11. Hukuk Dairesi 2020/1693 E. , 2021/1640 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2016 tarih ve 2016/85 E- 2016/526 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2018/1984 E- 2020/158 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenm…
**11. Hukuk Dairesi 2020/1693 E. , 2021/1640 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2016 tarih ve 2016/85 E- 2016/526 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2018/1984 E- 2020/158 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin "ŞAHİN" esas ibareli çok sayıda tanınmış markasının bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "MŞB ... BALLARI" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince itiraz edildiğini, itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını, başvuruda yer alan “BALLARI” ibaresinin ayırt ediciliğe sahip olmadığını, başvuru markasının esas unsurunun “MŞB ...” olduğunu ve müvekkilinin “ŞAHİN” ibaresinin aynen yer aldığını, özellikle müvekkilinin “İ.Ş.F. ŞAHİN” markası ile dava konusu marka ibarelerinin aynı marka grubundan geldiği izlenimi yarattığını, basit ilavelerin markalar arasında ayırt ediciliği sağlamayacağını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, başvurunun da kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2015-M-12916 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., “...” ibaresinin kendi ismi olduğunu, başvurusu yapılan marka ile itiraz eden tarafa ait markalarla bir benzerliğinin olmadığını, kendisinin arıcılık yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.