T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/696 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/464 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2025 ESAS-KARAR NO : 2025/241 E - 2025/217 K DAVACILAR : VEKİLLERİ DAVAL…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/696 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/464 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2025 ESAS-KARAR NO : 2025/241 E - 2025/217 K DAVACILAR : VEKİLLERİ DAVALILAR VEKİLİ : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, ''... Etiket Ambalaj ve Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti.'' ve "... ... Form ve Matb. Ltd.Şti " nin %50 hisse sahibi ve müdürlerinden biri iken, müvekkili ...'nın ortak olduğu ... Ltd. Şti. ve müdürü olduğu ...Ltd. Şti.'nin, diğer ortakları ve yetkili müdürlerinin onayı ve bilgisi olmadan, yetki ve görevini aşarak Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4305 Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen senedi, şirketleri hayali olarak borçlandırmak için kendisini kız kardeşi ...'e karşı borçlu gibi göstererek keşide edip şirketleri kefil yaptığını, bu borçlandırıcı işlemlerin TTK 'nun 443/2 kapsamında, Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamalarında belirtildiğinin aksine, ortaklar kurulu kararı olmadan yapıldığını, ancak TTK'nun 393. madde kapsamına aykırı bir şekilde menfaat çatışması gözardı edilerek kendi borcu için, şirketi kefil olarak göstererek, tüm imzaları kendisinin attığını, ...'ın bu işlemlerde alacaklı olarak da davalı kardeşi ...'i gösterdiğini, 6.000.000,00 TL gibi kardeş dahi olsa kimsenin kimseye veremeyeceği bir parayı, ...'a borç verilmiş gibi gösterildiğini, böyle bir miktarda paranın 4.000.000,00 TL sermayeli bir şirketin iki ortağından biri olan ...'ın kardeşinden almasının, kardeşinin de bu parayı hiçbir somut gerekçe olmadan ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işlemin yetki ve şekil olarak açıkça hukuka aykırı olduğunu, ...'ın bu senedi imzalar iken şirketin yetkili müdürü olmasına dayandığını, ancak bu şirketler için senede kefil sıfatı ile atılan imzaların TTK'nun 626. vd maddeleri çerçevesinde müdürün şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğü ile bağdaşmayacak şekilde yetkinin kötüye kullanılması ve temsil yetkisinin aşılması sureti ile atıldığından batıl ve geçersiz olduğunu, TTK'nun ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca ...'ın söz konusu muvazaalı senet ile kız kardeşine değil de gerçekten piyasaya borçlanmış olsa dahi yine de müdürü olduğu şirketleri kefil olarak gösteremeyeceğini, çünkü TTK'nun 393. maddesine aykırı olarak kendi borcundan dolayı kendisi ile çıkar çatışması olacak şekilde kendisi ile işlem yapma yasağını, menfaat çatışması yasağını çiğneyerek yapamayacağını, yapar ise şekil şartı eksikliği ile butlan olduğunu ve geçersiz olduğunu, bu nedenlerle Ankara 2. İcra Müdürlüğü 2022/4305 Esas sayılı dosyasında takip konusu edilen bonodaki .... Ltd Şti ve ... ....Ltd Şti. için atılan kefil imzaların TTK 443/2 gereği ortaklar kurulu kararı olmadığı için, TTK 393 gereği menfaat yasağı ve çıkar çatışması olduğu için ve TTK 626 şirkete özen ve bağlılık, yetkinin aşılması sebepleri ile mutlak butlan ve yoklukla malul olduğunu belirtilerek takip konusu senetten ve takipten dolayı ... ..Ltd Şti ve ... Ltd Şti nin borçlu olmadıklarını tespiti ile tahsil halinde istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin takip konusu senette alacaklı olmadığı gibi lehtar veya ciranta sıfatının bulunmadığını, aksine müvekkilinin senette keşideci olup borçlu durumda olduğunu, bu sebepten dolayı davanın müvekkiline karşı açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı ...'nın iş bu dayayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi dava açma ehliyetinin de olmadığını, kendisi icra takibinde borçlu olmadığı gibi senet üzerinde imzasının da olmadığını, diğer davacı ... şirketi yönünden ise dava, şirket ortağı olmayan ... tarafından verilen vekaletnameye dayanılarak halihazırda şirketin temsilcisi ve ortağı olan müvekkiline karşı açılmış olup, dava bu yönüyle de usule aykırı olduğunu, ... şirketinin % 50 hissedarı müvekkili, diğer % 50 hissedarı ile ... ... olduğu, davacı ...'nın, müvekkili ... şirketine ortak olmadan önce dışarıdan müdür olarak atandığını, şirkette ortaklığının bulunmadığını, ayrıca ... ve şirketin müvekkili aleyhinde ... şirketi için sorumluluk davasını şirket adına açabilmesi için ortaklar kurulu kararı gerektiğini, böyle bir kararın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nın takip konusu senette borçlu olmadığı gibi davayı ... Şirketi adına değil kendi adına açtığını, bu sebeple ...'nın kendi adına bu davayı açma hakkının bulunmadığını, müvekkilinin alacağına karşı verilen bononun yasada belirlenen tüm unsurları taşıyan kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, takip konusu bonoda her ne kadar ... Ltd. Şti. ile ... Etiket Ltd. Şti. kefil olarak gösterilmiş ise de senedin üzerinde imzası bulunan tüm borçluların avalist olarak kabul edildiğini, dolayısıyla davacının itirazlarının bu kişilerin avalist oldukları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, diğer davalı ...'ın dava ve icra takibine konu bononun düzenlendiği ve senedin icra takibinin başlatıldığı tarihte ... ... Form ve Matb. Ltd. Şti. ve ... Etiket Amb. ve Matb. San. Tic. Ltd. Şti. 'nin ortağı ve şirketleri münferiden temsil etmeye yetkili kişi olduğunu, dolayısı ile davacının senet üzerindeki imzaların temsil yetkisinin aşılarak atıldığı yönündeki iddiaların kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin, diğer davalı ...'a vermiş olduğu borç paraların şirketin demirbaşını oluşturan makine ve ekipmanların satın alınması için kullanıldığını, müvekkilin yüklü miktarlarda verdiği borçların teminatı olarak şirketlerin avalist olarak yer aldığı takip konusu senedin bu şartlar altında düzenlenmesinden davacı ...'nın da bilgisi bulunduğunu belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karara verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece 11/04/2022 Tarih, 2022/276 Esas, 2023/455 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 24/02/2025 Tarih, 2023/1917 Esas, 2025/177 Karar sayılı ilamı ile kısa karar gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle hükmün kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'nın ... Ltd Şti için münferit temsil yetkisine dayalı olarak şirket adına verdiği vekalet ile yine ... Ltd Şti yönünde ise TTK'nun 553. Ve 555. Maddeleri hükmünce ortak sıfatıyla verdiği vekalet ile açılan davalarda, dava şartlarının ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, TTK' nun 395. maddesindeki ".. şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. ... yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmayan 393 üncü maddede sayılan yakınları şirkete nakit borçlanamaz. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz." yönündeki açık hükme aykırı olarak, davalı şirket temsilcisi ...ın, kız kardeşi lehine ve kendisinin borçlu olduğu senet için yani kendi borcu için kız kardeşi yararına yöneticisi olduğu şirketleri kefil/avalist olarak gösterip borçlandırılması işlemi batıl olup, bu nedenle davacı ... Ltd Şti ve davacı ...'nın ortağı olduğu Nildemin Ltd Şti nin söz konusu senetten dolayı davalı ...'e borçlu olmadığı, yapılan borçlandırma işleminin geçersiz/batıl olduğu, senet lehdarı yönünden menfi tespit/istirdat vasfında ise de, senedi keşide ederek şirketlere zarar veren yönetici ... yönünden aynı zamanda sorumluluk davası niteliğinde olup her iki davalı ve dava yönünden, ...'nın ... Ltd Şti için münferit temsil yetkisine dayalı olarak şirket adına verdiği vekalet ile, yine ... Ltd Şti yönünde ise TTK'nun 553. Ve 555. maddeleri hükmünce ortak sıfatıyla verdiği vekalet ile açılan davalarda, dava şartlarının ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, takip dosyasında ve senetten dolayı her iki şirketinde borçlu