11. Hukuk Dairesi 2011/10997 E. , 2012/16761 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/01/2011 tarih ve 2009/99-2011/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisind…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10997 E. , 2012/16761 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/01/2011 tarih ve 2009/99-2011/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil şirketlerin tanınmış “Louis Vuitton” ve “Ray-Ban” ibareli tescilli markaların sahibi olduklarını, Mersin Gümrük Müdürlüğü tarafından davalı şirketin taşıdığı eşyanın muayenesinde üzerinde müvekkilleri adına tescilli markaların bulunduğu taklit güneş gözlüğü cinsi eşyaların tespit edildiğini, davalının 556 sayılı KHK’nin 61/c maddesi kapsamında müvekkillerinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitini, men’ini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin Mersin-Kıbrıs arasında taşıma yapan RO-RO gemisinin acentesi olduğunu, yük taşıyan kamyon ve tırların bu gemiyle taşındığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taşıdıkları yükün sadece cinsinin bildirildiğini, müvekkilinin bu yükü açıp içindekilerin ne marka olduğunu, bu markaların tescilli olup olmadığı veya kanuna aykırı bir yük olup olmadığını bilemeyeceğini ve bilmesinin gerekmediğini, asıl yükü taşıyanın tır sahibi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taşıyanın eşyaya gelen hasar ve ziyadan sorumlu olmakla beraber basiretli bir tacir olarak TTK’nun 1098. maddesi gereğince konişmentonun ihtiva ettiği malların cinsini, sayısını ve tartısını, markalarını ve haricen belli olan hal ve mahiyetlerini kontrol etmekle yükümlü olduğu, ancak markanın orijinal olup olmadığının kontrolü yapmakla sorumlu bulunmadığı, zira bu durumun basit bir gözlemle anlaşılabilecek bir durum olmadığı, bu bağlamda BK’nun 50. maddesi uyarınca oluşan müteselsil sorumluluğu doğmadığı, 556 sayılı KHK m.61/1-c maddesine göre, malların “taklit” markalı mallar olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerektiği, davalının gemi yolu ile taşıma gerçekleştiren ve söz konusu taklit ürünlerin