince 24/10/2011 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edilerek takibin durduğu anlaşılmıştır. Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/68 E, 2014/170 K, sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın 17/02/2012 ... Bankası A. Ş. Tarafından davalılar aleyhine itirazın kaldırılması davası açıldığı, dosyanın 26/02/2014 tarihinde karara çıktığı anlaşılmıştır. İİK'nun 67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. " hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup 114/1. maddede genel dava şartları, 114/2 maddede ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olacağı düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK nın 115. maddesinde ise; "1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre hakim dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını tespit ettiğinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür. İİK 'nın 67. maddesi gereğince, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için usulüne uygun bir takip yapılması ve ödeme emrine süresinde itiraz edilmiş olması ve takip talebine itiraz eden alacaklının, itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini dava etmesi itirazın iptali davası yönünden özel dava şartıdır. Somut olayda, kesinleşen Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/68 Esas ve 2014/170 Karar sayılı dosyasından verilen karardan da anlaşıldığı üzere itirazın kaldırılması davasının 17/02/2012 tarihinde açıldığı, eldeki itirazın iptali davasının ise 05.02.2015 tarihinde açıldığı, bu durumda borçluların takibe itirazının davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş olsa da davacının itirazı en geç itirazın kaldırılması dava tarihinde öğrenmiş olduğunun kabulü gerektiği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28/02/2019 tarih 2018/13-602 Esas 2019/218 Karar sayılı, Y19HD., 02.06.2020 tarih, 2018/1745 Esas, 2020/730 Karar; Y19HD., 25/01/2017 tarih, 2016/11282 Esas, 2017/422 Karar; Y19HD., 10.02.2016 tarih, 2015/11299 Esas, 2016/2074 Karar), bu halde ise eldeki dava tarihi itibariyle İİK m. 67 ve HMK'nına 115/2 maddesi gereğince itirazın iptali davası yönünden dava şartı olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının bankanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -