12. Hukuk Dairesi 2022/13854 E. , 2023/6129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tarafların karşılı
**12. Hukuk Dairesi 2022/13854 E. , 2023/6129 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 16.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (M) ... Üye ...'in Karşı Oy Yazısı; 17.04.2008 tarih ve 17.04. 2008 tarihli 5754 sayılı Yasa’nın 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu’nun 93. maddesinde “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmüne yer verilmiştir. İcra İflas Kanununda “Haczi caiz olmayan mallar ve haklar” başlığı altında (18.02.1965 tarih 538 sayılı Yasanın 46. maddesi ile değişik) 82. maddesinde 1 inci fıkrada “Aşağıdaki şeyler haczolunamaz” denildikten sonra 1. bentte “Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar” denilerek bu malların haczolunamayacağı; 83. maddesinde (03.07.1940 tarih 3890 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik) maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakaları, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabileceği belirtilmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 83/a maddesinde (Ek madde 18.02.1965 tarih-538/47) ise “ 82 ve 83. maddelerde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. İİK 83/a maddesinin amacını açıklayan hükümet gerekçesinde “borçlunun hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bu malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği” ifade olunmuştur. Bu durumda borçlu haczedilmesi mümkün olmayan haklarla ilgili olarak ancak bu hakla ilgili haczin gerçekleşmesinden sonra hakkından vazgeçebilir(HGK 31.03.2004 tarih, 2004/12-202 E. 196 K., 31.03.2004 tarih 2004/12-167 E. 185 K.) ( 12 HD 23.06.2009 tarih, 2009/5588 E. 13802 K.). Somut olayda borçlunun işyerine hacze gidilmiş, bu haczi engellemek için emekli maaşından aylık 200 TL olarak kesilmesine muvafakat ettiği bildirilmiştir. Bu durumda borçlunun muvafakatı maaşına haciz uygulanmadan önce olduğundan geçerli değildir. Borçlu şikayetinin bu nedenle kabulü gerekir. İcra Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanununun 32. maddesi ile 5510 sayılı SGK’nın 93/1 maddesinde yapılan değişiklik ile “bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde red edilir.” hükmü gerekçe gösterilerek takibin kesinleşmiş olması şartı ile 28.02.2009 tarihinden sonra hacze muvafakatın, 5510 sayılı yasanın İcra İflas Kanununa göre daha özel bir yasa olması nedeniyle geçerli olduğu gerekçesine gelince; bahsi geçen yasal değişiklik, İİK 82. maddesine 02.07.2012 tarihinde eklenen “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir, şeklindeki düzenleme getirilmeden önce aynı kanunun 79. maddesinde yer alan “İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar şeklindeki emredici düzenlemesi nedeniyle İcra Müdürlerinin, 5510 sayılı yasaya göre haczedilemeyecek olan emekli maaş haczi talebini de kabul etmek zorunda kalıyor olmaları nedeniyle, bu durumun uygulamada yarattığı sorunların önüne geçmek için muvafakat olmaması halinde haczin başlangıçta da İcra Müdürü tarafından hiç konulamayacağına ilişkin bir düzenleme olup, İİK 83/a düzenlemesi ile birlikte düşünüldüğünde borçlunun haczedilmelik şikayeti hakkından vazgeçmiş sayılacağı anlamına gelmesi de mümkün değildir(HGK 24.06.2021 2017/(13)3-1980 E. 2021/829 K.). Safhaları ve amaçları farklı bu düzenlemelerin özel kanun, genel kanun değerlendirmesine tabii tutulup, maaş haczinden önce verilen muvafakatın haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel olduğu gerekçesi de kabul edilebilir değildir. Belirtilen nedenlerle 5510 sayılı yasaya göre hak kazanılmış maaşın haczedilemeyeceği yönündeki şikayetin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmadığından, şikayetin reddine dair kararla ilgili istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması İlk Derece Mahkemesi Kararının bozulması görüşüyle çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.16.10.2023