11. Hukuk Dairesi 2013/9557 E. , 2013/22591 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2011/140-2012/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2013/9557 E. , 2013/22591 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2011/140-2012/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının “DOĞUŞ Geleneksel RİZE Çayı Yeni Tadıyla+şekil” unsurlu marka başvurusuna davalı şirketin markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine şekil unsurlarındaki benzerliğe dayalı olarak başvuru kapsamından “çaylar, buzlu çaylar, bitki çayları” emtialarının çıkarıldığını, oysa davacının 1985 yılından bu yana özellikle çay sektöründe faaliyet gösteren firmalardan biri olduğunu, davalı şirkete ait “LİPTON” markalarında çay yaprağı, sarı renk ve kırmızı rengin ayırt edici unsur olarak kullanılmadığını, ambalaj üzerinde çayı temsil eden çay yaprağına yer verilmesinin hukuka uygun olduğunu, ürünü temsil eden çay yaprağının ayırt edici bir unsur olmadığını ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptaline, başvurunun çıkarılan emtialar yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, kurum işlem ve kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davaya konu markanın müvekkili şirkete ait markaya ve ambalaj kompozisyonuna ayniyet derecesinde benzeştirilerek tescil ettirilmeye çalışıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı başvurusunun, davalının YİDK tarafından redde dayanak alınan markaları ve fiili ambalaj kullanımları karşısında KHK'nin 8/1-b, 8/3, 6762 sayılı TTK'nin 56. vd. maddeleri çerçevesinde reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.