T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1393 KARAR NO : 2026/580 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20.01.2021 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1393 KARAR NO : 2026/580 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20.01.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/867 E., 2021/48 K. DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 12.03.2026 YAZIM TARİHİ : 12.03.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı ile müvekkili arasında 25.11.2014 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı tarafından sistem kurulduğunu ve kısa bir süre çalıştığını daha sonra çalışmadığını, sistemin çalışmadığının davalıya defalarca bildirildiğini ancak sistem çalışır hale getirilmediğinden müvekkilinin ... A.Ş. ile anlaştığını, sözleşmeye konu hizmetin davalı tarafça müvekkiline verilmemiş olmasına rağmen davalının müvekkiline karşı Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2016/10199 sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını iddia ederek, icra müdürlüğünce gönderilen ödeme emrine itiraz süresi kaçırıldığından müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkilinin web tabanlı araç takip ve filo yönetimi sistemi yazılımı geliştiren ve imalatını yapan bir firma olduğunu, davacı ile yapılan 15.07.2011 tarihli başvuru ile davacıya ait araçlarda araç takip sistemi kurulumu, montajı vs. hizmetleri konusunda abonelik tesis edildiğini, müvekkilinin edimlerini eksiksiz ve kusursuz yerine getirdiğini, verdiği hizmet karşılığı davacı firmaya faturalar düzenleyerek gönderdiğini, faturalara davacı tarafça yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, dolayısıyla borcun ikrar edildiğini, davacının mesnetsiz iddialarının taraflarınca kabul edilmediğini belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında 15/07/2011 tarihli mobil araç takip abonelik sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafça takip sisteminin kısa bir süre çalıştığı,ayıplı çıktığı, ayıplı çıkması nedeniyle hizmet alınamadığı iddia edilmiş ise de hizmetin ayıplı çıktığının, dava dışı başka bir şirket yada kişiden hizmet alındığı iddiasının ispat edilemediği, davalı ticari defter ve cari hesap kayıtları uyarınca 6.659,92 TL davalı alacağının bulunduğu bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla davacının davasının reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında 25.11.2014 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafından kurulması ve işletilmesi gereken sistemin kısa süre çalıştıktan sonra tamamen çalışmaz hale geldiğini, durumun davalıya defalarca bildirilmesine rağmen sistemin işler hale getirilmediğini, bu nedenle müvekkilinin hizmet alamadığı sözleşme kapsamında borçlu kabul edilmesinin mümkün olmadığını, buna rağmen davalı tarafından Ankara 26. İcra Müdürlüğü’nün 2016/10199 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, oysa sözleşmeye konu hizmetin davalı tarafından yerine getirilmediğini, bu nedenle müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı tarafından sunulan 15.07.2011 tarihli abonelik başvuru formunda hizmet bedelinin araç başına 10 TL olduğu ve abonelik bedeli ödemelerinin 24 ay sonra başlayacağının kararlaştırıldığını, ayrıca dosyaya sunulan faturaların geçerli bir alacak belgesi sayılabilmesi için faturaların gönderildiğinin ve tebliğinin ispatlanması gerektiğini, ancak dosyada faturaların teslim edildiğini gösterir geçerli bir belge bulunmadığını, bilirkişi incelemesinde de fatura listelerindeki belge numaralarının uyumsuz olduğu ve faturaların bu nedenle değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiğini, dosyadaki deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının sabit olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında alınmadığı iddia edilen hizmet nedeniyle icra takibine konu faturadan kaynaklı borcun bulunmadığının tespiti taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 12.03.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...