11. Hukuk Dairesi 2023/303 E. , 2024/3831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1316 Esas, 2022/1128 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/483 E., 2019/1057 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunu
**11. Hukuk Dairesi 2023/303 E. , 2024/3831 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1316 Esas, 2022/1128 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/483 E., 2019/1057 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava dışı ...Tekstil Üretim Toptan Satış Özel Eğitim Araç Kiralama İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. (......,Şirketi) hissedarı olduğu gibi şirketin müdürü olarak görev yaptığını, şirketin faaliyet konusunun internet ve online sistemler üzerinden mal alım satımı yapmak, sanal mağazalar oluşturmak ve elektronik ortamlarda ticaret yapmak, şirketin ürettiği tek ürünün ise bebek taşımaya yarar bebek kangurusu, tek tanıtım ve pazarlama faaliyetinin internet ve sosyal medya olduğunu, davalının şirketin diğer ortağı müvekkilinden habersiz olarak şirketin tanıtım faaliyetlerinin yürütüldüğü instagram ve facebook hesaplarının şifrelerinin davalı tarafından değiştirildiğini, sözlü ve 05.08.2016 ile 31.08.2016 tarihli ihtarlara rağmen şifrelerin davalı tarafından şirket ortağı olan müvekkiline verilmediğini, bilinçli olarak da tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin davalı tarafından yürütülmediğini, bu nedenle de şirketin satışlarının düştüğünü ve daha sonra da şirketin sosyal medya hesabının değiştirildiğini, davalının anılan eylemleri sebebiyle 24.02.2017 tarihine kadar olan zararların tahsili için Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan ve 2017/146 E. sayılı davada davalının haksız eylemleri sebebiyle 673.549,90 TL kâr mahrumiyeti alacağı hesaplandığını, bu davadan taraflar arasında yapılan 05.02.2018 tarihli boşanma protokolü gereğince vazgeçilmiş ise de; davalının zarar verici eylemlerine devam ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL zararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 555 inci maddesi gereğince davalıdan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan sorumluluk davasında, dava dışı şirkette davacının müdür, davalının ise müdürler kurulu başkanı olarak görev yaptığı dönemde davalının eylemleri ile şirketin zarara uğratıldığı iddia edilmiş ise de; aynı iddialarla ilgili mahkememizin 2017/146 esasında görülmekte olan davada zarar isteminde bulunulduğu, açılan bu davanın feragatla sonuçlanması ve kesinleşmesi nedeniyle yeni bir dava yolu ile aynı zararın talep edilemeyeceği, feragatla sonuçlanan dava tarihinden sonraki dönemle ilgili olarak da davalının şirketi zararlandırıcı herhangi bir eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hakkından feragat etmeyip vazgeçtiğini, müvekkilinin davanın takibinden vazgeçtiğini, oysa talep edilen haktan, talep sonucundan feragat etmediğini, nitekim karara dayanak 05.02.2018 tarihli boşanma protokolünün 5. maddesinin (e) bendinde; "... ile ......ekli listede ve bu listede belirtilmeksizin aralarındaki tüm hukuk davalarından vazgeçecek ve vazgeçme karşı tarafça kabul edilecektir..." şeklinde düzenlenmiş olduğunu protokolün düzenleniş biçiminden de anlaşıldığı üzere protokoldeki vazgeçmenin feragat anlamında olmadığını davanın yalnızca geri alındığının açık olduğunu, söz konusu kararın istinaf edilmeden kesinleşmiş olmasının kararı hukuka uygun kılmadığını, her ne kadar yerel mahkeme kararında davacının kesinleşen davada istenilen alacakları kesin hüküm nedeniyle yeni bir davada istenemeyeceği şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar vermişse de Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/146 E. sayılı dosyasında 24.02.2017 tarihine kadar olan alacakların ve zararın tazmini talep edilmiş olup işbu istinaf dilekçemize konu Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/483 E. sayılı dosyasında ise 24.02.2017 tarihinden sonra doğan alacak ve zararların tazmini talep edildiğini, yerel mahkemenin gerekçesine konu ettiği gibi vazgeçilen alacakların talep edilmediğini, mahkemece gerekçeli kararda feragatle sonuçlanan dava tarihinden sonraki dönemle ilgili olarak da davalının şirketi zararlandırıcı herhangi bir eyleminin bulunmadığının belirtildiğini, ancak davalının halen sosyal medya hesaplarının şifrelerini vermeyerek şirketin ticari satış yapmasını engellediğini ve ayrıca boşanma protokolüne aykırı davranarak şirketin tasfiyesini geciktirdiğinden zararın daha da artmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dışı limited şirketin ortağı ve müdürler kurulu başkanı olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesi gereği dava dışı limited şirketin zararının tazmini ile şirkete ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.