16. Ceza Dairesi 2018/989 E. , 2018/4981 K. "" TALEP:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2018 tarih ve 2018/8356 sayılı yazısı ile, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.10.2017 tarihli ve 2017/9526 soruşturma, 2017/4347 esas, 2017/985 sayılı iddianamenin iadesine dair Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli ve 2017/279 değişik iş sayılı kararın…
**16. Ceza Dairesi 2018/989 E. , 2018/4981 K.** **"İçtihat Metni"** TALEP:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2018 tarih ve 2018/8356 sayılı yazısı ile, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.10.2017 tarihli ve 2017/9526 soruşturma, 2017/4347 esas, 2017/985 sayılı iddianamenin iadesine dair Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli ve 2017/279 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2017 tarihli ve 2017/702 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi, Dosya kapsamına göre, Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince, şüpheliden elde edilen dijital materyallerin incelenmesi bitmeden dava açıldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanunun 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanunun 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, Somut olayda, şüphelinin, öğrencilik döneminde örgüte ait evde kaldığı, örgüte ait bankada aktif hesabının bulunduğu, örgüt üyesi kişilerle yakın ilişki içinde olduğunu gösteren tanık beyanları, örgütün toplantı ve eğitim faaliyetlerine katılması, 2013 yılından sonra irtibatını kestiğini söylemesine karşın 2015 yılına kadar örgüte ait gazete ve dergiye üye olması ve yine din öğretmeni bir kişi olmasına karşın 15 Temmuz 2016 darbe girişimine kadar örgüt liderini din bilgini olarak düşündüğünü ifade etmiş olması karşısında şüpheli hakkında atılı suç yönünden kamu davası açılmasını gerektirecek ölçüde yeterli şüphe bulunduğu anlaşılmakla, mevcut delillerin kamu davasının açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19.01.2018 gün ve 94660652-105-10-12185-2017-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak, Dairemize gönderilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA OLAY