olmadığının yasanın açık hükmü nedeniyle kabul edilmekle davanın kabulüne, senet nedeniyle ... şirketi ve ... şirketinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, takip dosysında ... şirketinden tahsil edilen 3.893.503,13 TL'nin davalı ...'den tahsili ile ... şirketine verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; borçlu şirket yetkililerinden ...'nın taraf ehliyeti bulunmadığı gibi dava açmasında hukuki fayda da bulunmadığını, senette aval veya borçlu olmadığını, senet borçlusu ... şirketinin ortağı sıfatıyla şirket adına davayı açmadığını, buna rağmen mahkemenin taleple bağlılılık ilkesini gözetmeden ... şirketi lehine istirdata karar verdiğini, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, senedin şirketlere nakten vermiş olduğu borca karşılık şirketlerin münferit yetkilisi olan davalı ...'dan senedin alındığını, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, alacağın tahsilinin engellenmesi için kötüniyetli olarak işbu davanın açıldığını, senedin kambiyo vasfında olduğunu, şirketin sahip olduğu ve elinden çıkardığı demirbaşların toplam değerinin bilirkişi tarafından tam olarak hesaplanmadığını, şirket kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığını, tam olarak aktif değeri bilinmeyen şirketin hacmi hesaplanmadan eksik ve hatalı karar verildiğini, müvekkilinin şirkete borç verdiğini, karşılığında şirket yetkilisi ...'dan senedi aldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin senette keşideci konumunda olduğundan menfi tespit davasının kendisine açılamayacağını, davacı ...'nın dava açmakta hukuki yararı olmadığı gibi dava ehliyetinin de olmadığını, davacının senette ve takipte borçlu olmadığını, diğer davacı ... şirketi yönünden davanın şirket ortağı olmayan ... tarafından verilen vekaletnameye dayanılarak halihazırda şirketin temsilcisi ve ortağı olan müvekkili aleyhine açılan davanın usule aykırı olduğunu, ilgili şirketin yarı yarıya hissedarlarının müvekkili ve ... ... olduğunu, davacı ...'nın ise dışarıdan müdür olarak atandığını, ortaklığının bulunmadığını, ortağı ve yetkilisi olduğu şirket tarafından müvekkili aleyhine dava açılabilmesi için bu konuda almış genel kurul kararının bulunması gerektiğini, her iki şirket yönünden de bu yönde alınmış genel kurul kararı bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının dava açma ehliyeti olmadığı gibi davacının şirket ortağı ve yetkilisi olduğuna dair şirket ortaklar kurulu kararı da sahte imza ile alınan kararlara dayandığından yok hükmünde olduğunu, genel kurul kararlarının iptali için açılan davada her davanın reddine karar verildiğini, ancak kararın istinaf aşamasında olduğunu, işbu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, şirketlere makina ve ekipman satın alınması için lehtardan borç para alındığını, karşılığında senedin verildiğini, senedin temsil yetkisi kullanılarak düzenlendiğini, diğer ortak ... ...'nın durumdan haberdar olduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkilinin şirketten alacağı hesaplanmasına rağmen bu miktarın mahsup edilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar itibariyle tarafların aktif ve pasif dava ehliyetinin bulunmasına, aval olan şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında borç para alındığına veya demirbaş alımı yapıldığına dair kayıt olmamasına, davalı keşidecinin TTK 395 maddesine aykırı olarak şirketle işlem yapma yasağına aykırı davranması nedeniyle işlemin batıl olmasına göre davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 409.860,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 102.465,00TL harcın mahsubu ile bakiye 307.395,00 TL harcın istinaf eden davalı ...' dan alınarak Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 409.860,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 102.465,00TL harcın mahsubu ile bakiye 307.395,00 TL harcın istinaf eden davalı ...' den alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 10/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."