11. Hukuk Dairesi 2022/4091 E. , 2024/581 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/785 Esas, 2022/240 Karar vekili Avukat ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... vekilleri Avukat ... 3- Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/192 E., 2020/60 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4091 E. , 2024/581 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/785 Esas, 2022/240 Karar vekili Avukat ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... vekilleri Avukat ... 3- Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/192 E., 2020/60 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişilerin 2018/48298 sayılı, "PHARMAVİTAL ECZACIZADE" ibareli marka başvurusunda bulunduklarını, başvura yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin Eczacıbaşı şirketler grubunun ana şirketi olduğunu, ECZACIBAŞI markası ile bir dünya şirketi olarak faaliyet gösterdiğini ve tanınmış marka olduğunu, müvekkili şirketin 1942 yılından bu yana “eczacı” esas unsurundan türeyen “Eczacıbaşı” markasını kullandığını, müvekkilinin ticaret unvanının asli unsurunun da eczacı olduğunu, başvuru markasının müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dava konusu YİDK kararının davalı Kurumun daha önce vermiş olduğu kararlar ile çeliştiğini ileri sürerek 2019/M-2466 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; "Eczacı" ifadesinin bir meslek örgütünün genel adı olduğunu, sadece davacı taraf ile özdeşleştirilmesinin mümkün olmadığını, böyle bir markanın yalnızca eczacıların meslek örgütü olan Türk Eczacıları Birliği’ne ait olabileceğini, kaldı ki Ankara Eczacı Odası tarafından davalının tüm sınıflarda tescilli “eczacı” markasının iptali için İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/276 E. sayılı davanın açıldığını ve davacının markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, dolayısıyla bir meslek örgütüne ait unvanın davacının tekeline bırakılamayacağını, davacı tarafın tanınmışlığının tek başına “eczacı” ibaresi üzerinde bulunmadığı, müvekkillerinin de bu mesleği icra eden eczacılar olduğunu, müvekkilinin markasının hem görsel hem de yazı karakteri ile davacının markası ile herhangi bir şekilde karıştırılamayacağını, müvekkilinin markasındaki baskın unsurun “pharmavital” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru markası ile davacının önceki tarihli markaları arasında başvuru kapsamında yer alan emtiaların tamamı yönünden emtia benzerliğinin bulunduğu, ancak dava konusu markanın asli unsurunun “PHARMAVITAL” ibaresi olduğu, markada yer alan “ECZACIZADE” ibaresinin ise davacının “ECZACIBAŞI” markaları ile tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığının da bu durumu değiştirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında beliritlen şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait "eczacı" ve "eczacıbaşı" ibareli seri markaların müvekkili şirketlerle özdeşletiğini, anılan ibarelerin müvekkili şirket kurucusunun soyadı, şirketlerinin ticaret unvanı ve toplum içinde tanındığı ad ve unvanı olduğunu, müvekkilinin "eczacıbaşı" ibareli markalarının asli unsurunun da "eczacı" ibaresinden oluştuğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarıyla benzer bulunup iltibasa neden olacağını, müvekkiline ait seri markalardan biri olarak algılanacağını ve tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, tanınmışlığının iltibası arttıracağını, tescili istenen malların çoğunlukla marketlerde satılan ürünler olduğunu, bu ürünler tüketicinin özel dikkatini gerektiren ürünler olmadığı için iltibas ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesni istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "PHARMAVİTAL Eczacızade" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Eczacı" ve "Eczacıbaşı" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacının "Eczacıbaşı" markalarının tanınmışlığının varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek usul ve kanuna aykırı olarak verilmiş kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.