11. Hukuk Dairesi 2020/4366 E. , 2021/5834 K. "" MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.04.2019 tarih ve 2019-274/577 sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.11.2019 tarih ve 2019-1100/1177 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından…
**11. Hukuk Dairesi 2020/4366 E. , 2021/5834 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.04.2019 tarih ve 2019-274/577 sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.11.2019 tarih ve 2019-1100/1177 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının Servokim Kimya Tekstil End. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin tek ortağı ve müdürü olduğunu, uzun yıllardır davacının sahibi olduğu şirketin davalı şirketten tekstil boya ve kimyasalları alarak piyasaya sattığını, açık cari hesap çalışılan işlerde piyasada mutad bir uygulama olarak, mal veren taraftaki şirketin kendisinden mal alan diğer şirketten teminat olarak bir kıymetli evrak alıp bunu kasasında muhafaza ettiğini, söz konusu ticarette de davacı ...'ın müdürü olduğu şirket adına davalı şirket lehine tanzim edilen 100.000,00 USD bedelli, 13/11/2009 tanzim tarihli bononun davalı şirketin Bursa Bölge Müdürü ...'a teslim edildiğini, bonoda tanzim edenin Servokim Kimya Tekstil Ltd. Şti olup başkaca bir borçlunun bulunmadığını, senedin davalı şirket tarafından tahsile verildiğini öğrendiklerini, evraka göre davacı bonoyu şirket namına tanzim ve imza ettiği halde borçlu kısmına davacının da ismi ve adresi yazılarak senedin borçlusu gibi gösterilmek suretiyle kendisine bono ödeme ihbarnamesi gönderildiğini, davalının eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluştururken aynı anda bono üzerinde yapılan eklemeler sureti ile özel evrakta sahtecilik suçunu da oluşturduğunu ileri sürerek davacının borcunun bulunmadığının tespitine ve kötüniyetli davalının bono bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı dosya üzerinden karar verildiği için davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, menfi tespit davasının konusunun, para alacağına ilişkin ve eda davası olduğu, davanın taraflarca serbestçe üzerinde tasarruf edebilecekleri işlerden kaynaklandığı, davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı olan arabulucuya başvurunun zorunlu olduğu, dava dilekçesi kapsamında arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle davanın arabulucuya başvuru dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK' nın 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.