11. Hukuk Dairesi 2024/2245 E. , 2025/1864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1885 Esas, 2023/1341 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/599 E., 2019/800 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tar
**11. Hukuk Dairesi 2024/2245 E. , 2025/1864 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1885 Esas, 2023/1341 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/599 E., 2019/800 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 01.12.2014 tarihli açık satış sözleşmesinin ikinci maddesi gereğince davalının, sözleşme adresinde yazılı işyerinde vekil edeni şirketin pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerini düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satmayı ve bulundurmayı, satış belgesi, ruhsat vs. gibi her türlü yasal zorunlulukları yerine getirerek bunları güncelleyip yenilemek için gerekli her türlü dikkat ve özeni göstermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmenin diğer taraflarınca tüm edimlerin yerine getirilmesine rağmen 2016/2 D. İş sayılı dosyasında, işletmenin kapalı olduğunun tespit ve rapor edildiğini, davalılara gönderilen ihtarnamelerle ödenen katkı bedellerinin ve cezai şartın iadesinin talep edildiğini, ancak davalıların adreste bulunmamasından dolayı ihtarnamelerin bila tebliğ döndüğünü, sonrasında müvekkilince başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların İstanbul Büyükşehir Belediyesine devri yapılan adreste kiralanan yer dışında kış bahçesi yapmak suretiyle kaçak inşaat yaptıklarının tespit edilmesi ve kira sözleşmesinin kurum tarafından yenilenmemesi nedeniyle işyerinin belediyece yıkıldığı, dolayısıyla bu duruma bizzat davalılarca sebebiyet verilmesinden dolayı davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu ve katkı payının iadesi ile cezai şart tazminat alacağını talep edebileceği, ancak sözleşmeye aykırılık halinde ödenen katkı payının iadesinin, sözleşmenin karşılıksız kalan süresi üzerinden kıstelyevm usulüne göre denkleştirici adalet prensibi uyarınca hesaplanmasının gerektiği, bilirkişi tarafından davacının alabileceği miktarın 283.367,23 TL olabileceğinin hesaplandığı, öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu, fahiş olduğu iddiası ile cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez ise de davalıların ticari faaliyetine 29.06.2015 tarihinde son verdikleri ve bu tarihten sonra da ticari faaliyetini devam ettirdiğinin ileri sürülmediği, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın oldukça fahiş olup davalıların ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinin açık olduğu, sözleşmeye konu yerin kurum tarafından yıkılması nedeni davalıların faaliyette bulunmadıkları hususları dikkate alındığında, cezai şart alacağından dosyaya yansıyan delil ve belgeler kapsamına göre %90 oranında indirim yapılarak 15.000,00 USD cezai şart alacağına hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile 283.367,23 TL katkı payı asıl alacağı+ 2.282,46 TL katkı payı faizi, davacı giderleri (ihtarname, delil tespiti vs) + 40,31 TL giderlerin işlemiş faizi + 15.000,00 USD cezai şart alacağı+80,54 USD cezai şart faizi=15.081,54 USD ve 286.777,51 TL üzerinden iptaline, alacağın likit olmaması nedeni ile icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.03.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.