İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket çalışanları tarafından 19.11.2019 tarihinde yapılan kontrolde borcundan dolayı enerjisi kesilen sayacın kullanıma açıldığı tespit edilerek... n…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1904 KARAR NO : 2025/2110 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2025 NUMARASI : 2025/502 Esas - 2025/723 Karar DAVA: Şirketin İhyası İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket çalışanları tarafından 19.11.2019 tarihinde yapılan kontrolde borcundan dolayı enerjisi kesilen sayacın kullanıma açıldığı tespit edilerek... numaralı kaçak elektrik tespit tutanakları tanzim edildiğini, kaçak elektrik kullanım karşılığı olarak 13.09.2019-19.11.2019 tarihleri arasındaki kullanım nedeniyle 28.215,18-TL kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, 23.07.2020 tarihinde borcundan dolayı enerjisi kesilen sayacın kullanıma açıldığı tespit edilerek... numaralı kaçak elektrik tespit tutanakları tanzim edildiğini 30.04.2020 - 24.07.2020 tarihleri arasındaki kullanım nedeniyle 21.254,76-TL kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, 11.09.2020 tarihinde yapılan kontrolde borcundan dolayı enerjisi kesilen sayacın kullanıma açıldığı tespit edilerek ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanakları tanzim edilmiş akabinde kaçak elektrik kullanım karşılığı olarak 23.07.2020 - 11.09.2020 tarihleri arasındaki kullanım nedeniyle 29.704,21-TL kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42 uyarınca kaçak elektrik tüketimi tespit edildiğini, İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... E., Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyalarından ... ... ... Limited Şirketi'ne karşı kaçak elektrik kullanımının tahsili amacı ile icra takipleri başlatıldığını, Başlatılan icra takiplerine borçlu şirket tarafından itiraz edildiğini, Terkin edilen şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyetine sahip olmayıp ihya davası açma zarureti hasıl olduğunu, TTK 547/1 maddesi ''Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.'' denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini belirterek; Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 14.12.2023 tarihinde tasfiye olunan Tasfiye Halinde ... ... ... Limited Şirketi''nin ihya edilmesine, vergi no bulunamadığından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün taraf olarak davaya Sayın Mahkeme tarafından ekletilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılığın bulunmadığını, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunda olduğunu, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, belirterek müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a dava dilekçesi , tensip tutanağı , duruşma gün ve saatinin 02/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği, duruşmaya katılmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ... İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nde ... ticaret sicil numaralı Tasfiye Halinde ... ... ... Limited Şirketi nin İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... E., Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyaları işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK 547 maddesi gereğince İHYASI na, yeniden ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru olarak ... ( TC No: ...) in ücretsiz olarak atanmasına," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihya davasının süresinde açılmadığını, 2020 dosyaları için ihya talebinin artık mümkün olmadığını, ihya davasının konusu kalmadığını, 2020 takiplerinin takip hukuku açısından düştüğünü, hukuki yararı olmayan ihya davasının reddedilmesi gerektiğini, tasfiye memuru atanmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın konusu kalmadığı için ...’a görev yüklenemeyeceğini, mahkemenin eksik inceleme yaptığını, 2020 tutanakları ve icra dosyalarının somutlaştırılmadığını, mahkemenin soyut gerekçelerle ihya kararı verdiğini, davacının kusuru olduğunu, uzun süre bekleyip hak kaybına neden olduğunu, ...'ın 2020’deki tutanaklardan sonra beş yıl boyunca hiçbir işlem yapmadığını, takipleri yenilemediğini, tebligat yapmadığını, bu nedenle alacağını ilerletme hakkını kendisinin kaybettiğini, kendi kusurundan doğan bu hak kaybını ihya davası ile gidermeye çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca dosyanın görevsiz mahkemede açıldığını, Gaziosmanpaşa Asliye Mahkemelerinin görevli olduğunu, dosyanın bu yönden de reddedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin hükmün kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Somut olayda ihyası talep edilen tasfiye halindeki Tasfiye Halinde ... ... ... Limited Şirketi İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının,14/12/2023 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine şirket terkin edilmeden önce başlatılan icra dosyalarının derdest olduğu görülmüş, davacının anılan icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı mevcut bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.(Y.11. H. D'nin 21.03.2022 tarih ve E: 2021/8826 -K: 2022/2173)Davalı tasfiye memurunun takibe itiraz edildiği ve itirazın iptali davası için açılması gereken sürenini geçmesi nedeniyle talebinde hukuki yararı bulunmadığı bu nedenle şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş is de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden icra dosyasında inceleme konusu olduğundan mahkemece davanın kabulü ile TTK 547/2 maddesi uyarınca davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.Buna göre tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında usulsüzlük bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE, 2-Tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.31/12/2025