11. Hukuk Dairesi 2023/457 E. , 2024/4217 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1615 Esas, 2022/1331 Karar HÜKÜM : Yeniden Hükümle dava ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/33 E., 2020/183 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın dav…
**11. Hukuk Dairesi 2023/457 E. , 2024/4217 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1615 Esas, 2022/1331 Karar HÜKÜM : Yeniden Hükümle dava ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/33 E., 2020/183 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "şekil+...." ibareli marka başvurusunun TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi maddesi uyarınca nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa ".... ibarelerinden türetilen markanın "kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir, akaryakıt dolumu)" yönünden tanımlayıcı olmadığını, markada fark edilir şekil unsurunun da yer aldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-10481 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun reddedilen hizmetler bakımından doğrudan tanımlayıcı nitelikte, zorunlu ve jenerik bir ibare olduğunu, cins, amaç, işlev ve karakteristik özellik belirttiğini, tüketicilerin başvuru kapsamından çıkartılan hizmetlerle ilgili olarak ibarenin bir işletmeye ait marka olduğu algılamayacağını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markada şekil unsurunun yer aldığı, kelime unsurunda bulunan "şar" ibaresinin siyah renk ile, hemen bitişiğindeki "jet" ibaresinin mavi renk ile yazıldığı, bir bütün olarak "şarjet" şeklinde markasal mizanpajın yapıldığı, reddedilen hizmetler kapsamında elektrikli araçların şarj edilmesi hizmeti verilebildiği, ortalama tüketicilerin bu markayı "şar" ve "jet" olarak ayırmayacağı, bir bütün olarak "şarjet" olarak telaffuz edeceği, "şar" ve "jet" kelimelerinin farklı renklerle yazılmış olmasının tüketici algısını etkilemeyeceği, işareti bir bütün olarak algılayan ortalama tüketicinin ibareyi "şarj etmek" fiilinin emir kipi olan "şarj et" olarak algılayacağı, şekil unsuru ile birlikte davacı markasının dava konusu hizmetleri doğrudan tanımlayan, onu karakterize eden bir ibare olmadığı, reddedilen hizmetlerden bahsedildiğinde bu hizmetlerin ortalama tüketicisinin aklında hemen ve refleksif olarak davacıya ait davaya konu işaretin oluşmayacağı, davacı markası dava konusu hizmetin bir özelliğini çağrıştırsa da bir işaretin zayıf karakterli marka olmasının o işaretin somut ayırt edici özelliğinin bulunmadığı anlamına gelmeyeceğini, markanın ayırt edici ve kaynak gösterici fonksiyonları işlevsel hale geldiğinden artık bu marka başvurusunun mutlak tescil engeli barındırdığının ileri sürülemeyeceği, başvurunun diğer mutlak tescil engellerini de barındırmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek, marka algısı yaratmayan ibarenin bir işletmenin tekeline verilmesinin mümkün olmadığını, tanımlayıcı markaların tescil edilmemesinin nedeninin mal ve hizmetlerin karakteristik özelliklerini belirten terimlerin herkes tarafından serbestçe kullanımını sağlamak olduğunu, tüketicilerin başvuruyu reddedilen hizmetler yönünden marka olarak algılamayacağını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, bilirkişi görüşüne başvurulmadan yapılan incelemede, başvurunun yukarıda açıklanan gerekçeyle mutlak tescil engeli barındırmadığı sonucuna ulaşıldığı, ancak, 37. sınıfta tüketicilere sunulan redde konu "kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir, akaryakıt dolumu)" hizmetlerinin elektrikli kara araçlarının şarj edilmesi hizmetini de içerdiği, dolayısıyla dava konusu "...." ibaresinin tüketiciler tarafından derhal ve hiç düşünmeden kara araçları servis istasyonunda verilen hizmetlerden birinin tanımı olarak algılanacağı, başvuruda kullanılan elektrik fişi başlığı şeklinin bu tanımlayıcılığı güçlendirdiği ve başvuru konusu ibareye ayırt edici nitelik kazandırmadığı, ibarenin reddedilen hizmetler yönünden herkesin kullanımına açık bir ibare olduğu ve marka olarak kullanılmak üzere bir kişinin/firmanın inhisarına verilmesinin mümkün olmadığı, dairelerinin 19.03.2021 tarih ve 2019/1056 E., 2021/243 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, davaya konu YİDK kararında haklı olarak belirtildiği gibi tüketicilerin bu ibareyi ticari kaynak belirten bir işaret olarak algılamayacakları kanaatine ulaşıldığı, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulanabilme şartları gerçekleştiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf yargılamasında esastan incelemede asıl olan duruşma yapılması gerektiğini kanunda tek tek sayılan istisnalar dışında duruşma yapılması zorunlu olduğunu, bu istisnaların genişletilmesi ve duruşma yapılmaması başlı başına bir temyiz sebebi olacağını, müvekkiline ait dava konusu marka, Bölge Adliye Mahkemesi'nin tespitinin aksine tanımlayıcı olmayıp, daha ziyade Yargıtay'ın "...." markasında tanımını yaptığı şekilde çağrıştırıcı nitelikte olduğunu, ihtilaflı marka örneğinin somut, doğrudan ve başka bir çağrışım yapmadan redde konu hizmetleri (37. sınıftaki kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir, akaryakıt dolumu hizmetleri) tanımlar nitelikte olmadığını, yine "tüketicilerin müvekkili markasını hizmetin adı olarak algılayacağı" belirtilmiş ise de uyuşmazlığa konu hizmetlerin nitelikleri veya bu hizmetlerin ortalama tüketicisinin özellikleri tartışılmadan karar verildiğini açıklanan gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.