İSTİNAF KARAR TARİHİ : 21/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı üzerinde kayıtlı ve ........ sevk ve idaresinde…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 21/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 13/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ : 21/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı üzerinde kayıtlı ve ........ sevk ve idaresinde bulunan ........ MAN marka beyaz renkli çekici ve buna takılı bulunan ........ plakalı kömür yüklü dorse, 18.12.2022 tarihinde kömürü boşaltmak için tampon lifi kaldırılınca sol tarafa doğru yattığını, çekicinin sol arka lastiği patladığını, çekicinin sol arka çamurluğu kırılmış ve dorsenin ön dikme, orta baba, yağ tankı, şase, piston, merdiven gibi parçalarının hasar aldığını, dorsede çeşitli ezilmeler gerçekleştiğini, meydana gelen maddi hasar sonrasında kullanılamaz hale gelen dorse, önce bir vinçle çekildiğini, araç sahibi davacı tarafından 5 saatlik vinç çalışma bedeli ödediğini ve ........ isimli iş yerine götürülerek günlük 300 TL karşılığında 32 gün boyunca tamiratı yapılmak üzere muhafaza edildiğini, dorse park ücreti olarak 11.520 TL davacı tarafından ödendiğini, davacıya ait ........ plakalı dorsenin hasarının tespiti için Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş esaslı dosya ile delil tespiti işlemi yapıldığını, 13.01.2023 tarihinde yapılan tespit işlemi sonucunda hazırlanan 05.02.2023 tarihli bilirkişi raporu ile aracın hasar bedeli hesaplandığını, sigorta şirketine mail yolu ile ihbar edildiğini, sigorta şirketi tarafından davacının talebine olumlu bir dönüş yapılmadığını, davacının zararının hiçbir şekilde karşılanmadığını, Konya ....Tüketici Mahkemesi ... E. sayılı dosya üzerinden taleplerinin iletildiğini, 22/02/2024 tarihli kararla Görevli Mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespiti ile söz konusu dosyanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 19.03.2024 tarihinde ilamın kesinleştiğini belirterek, hasar bedeli yönünden taleplerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, sonradan artırılmak üzere şimdilik 10 TL, vinç çalışma bedeli yönünden talebinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 10TL, araç emanet ve muhafazası (dorse park ücreti) bedeli yönünden talebinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 10TL olmak üzere toplamda 30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 24/09/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen hasar bedeli yönünden 10 TL taleplerini 229.090,00 TL artırarak 229.100,00 TL olarak, Vinç Çalışma bedeli yönünden 10 TL taleplerini 3.490,00TL artırarak 3.500,00 TL olarak, araç emanet ve muhafazası (dorse park ücreti) bedeli yönünden 10 TL taleplerini 11.510,00 TL artırarak 11.520,00 TL olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik itirazlarının bulunduğunu, ilgililerin sigorta şirketine yazılı başvuru yapmaksızın doğrudan dava açtığını, dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, delil ve belgelerin kendilerine tebliğinin sağlanmadığını, dava konusu dorseye fazla yük yüklenmesinden dolayı istiab haddinin aşıldığını, bu sebeple hidrolik kırılması meydana geldiğini, davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, dava konusuna ilişkin olarak uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağını, kazanç kaybı yönünden çekici, otopark ücreti masraflarının poliçe teminatında olmadığını, kazanç kaybının ispatı için de ticari defterlerin sunulması gerektiğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddine bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği, 11/07/2023 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 18/12/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının maddi tazminat talebinde bulunduğu, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ve davacının bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirmeye alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kuruluştur. DAVANIN KABULÜ ile araç hasar tazminatı 229.100,00 TL, vinç çalışma bedeli 3.500,00 TL ile araç emanet ve muhafaza bedeli 11.520,00 TL olmak üzere toplam 244.120,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 11/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan (poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinafa konu kararda itirazlarına rağmen ıslah zamanaşımının göz önünde bulundurulmadığını, davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete başvuru zorunluluğu yerine getirilmemiş olup davanın usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; ticari/ temerrüt/ avans faizinin talep edilemeyeceğini, kazanç kaybı ve çekici otopark ücreti masrafları yönünden poliçede teminat olmadığından müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden itirazları doğrultusunda kaldırılmasına, yargılama masraf ve giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme yazılı şekilde verilen karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir. 1-Davalının usulüne uygun başvuru yapılmadığı itirazı; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 100. maddesinde aynı kanunun 97. maddesinde zorunlu mali mesuliyet sigortası sigortacısına başvuru şartını düzenleyen maddenin, ihtiyari mali sorumluluk sigortalarında da uygulanacağının açıkça düzenlenmiş, olup, somut olayda davalı sigorta şirketi sigortalı aracın KASKO sigortacısı olup, sigortalının KASKO sigortası kapsamında talebi yönünden başvuru şartı ön görülmemiştir. Kaldı ki, davacı tarafından davalı sigortaya ihbarın yapıldığı anlaşılmaktadır. İtirazın reddi gerekmiştir. 