T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/574 Esas KARAR NO: 2026/792 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/426 Esas-2025/300 Karar TARİHİ: 15/04/2025 DAVA: İtirazın İptali ( Kar payı alacağından kaynaklanan) TARİH: 23.06.2023 KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/574 Esas KARAR NO: 2026/792 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/426 Esas-2025/300 Karar TARİHİ: 15/04/2025 DAVA: İtirazın İptali ( Kar payı alacağından kaynaklanan) TARİH: 23.06.2023 KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı şirkette 18 (%9) pay sahibi iken ; yine aynı şirkette hissedar olan babası ...’nın vefatı ile kendisine 9 pay mirasen intikal ettiğini , (3) pay da diğer mirasçı olan eşi ...'ya intikal etmiş olduğunu, müvekkili diğer mirasçı ...'ya intikal eden (3) payı tüm hak ve vecaibi ile birlikte devraldığını, miras payının devri hususu davalı şirkete devreden mirasçı ile birlikte ....... Noterliğinin 17.02.2022 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalı şirketin 19.04.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurulunda (4) no’lu karar ile 39.211.053-TL miktarlı 2021 karının TTK.519 ve devamı madde-leri ile esas sözleşmede öngörülen yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın tamamının pay sahiplerine payları oranında dağıtıl-masına karar verildiğini, davalı şirket nahak yere işbu takibe itiraz etmiş ve hiçbir ödeme yapmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A-1 "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuşsa da taraflar anlaşamadığından dava şartı arabuluculuk son tutanağı tanzim edilerek imza altına alındığı nı, haksız itiraz sebebi ile işbu davanın açılma zarureti doğduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebi ile icra inkar tazminatı ödemesi gerektiğini, arz ettiğimiz üzere ;........ İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin, takip dosyasındaki kayıtlarla devamına, davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazı sebebi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masraf ve ücreti vekaletinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 19.04.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı 2. OGK toplantısının 4. gündem maddesinde “2021 yılı finansal tablolarında kayıtlı 39.211.053-TL tutarındaki 2021 yılı karından TTK’nın 519 ve devamı maddeleri ile esas sözleşmede öngörülen yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın tamamı -nın pay sahiplerine payları oranında dağıtılmasına” karar verildiğini, davacı vekili, müvekkili şirkette 12 adet pay sahibi olan babası ...’nın vefatı üzerine dava dışı .... ...’ya miras kalan 3 adet payı devraldığını, dolayısıyla kendisine miras kalan 9 adet payın yanı sıra söz konusu 3 adet paya ait temettünün de kendisine ödenmesi gerektiğini iddia etmekte olduğunu, davacı ...ile dava dışı .... ...’nın arasındaki pay devrinin geçerli olup olmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan, müvekkili şirket dava dışı .... ...’ya miras kalan 3 adet şirket payına ait temettü ödemelerini mahkemece tayin edilen tevdi mahalline yatırmakta olduğunu, müvekki li şirket, .... ...’ya miras kalan 3 adet şirket payına ilişkin temettü ödemelerini tevdi mahalline yatırmakla temettü borcunu ifa ettiğini, müvekkili şirket pay sahiplerinden ... 31.08.2020 tarihinde vefat ettiğini, veraset ilamına göre; müteveffanın mirası 4 paydan oluşmak ta ve mirasçılarından ...’ın miras payı 3, ...'nın miras payı 1 olduğunu, müteveffaya ait 12 adet şirket payının 3 adedi .... ...’ya, 9 adedi ise ...’a miras kaldığını, müvekkili şirket, ....... Noterliği vasıtasıyla ......12.2022 tarihinde gönderdiği ....... yevmiye numaralı ihbarname ile, .... ...’ya miras kalan şirket paylarını Türk Ticaret Kanunu’nun 493. maddesi uyarınca gerçek değerinden satın almak istediğini usulüne uygun şekilde bildirdiğini, müvekkili şirket temettü ödemelerini tevdi mahalline yatırmış olup davacıya borcu bulunmadığın dan davanın reddi gerektiğini, dava dışı .... ... tarafından davacı ...’a yapıldığı iddia edilen pay devri geçersiz olduğundan müvekkilin pay devrine konu 3 paya ilişkin temettüyü davacı ...’a ödeme borcu zaten bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin davacıya bir borcu bulunmadığından, takibe yapılan itiraz haklı niteliktedir. Bu nedenle müvekkil şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedil mesi hukuka aykırı olacağını, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle, davanın usulden reddine, Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/453 esas numaralı dosyasının huzurdaki davada bekletici mesele yapılmasına, her halükarda haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine, davanın icra inkar tazminatı talebinin reddi ile kötü niyetli olarak icra takibi başlatan ve haksız kazanç elde etme amacı güden davacı tarafından %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/04/2025 tarih ve 2023/426 Esas-2025/300 Karar sayılı kararında; "...Davacı tarafından davalı şirketin 19.04.