4. Ceza Dairesi 2012/17979 E. , 2012/32503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
**4. Ceza Dairesi 2012/17979 E. , 2012/32503 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5237 sayılı TCK'nın 184/1. maddesinde yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişinin eyleminin suç sayılması, 3194 sayılı Yasanın 5. maddesinin ise "Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde düzenlenmesi ve sanığın suça konu yerin bina vasfında olmayıp malzeme yükleme ve indirme için yapılan vinç ayakları olduğunu savunması karşısında; olay yerinde bilirkişi ile birlikte keşif yapılmak suretiyle suça konu yerin bina vasfında olup olmadığının tespiti ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) TCK'nın 184/4. maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca, mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması nedeniyle, suça konu inşaatın yapıldığı yerin, belediye mücavir alanında kalıp kalmadığı ve özel imar rejimine tabi olup olmadığı, kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-) Sanığın adli sicil kaydındaki ilamların 10/06/2010 tarihli 3213 sayılı Kanun ile kabahate dönüştürülmesi karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde öngörülen diğer yasal ölçütler tartışılıp değerlendirilmeden, "kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.