T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1559 KARAR NO : 2026/862 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25/03/2021 ESAS-KARAR NUMARAS…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1559 KARAR NO : 2026/862 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25/03/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/600E., 2021/245K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 15/04/2026 YAZIM TARİHİ : 15/04/2026 Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirketin davalı takip borçlusu ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden olan faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Zaman aşımı ve görev itirazlarının olduğunu, taraflar arasıda 28/05/2012 tarihinde akdedilmiş olan araç takip sistemi kiralama sözleşmesi olduğunu, davacı tarafın müvekkili firmadan her hangi bir alacağının bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafa sözleşmenin 12. Maddesi gereğince noterden keşide ettiği ihtarname ile sözleşmenin sonunda sözleşmenin sonlandırılacağını sözleşmenin yenilenmeyeceğinin v bildirdiğini, sözleşmenin sonlandırılacağının davacıya bildirilmesine rağmen davacı şirketin müvekkili şirket adına fatura keşide ettiğini, sözleşme hitamından sonraki tarihlere ilişkin hizmet bedeli talep ettiğini, bu faturayı kabul etmediklerini, itirazları üzerine davacı firmanın hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığını, takibe itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak fazlaya dair her türlü ddava ve tlaep haklarının saklı kalması kaydıyla davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "... taraflar arasında 28/05/2012 tarihli araç takip sistemine ilişkin kiralama sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafın vermiş olduğu hizmete ilişkin davalı taraftan fatura alacağının bulunduğu iddiası ile Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2017/19364 E. Sayılı takip başlattığı davalının itirazı üzerine takibin durduğu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından taraflar arasında imzalanmış olan 28.05.2012 tarihli Araç Takip Sistemi Kiralama Sözleşmesinde davalı şirketin araç bazında değil takılan tüm araçlarına yönelik hizmet aldığı, sözleşmede mülkiyeti davacıya ait olan cihazların sözleşme süresince belli bir “Kira Bedeli” karşılığında davalıya kiralanmasının kararlaştırıldığı, sözleşme süresinin 60 ay olarak belirlendiği, sözleşmede 60 ayın başlangıç tarihinin cihazın takıldığı tarih olacağı yönünde herhangi bir hükmün bulunmadığı, davalının sözleşmede montajla ilgili detayları davacı şirkete yazılı olarak bildirmekle sorumlu olduğu, sözleşme imzasının ardından araç bilgilerinin davacıya bildirilmesine müteakip davacının donanımların araçlara kurulum süresinin 4 ile 8 hafta arasında olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, ücretleri ödenmek koşuluyla davalı şirketin sözleşmeyi 1 yıl süreyle uzatma hakkına sahip olduğu, davalı şirketin talep etmesi halinde sözleşme sonunda cihazların ücretsiz olarak davalıya devredileceğinin kararlaştırıldığı, Davalı firmanın davacıya göndermiş olduğu Ankara 17.Noterliğinin 22 Mart 2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “sürenin sonunda sözleşmenin sonlandırılacağını, sözleşmenin yenilenmeyeceğini ve hiçbir şekilde uzatılmayacağını davacıya bildirdiği, davacının icra takibi başlattığı 57.889,83 TL asıl alacağın, sözleşme sonrası döneme ait 03.07.2017 tarihli 21.114,51 TL, 19.09.2017 tarihli 12.627,55 TL, 19.09.2017 tarihli 4.947,26 TL ve 19.09.2017 tarihli 19.200,68 TL’lik faturalardan kaynaklanmış olup; davalı taraf çektiği noter ihtarnameleriyle bu faturalar iade ederek kayıtlarına almadığı, davalı şirket, 28.05.2017 tarihine kadar almış olduğu hizmet bedelini ödediği, davacı tarafın davalıdan sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir alacağının kalmadığı anlaşılmış olup, davanın reddine...." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince; müvekkili şirketin araç takip sistemi üzerinde davalının hizmet aldığı, kullanıcı isimleri ile iradi olarak sisteme girip bilgi çektiği ve sözleşmenin feshi sonrası da müvekkili şirketin davalı tarafa hizmet verdiği hususlarnın tespiti yapılmadan eksik inceleme ile haksız ve hukuka aykırı olarak karar verildiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince; her ne kadar davacının kötüniyetli olarak icra takibine giriştiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddine karar verilmişse de, kararın bu yönden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiği, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklının kötüniyetli kabul edilmesi gerektiği ve bu doğrultuda kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. 1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır. İstinaf (kesinlik) sınırı belirlenirken, yalnız asıl talep nazara alınır: faiz, icra tazminatı (İİK m. 67, m. 69, m. 72) ve (ihtarname, delil tespiti ve yargılama giderleri gibi) giderler hesaba katılmaz (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medenî Usul Hukuku, Ağustos 2016 S: 672). Davalı vekilinin istinaf dilekçesi ile esasa ilişkin kararın istinaf edilmemiş olması nedeniyle kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. İstinaf başvurusu feri nitelikteki kötüniyet tazminatına yönelik olduğu ve kötüniyet tazminatının miktar itibariyle kesin olduğu, kesin olan kararlara yönelik istinaf istemleri yönünden HMK'nın 346/(1) maddesi uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce de karar verilebileceğinden, HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-b. maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)a) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, b) Davalı vekilinin HMK m. 346 ve 352/1.b.c gereğince, istinaf dilekçesinin reddine, 2-)a) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. b) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı yönünden; HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, davalı yönünden ise; HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...