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurulunda, 39.211,053 TL miktarlı 2021 karının TTK m.519 vd. Maddeleri uyarınca pay sahiplerine dağıtılmasına ilişkin karar verildiğini,ancak davacıya eksik ödeme yapıldığı iddiası ile 3.814,00 USD fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talep edildiği,mahkememizce davalının kar payının tam olarak ödenip ödenmediğinin tespiti için;İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/453 E. Sayılı şirket hisse değerinin tespitin konu alan dosyada istinaf bozma ilamında da belirtildiği üzere pay devrinin geçerli olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, pay devrinin geçersizliğine ilişkin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/453 E. Sayılı dosyasındaki değerlendirme mahkememizce hüküm altına alınacak kar payı alacağını etkileyeceğinden anılan dosya bekletici mesele yapılmış ise de; mahkememizce verilen kararın mahiyeti gereği bekletici meseleye ilişkin ara karardan rücü edilerek yargılamaya devam edilmiş, Türk Kanunlarına göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de Türk Lirası alacağının döviz olarak istenmesi mümkün olmadığından (Yargıtay 11. HD.26.05.2022 tarih ve E:2020/6941 K:2022/4076) somut olayda davalı şirketin kar payı dağıtılmasına ilişkin kararında kar payının Türk Lirası cinsinden dağıtılmasına karar verildiği, davacının ise icra takibini USD üzerinden başlattığı, USD üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı"gerekçesi ile, ''Davanın HMK 114/2 ve 115. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının Kanada'da mukim olduğunu ve buna bağlı olarak Kanada'da bankasında ve/veya ... Dolar hesabı olduğunu ve bunu davalı şirkete noter vasıtası ile bildirildiğini, davalı şirketin her sene temettü bedellerini ödeme tarihindeki kur üzerinden Amerikan Dolarına çevirerek ödediğini, taraflar arasında yıllardan beri devam eden bu fiili durumun esasen taraflar arasında bir anlaşma meydana getirdiğini, davacıya ait tüm paylara isabet eden ödemelerin ödeneceği bankayı ve ödeme şeklini davalı şirkete noter vasıtası ile bildirildiğini, yurt dışında mukim kişilerin ödemelerinin Dolar cinsinden yapılmasını talep etmesinde hiçbir engel ve yasak olmadığını, icra takibinin ödeme günündeki kur üzerinden Dolar olarak ödenmesi talep olunarak açılmasının kanun ve mevzuata uygun olduğunu, davacının yurt dışında ikamet etmesi ve ikamet ettiği ülkedeki banka hesabını bildirmiş olması sebebiyle ödemelerin ödeme günündeki kur üzerinden yapılmasının esasen zorunlu olduğunu, Davalıya tüm bildirim ve ihtarlara rağmen davacının .........'dan devraldığı hisselerin temettü bedellerini ödemediğini, haksız yere temettü bedelinin 403.968,18 TL olduğunu bildirerek İstanbul 20. Sulh Hukuk 2023/43 D.İş. Dosyası kapsamında tevdi mahalli kararı alıp mahkeme veznesine bu bedeli yatırdığını, davacıya ödenmesi gereken bedelin 474.944,00 TL olduğunu aradaki fark olan 70.975,82 TL'yi ödeme yaptığı günkü kur üzerinden(18,61 TL) dolara çevrilerek 3.814,00 Dolar eksik ödeme hususunda .......İcra Müdürlüğünde ... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, şirket genel kurulunda alınan karara aykırı olarak şirket yönetim kurulunun ödemelerde kesinti yapma sının mümkün olmadığını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini, şirket genele kurulunca karar verilen miktardan kanun gereğince %5 yedek akçe ve %15 stopaj düşüldükten ödenmesi gerektiğini açık olduğunu, sonra TTK m.379'a aykırı olarak davalı şirketin devamlı surette şirkete hisse alacağım diyerek kanunen izin verilenin çok üstünde hisse almaya çalışmasının ve alacağım diyerek genel kurul tarafından karar verilmemesine rağmen ortakların kar payına el koymasının mümkün olmadığını, davacının Kanada'da ikamet ettiği, kar payının ödeme günündeki dolar kuru üzerinden Dolar'a çevrilerek Dolar hesabına yatırılması hususunun davalı şirketin noter aracılığıyla ihtar edildiği, müvekkile yapılan tüm ödemelerin bu güne kadar Dolar cinsinden yapıldığı bu nedenlerle davanın usulden reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın kabülüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının dava dışı hissedardan devir aldığı paya ilişkin kar payı alacağının eksik yatırıldığı iddiasıyla bakiye kar payı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda özel dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta davalı şirketin 19/04/2022 tarihli 2021 yılı 2. Olağan Genel Kurul Toplantısının 4. gündem maddesinde 39.211.053-TL tutarındaki 2021 yılı karından TTK’nın 519 ve devamı maddeleri ile esas sözleşmede öngörülen yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın tamamının pay sahiplerine payları oranında dağıtılmasına karar verildiği, kar payı alacağının TL olarak dağıtılmasına karar verildiğinden ve alacak TL olarak doğduğundan Mahkemece de isabetli bir şekilde belirtildiği üzere TL olarak doğan alacağın dövize çevrilerek talep edilmesinin TBK'nın 99 maddesine göre yasal olarak mümkün olmadığı, davacının Kanada' da yaşaması ve bu sebeple banka hesabına ödemenin döviz cinsinden yapılmasının da sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla geçerli bir takip başlatılmadığı gerekçesiyle davanın özel dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmesi isabetli olup, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.