7. Hukuk Dairesi 2024/2102 E. , 2024/3203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/177 E., 2023/111 K. DAVA TARİHİ : 01.01.2005 KARAR : Hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına,yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine karar verilmiştir. Taraflar arasında görülen tapu iptali ve taşınmazın yayla olarak sınırlandırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararın
**7. Hukuk Dairesi 2024/2102 E. , 2024/3203 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/177 E., 2023/111 K. DAVA TARİHİ : 01.01.2005 KARAR : Hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına,yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine karar verilmiştir. Taraflar arasında görülen tapu iptali ve taşınmazın yayla olarak sınırlandırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 4342 sayılı Mera Kanununun Geçici 3 üncü maddesinde yapılan değişiklik gereğince davacı Hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına,yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; öncesi kadim yayla olduğu iddiası ile 299 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.05.2006 tarihli ve 2005/1945 Esas, 2006/2021 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.05.2006 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 15.12.2021 tarih ve 2021/1384 Esas, 2021/3921 Karar sayılı ilamında; davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan ve savunması alınmadan işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davaya konu taşınmaz başında yapılan keşif ve alınan bilirkişi heyeti raporuna göre 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3 üncü maddesinde 20.06.2007 tarih ve 26558 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03.06.2007 tarihli 5685 sayılı kanunla değişiklik gereğince davaya konu taşınmazın belediye-mücavir alan sınırları ve 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek yaylak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yer olduğunun tespit edilmesi, ayrıca davaya konu taşınmazın tespit edilen emlak ve rayiç bedeli toplamının yarısının depo edilmiş olması karşısında davacının davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31.01.2001 tarih, 2000/8-1836 Esas ve 2001/13 Karar sayılı ilamına göre Akçatekir mevkiindeki taşınmazların yaylak niteliğinde olduğunu, Genel Kurul kararına göre dava konusu taşınmaza sınır olarak diğer taşınmazlardan farklı değerlendirilecek bir konumda olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve taşınmazın yayla olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 27.05.2004 tarihli ve 5178 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3 üncü maddesi ile; Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır. 2. Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm, henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulanır. Evvelce açılan davalarda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan bu nitelikteki taşınmazların tapuları da talep etmeleri halinde aynı esaslara göre önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir. 3. (Ek fıkra: 3/6/2007-5685/1 md.) Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan, Hazine adına tescil edilmesi gerekirken belediyeler adına tescil edilen ve belediyelerce konut veya işyeri yapılmak üzere bedelsiz olarak veya bedeli karşılığında gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine tahsis edilen, daha sonra Hazine tarafından ilgili belediye aleyhine açılan davalar sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilerek mera, yaylak ve kışlak özel siciline yazılan, fakat daha sonra bu Kanun hükümlerine göre mera, yaylak ve kışlak vasfı değiştirilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan; herhangi bir kamu hizmeti için gerekli olmayan, Hazinece herhangi bir tasarrufa konu edilmeyen ve halen tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazlar, tahsis tarihindeki arsa değerine devir tarihine kadar geçen süre için yasal faiz eklenerek belirlenecek bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla adlarına tahsis yapılanlara devredilir” hükmü getirilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.