2-Davalının Zamanaşımı itirazında; 18/12/2022 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle, davacı tarafça Konya .... Tüketici Mahkemesi'nin ... E.sayılı açılan davada, mahkemesince görevsizlik karar verildiği davacı tarafça bildirilmiş olup, eldeki davanın ayrı bir dava olarak Ticaret mahkemesinde 26/09/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, açıkça HMK'nın 109.maddesi gereğice Kısmi Dava olarak ikame edilmiştir. Davalı tarafça, cevap süresinde Zamanaşımı defi ileri sürülmemiş, 24/09/2025 tarihli Islah dilekçesine karşı sunulan 04/11/2025 tarihli beyan dilekçesinde, ıslahla artırılan kısma yönelik zamanaşımı defi bildirildiği görülmüştür. Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıkta; dava kısmi dava olup davalı vekilince cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazı ileri sürülmemiş, davalı vekiline 29/09/2025 tarihinde tebliği edilen, 24/09/2025 tarihli Islaha karşı 04/11/2025 tarihli beyan dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; ıslaha karşı yapılan zamanaşımı def'inin de süresinde olmadı, görülmüş olup; Bu itibarla, davalı tarafça, davaya ve ıslaha yönelik süresinde ve usulüne uygun ileri sürülmüş zamanaşımı defi bulunmadığı anlaşılmış olmakla, davalı vekilinin zamanaşımı istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 3-Kusura İtirazda; Davacı aracının kömür yükünü boşaltılması amacıyla dorsenin kaldırılması esnasında sol tarafa yatarak hasarlandığı sabit olup, bu anlamda, kazanın oluşumundaki kusur durumunun, Kasko poliçesi kapsamında davalı sigortanın sorumluluğuna yönelik bir etkisi bulunmamakta olup, itiraz yerinde değildir. 4- Teminat dışılık yönünden itirazında; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 1409. Maddesine göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararlardan sigortacı sorumludur. Sigortacı gerçekleşen rizikoların poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu iddia ediyorsa 1409/2 maddesi gereği ispat külfeti sigortacıya aittir. Bu düzenlemeler karşısında poliçede belirtilen rizikonun gerçekleştiğini sigortalı, rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu iddiasında ise ispat külfeti sigortacıya aittir. Davalı tarafça, davacıya ait çekici ve buna bağlı dorsenin aşırı yüklü olduğu, hasarın istiap haddinin aşılmasından kaynaklandığı bildirilmiştir. Hasara uğrayan aracın yükle birlikte toplam 34.700 Kg ağırlığında olduğu buna göre istiap haddi 700 Kg aşılmış ise de, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen oranlar çerçevesinde karayolunda taşıma ve kaldırma ekipmanları emniyet katsayısına göre istihap haddinin aşılmadığı, bu hususta alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun şekilde açıklayıcı olarak hazırlanmış olduğu anlaşılmıştır. 5-Otopark ücreti ile vinç çalışma ücretine itiraz Mahkemece aldırılan bir trafik, bir makine mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 18/04/2025 tarihli raporundan özetle; Araç kiralama işi ile iştigal eden Davacı ile, araç kiralayan sürücü Mustafa Can Demirsoy arasınd, davacıya ait aracın kaza sonrası pert olduktan sonra pert araçların işlemlerinin 32 gün olabileceği, buna göre otopark ücreti hesaplanmasında, faturası sunulan vinç çalışma ücretinin piyasa şartlarına uygun olduğu, taraflara arasında düzenlenen Kasko poliçesinde aracın vinç ile kurtarılması ve aracın emanet ve muhafazası teminatlarının yer aldığı, buna göre otopark ve vinç giderinin poliçe kapsamına kaldığı, anlaşılmakla itiraz yersizdir. 6-Hasar hesabına itirazda: Davalı gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlenmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edildiği, 18/04/2025 tarihli raporun, D.İş dosyasından alınan tespit bilirkişisi raporu ve hasarla uyumlu olduğu, yargıtay içtihatlarına göre hazırlandığı, buna göre onarımın ekonomik olmayacağı kanaatine ulaşıldığı, anlaşıldığından, itirazın reddi gerekmiştir. 7- Faiz türüne yönelik itirazda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK hükümlerine sigortacılık yasasına göre düzenlenmiş sigorta poliçesinden kaynaklı olmasına göre faizin ticari faiz olarak belirlenmesi yerindedir. (Bkz. aynı yönde YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2015/17862 ESAS, 2018/7490 KARAR sayılı ilamı) 8-Muafiyetin Uygulanmadığı itirazında; Taraflar arasında düzenlenen Genişletilmiş Kasko Poliçesi'nin Pert Araç Klozu başlıklı maddesinde uygulanması gereken muafiyet oranı, sigortalı aracın poliçe başlangıcından önce uğradığı bir hasar nedeniyle tama hasar uygulamasına göre geçerli olacak olup, davacı aracının poliçe düzenlenmesinden önce hasara uğradığına dair dosyada bir tespit olmadığı gibi, bu yönde bir iddia ve ispat da bulunmamaktadır. Bu nedenle, uzman bilirkişi raporunda ve hükümde muafiyet indirimi yapılmamasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. Anlatılan nedenlerle, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 16.675,84 TL harçtan peşin alınan 4.169,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.506,44 TL harç giderinin davalı ........'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 21/04/2026 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.