4. Ceza Dairesi 2021/16912 E. , 2023/24827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/237 E., 2016/505 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bul
**4. Ceza Dairesi 2021/16912 E. , 2023/24827 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/237 E., 2016/505 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü maddesinin (a) bendi, 129 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; atılı suçu işlemediğine, hükme esas alınan tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık Ö.Ç.'nin olayı doğrulamadığına, dosyadaki delillerin maddi gerçeği yansıtmadığına bu nedenlerle ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın rahatsızlanması üzerine tedavi amacıyla eşi ile birlikte mağdurun acil tıp teknisyeni olarak görevli olduğu ... Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine müracaat ettiği, tetkik ve muayenesinin yapılması sırasında sanık ile mağdur arasında çıkan tartışma sonrasında mağdurun kabinden ayrıldığı, bunun üzerine sanığın mağdura yönelik gıyabında "Gerizekalı, aptal, salak." şeklinde hakaret ettiği, sanığın eyleminin tanıklar Ö.Ç., Y.G. ve Ü.A.'nın anlatımları ile de sabit olduğu bu suretle eylemin ikiden fazla kişinin duyabileceği şekilde işlendiğinden gıyapta hakaret suçunun ihtilat unsurunun oluştuğu bu nedenle atılı suçun işlendiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. 3. Mağdurun aşamalardaki beyanları uyumludur. 4. Tanıklar Ö.Ç., Y.G. ve Ü.A.'nın beyanları dosya içinde mevcuttur. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, acil serviste kabin içerisinde gerçekleşen eylemde aleniyet unsurunun oluşmadığı belirlenerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “hakaret” başlıklı 125 inci maddesinde yer alan “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanığın, mağdurun gıyabında, tanıklar Y.G., Ü.A. ile Ö.Ç.'nin huzurunda hakaret içerikli sözler sarfettiği iddiasıyla dava açılmış ise de, sanığın gıyapta hakaret teşkil eden bu sözlerinin yalnızca tanıklar Y.G., ile Ü.A. tarafından doğrulanması, diğer tanık Ö.Ç.'nin ise suça konu sözleri duymadığını ifade etmesi karşısında, gıyapta hakaret suçunun ihtilat öğesinin ne suretle oluştuğu kanıtlarıyla birlikte açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hakaret suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, Karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.