2. Ceza Dairesi 2023/6381 E. , 2024/8110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzeltilerek onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi g
**2. Ceza Dairesi 2023/6381 E. , 2024/8110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzeltilerek onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 151/1. ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, 14.01.2016 olan ilk mahkûmiyet tarihi ile 24.05.2021 olan ikinci mahkûmiyet tarihi arasında geçmiş bulunduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçeli karar başlığına ‘’Çocuk mahkemesi sıfatıyla’’ yargılama yapıldığının yazılmaması tamamlanması mümkün eksiklik olarak kabul edilmiş, suç tarihinin 04.02.2015 yerine 03.02.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Yaşı sebebi ile dosyası ayrı yürütülen sanık Okan Sağaltıcı hakkında Samandağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/222 E. - 2015/782 K. sayılı dosyasında, katılanın 11.05.2015 tarihli duruşmada zararının giderildiğine beyanda bulunduğu ve mahkeme tarafından sanık hakkında TCK.’nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında da TCK'nın 168/2. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, kısa kararda 5237 sayılı TCK’nın 116/4, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesine rağmen, gerekçeli kararda sanık hakkında 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasından 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması, 3. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken, gerekçeli karar başlığında ve hükmün gerekçesinde suç adının “iş yeri dokunulmazlığının ihlâli” yerine “konut dokunulmazlığının ihlâli” olarak yanlış belirtilmesi, 4. Kabule göre de; a. İddianamenin sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin yer almadığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden TCK'nın 119/1-c. maddesi uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, b. Bozma öncesi yapılan yargılamada, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, suça sürüklenen çocuğun neticeten 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulacak hükümde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.